Seyir Defteri - 10 Kasım 2008 (Atatürk'e açık mektup...)

 

 

        

     Cumhuriyetimizin kurucusu ve

     ilk cumhurbaşkanı,

     Sayın Mustafa Kemal Atatürk’e

     açık mektup…   

 

Bugün 10 Kasım…

 

 

Benim çocukluğumun 10 Kasım’larında sizin için ağlama törenleri yapardık ve gözümüz kuru ise törenlerde şiir bile okuyamazdık…

İsminiz her geçtiğinde, yetişkinler arasından ayağa kalkıp önünü ilikleyenler olurdu…

Hatta her kim ne yaptırmak isterse “sizin emriniz” olduğunu söyler ve böylece uydurma sözleri bile kanun gibi kabul görürdü…

 

7 ve 8’inci yaşlarımda bütün inkılâp tarihini “güzel yazı defteri”ne yazmıştık. Yakın zamana kadar saklıyordum da hatıra olarak, taşınırken kaybolmasına üzüldüm… Bütün hayatınızı ezbere biliyorduk yani, hepimiz…

O kadar çok şey değişti ki;

Cumhuriyetimizin seksen beşinci yılında; Makbule’den başka kardeşlerinizin olup olmadığının konuşulması, hatta dedelerinizin isminin merak edilmesi bile yasak değil…

..ben şaşkınım artık…

 

Biliyoruz ki; üzerinde yaşadığımız, uğruna kan döküp can vermekten çekinmediğimiz bu vatan bizimdir… Vatanımız üzerinde kurulmuş bu devlet bizimdir ve bu devletin banisi sizsiniz, yani Mustafa Kemal Atatürk’tür…

Bu gerçeği kabul edip etmemek ve beğenip beğenmemek farklı şeylerdir ve işte ayırıcı, ince çizgi tam da bu aradan geçer!

 

1938 ile 2008 arasında uzayan yolun ikinci yarısını iyi biliyorum; çok şeyler değişti:

Artık karalar giyinmiyoruz, derslerimizi işliyoruz ve yas günü tutmuyoruz 10 Kasım’larda…

Fakat değişmeyen şeyler var hala; onu da işte şimdi size şikâyet ediyorum:

Bizlere göstermek için yaşadığınız ve bir ulusa sunduğunuz örnek hayatınızın filmi çekildi… Sizi anlatan bu film hakkında, 29 Ekim’den 10 Kasım’a kadar 10 bin kadar yazı yazıldı… 10 günde yazılan bu 10 bin yazıyı yazanlar kimdi, biliyor musunuz?

Filmi izlemeyenler!

Sizi anlatan filmi izlemeyenler, sizi anlatan film hakkında, 10 günde 10 bin yazı yazdılar. Bu sizce de tuhaf değil mi?..

 

Size sorum da buydu zaten:

Acaba siz… bizlerden… bunu mu bekliyordunuz gerçekten?..

Acaba siz, her hatıranızın; bizlere sunulmadan önce, bir malûm grubun süzgecinden geçtiğini, filtrelendiğini, sansürlendiğini, değiştirildiğini bilseydiniz acaba ne yapardınız?..

Siz acaba gerçekten bu derece korunmaya, gizlenmeye muhtaç bir hayat mı yaşadınız?..

Yani Cumhuriyetimizin seksen beşinci yılına kadar çook şeyler değişti, ama bazılarının kafalarında değişen bir şey olmadı…

 

Sizi sevdiğini söyleyenleri şikayetim, yine sizedir!

 

 

 


HEADER

ufuk berk30-11-2012 11:00#5
Bence çok güzel olmuş. Yapanlara tesekkür ederizz !!!!

UFUK BERK
Alıntı
Guest16-11-2008 14:47#4
Bu yazıyı babam çok beğenmiş, bana tavsiye etti gazete elindeyken:
"Kızım dedi, şurda bir köşe yazısı okudum, Muammer Erkul diye bir çocuk var ya o yazmış, ne kadar da güzel yazmış, herkes konuşup duruyor kendi arasında, fakat bu çocuk direkt Mustafa Kemal'i muhatap almış, onunla ilgili olanları sadece ona anlatmış. Ne de güzel düşünmüş..." Babamın söylediği çok doğruydu, herkes konuşuyor yorumluyor kendince fakat, gerçek muatabı yok söylenenlerin...
Birkaç kez denememe rağmen her defasında bilet bulamadığım için henüz seyredemediğim Mustafa filmi için yorum yapmamaya karar verdim ben de bunun üzerine, ne filme gitmeden önce, ne de filmi seyrettikten sonra...

GÜLSÜM
Alıntı
Guest12-11-2008 14:53#3
Muammer ağabeyciğim; yazdıklarınıza aynen katıldığımı söylemek istiyorum. Beni ta ilkokuldan bugünlere, düşüncelere salıverdiniz... Tebrik ve teşekkürlerimi bildiriyorum...
Ayrıca Sultan Yürük Hanım'ın yazdığı yorumu da büyük bir beğeniyle okudum...
Sanki büyük bir filmin kısa bir fragmanını sığdırıvermiş yazıya... Koca bir tarihi nasılda ustalıkla sığdırıvermiş dizelere...
Kutlarım Sultan Yürük hnm. ablacığım... Yüreğinize zeval gelmez inşaallah.
Allah anlamayanlara anlayış idraki versin diyorum... Doğruyu görmeyi nasip etsin diyorum... Yalnız; yıllarca Atatürk`ün rozetini göğsüne, resmini arkasına ve de heykelini bahçesine dikerek rant çıkaranlardan şikayetim var... "Atatürkçü düşünce dernekleri" kurarak vatan satan hainlerden sorulacak elbette de hesabımız... Ve Atatürk`ü sadece bir partiye mâl edenlerden de... O`na söven kendisine, O`na hakaret eden de kendisine ediyor... Karşı olanların ise yine ancak vatan hainlerinin olduğunu düşünüyorum... Bunun için Atamızdan özür diliyorum...
Biraz el-insâf...
O`nun ne olduğunu bütün dünya bilirken bizler hâlâ uyutuluyoruz... O'nun bu ülke için yaptıklarını daha yapan olmadı, olamaz da...
Selam ve dualarımla...

KADİR ÇETİN
Alıntı
Guest10-11-2008 14:03#2
Yüreğinize ve kaleminize sağlık sayın Sultan YÜRÜK. Harika bir yazı. Size yürekten teşekkürlerimi ve saygılarımı sunuyorum.

AKIN
Alıntı
Sultan Yürük10-11-2008 11:20#1
Kendi soyunuzun da devamı olan bir köye geliyorsunuz...

Eskiden muhteşem olduğunu bildiğiniz bu köy şu anda karmaşa içinde.
Her bir diyardan çeteler, eşkiyalar basmış, milletin de bir kısmını kendilerine
yardımcı bile yapabiliyorlar, bu güzelim mevkiye sahip olabilmek için.
Siz yanınıza çekebildiğiniz kadar ahâli çekip bu köyü işgalden kurtarmaya ve asıl sahiplerine yurt yapmak için çaba veriyorsunuz.
...
Erkekler asker olur da kadınlar durur mu?
Kağnısını koşup sizlere mermi taşımaya çalışıyorlar.
Yağmurda ıslanmasın mermiler diye çocuklarının örtüsünü çıkarıp mermilere sarıyorlar.
Öküz hastalanıp ölüyor yolda ve kadın kendisini koşuyor kağnısına.
Böyle bir zorlu mücadeleyle köyü yabancılardan kurtarmayı başarıyorsunuz.
...
Şimdi sıra bu köyü imara geliyor.
İlk önce bazı yeni ilkeler koyuyorsunuz önlerine.
Sonra;
Evleri bir bir temizleyip badana boya yapıyorsunuz.
Tertemiz otursun milletim diye...
Ve kendilerini doyurabilecekle ri yiyecekler hazırlıyor, istifliyorsunuz kilerlerine.
Ve ölüyorsunuz...
...
Şimdi bu temizlenmiş evlerde oturanlardan, pişirdiğiniz yiyecekleri yiyenlerin içinden
İleri geri konuşanlar oluyor...
Hatta öyle ki, sizden nefret ettiğini bile söyleyerek faydalanıyor ilkelerinizden.
Sizden nefret ettiğini söylerek, yalıyor parmaklarını, sofralarına temin ettiğiniz leziz
yiyeceklerinden.
İşte insanoğlundan bir manzara...
...
Yazacaklarım bitmedi aslında ATAM.
Sığdırmaya çalıştım kısaca.
Söylenecek çok söz var daha çook...
...
İşte kısacası bu durumdayız ATAM.
...
Üzerimizde çok emeğiniz, hakkınız var.
Sizinle bile emek sarfedenlerin de hakları var üzerimizde.
Onca zor şartlarda, onca çabayla bizleri düşman devletlerin eline bırakmadığınız için,
teşekkür ediyorum size.
Yurdumuzun ebediyete kadar muhavazasını ve kadrinizi bilecek, ardınızdan dualar
edecek nesiller diliyorum Rabbimden.
Ruhlarınız şad olsun, mekânlarınız cennet olsun inşallah.
Saygımla ve dualarımla ATAM!..

SULTAN YÜRÜK
Alıntı

Yorum ekle

Yorumlarla ilgili bilgilendirmeyi göster


Güvenlik kodu


Yenile