Seyir Defteri - 25 Ekim 2009 (Kanarya gribi!..)

 

 

Geri çekilen Saatlerin Sırrını Konuşmak!

 

 

 

Sözü uzatırsam, çok sevgili bazı dostlarım alınır.
Kimseyi gocundumak değil niyetim; çünkü ben onları sevmeye devam edeceğim, onlar da beni sevmeye devam edecek...

 

 

Bak şimdi nasıl da konu konuyu açıyor:
Fenerbahçe de Galatasaray'ı sevmeye devam edecek, Galatasaray da Fenerbahçe tarafından sevilmeye devam edecek...
Nasıl bir mutluluk tablosu bu...
İnsanın içi içine sığmıyor.

 

 

Fenerbahçe taraftara olmak hiç kimse için "suç" kabul edilmez, öyle değil mi?
Övünmek gibi olmazsa, Fenerbahçeliyim...
Bu yakadan bakıyorum haliyle skorlara ve şunu görüyorum:
Kadıköy'de (konu Galatasaray olunca fazla sayılmaz ama) goller var, sadece 3 tane.
Tarih şöyle yazacak: "Belli ki o gün takım formunda değilmiş!.."

 

 

Aslında takım formundaydı, enerji doluydu, koşuyorlardı.
İyi gitmeyen gol atabilme işi. Yani bu maçta bu sayıda kalmayı becermek de kabiliyet ister(!). Sadece 3 gol...
Kazım 6 tane kaçırdı, Lugano 2 tane kaçırdı, Guiza 2 tane atamadı ve diğerleri.
Volkan'a ise top üç kere geldi. Birinde sağına doğru atlayıp topu çıkardı... Birinde, topla buluşma hasretiyle yanarak, boşluğa doğru giden topa uçtuu uçtu, onu yakaladı, şöyle havada bir eğrildi bir büküldü, yere yöneldi, topu piste dokundurup sonra kendi de yere indi...
Anlaşıldı ki kale arkası kameramanıyla anlaşmışlar, şöyle: "Jenariklik bir görüntü çıkarırsak Boğazda akşam yemeği!.."
Topun kaleye üçüncü gelişindeyse; Volkan sırtüstü yatmıştı, çünkü saat geç olmuştu, sütünü içmiş miydi bilmiyorum aama gelen top selam verdi, içeri girdi!..

 

 

Şimdi de "saat" deyince konu açıldı. Dolayısıyla "Geri çekilen Saatlerin sırrı" da açığa çıksın bu arada.
Bildiğiniz gibi, maç 20.30'a doğru başladı.
22.00 sularında bitti...
Stad 23.00'e doğru boşaldı...
Kadıköy gene eğlenceye boğuldu, marşlar, şarkılar filan ve saat 24 oldu.
Fakat gece ve eğlence bitmiyordu.
Sonunda şunu anladık:
İnsanlar bir saat fazladan eğlenebilsinler diye İKİ RUTİNİ üst üste getirmişler... (Biliyorsunuz, rutin; hep olan şey, alışkanlık haline gelen iş, demektir.)
BİRİNCİ RUTİN:
Her sene bir defa saatler geri alınır...
İKİNCİ RUTİN:
Galatasaray her sene Kadıköy'de mahvolur!

 

 

Bak şimdi, şu Galatasarayı'ın mağlubiyetine hiç girmeyecektim ama konu açıldı.
Madem konu açıldı, siz devamını getirin...

...
Ben ise bu yazının ikinci bölümünü yazmadan önce biraz mola vereyim...
:)))

 

..............

 

 

Kanarya gribi (!)

 


 

Çin gribi, Rus gribi, Tayvan gribi, Hong Kong gribi dediler... Sonra kuş gribi, domuz gribi dediler ama bunların hepsi hikâye...
En öldürücüsü KANARYA GRİBİ; her sene nicelerini gömüyor toprağa!..
.....
(Şimdi ben bunları yazarken, TRT-3'te birileri toplanmışlar ve; Galatasaray'ın Fenerbahçe'yi yenebilme ihtimalini tartışıyorlar!.. 10 Numara proğramı)

 

 

 

Anadolu yakasında, dün gece hesap yapıyorlardı. Bilmece soruyorlardı biri birlerine. Şöyle:
...
İçinde bulunduğumuz günde...
İçinde bulunduğumuz haftada...
İçinde bulunduğumuz ayda...
İçinde bulunduğumuz yılda...
İçinde bulunduğumuz asırda...
İçinde bulunduğumuz milenyumda;
..Kadıköy'de hep ve sürekli ve daima yenilen futbol takımı hangisidir?

 

 

Ben ise şunu, tam tersini merak etmeye başladım:
Fenerbahçe 1 değil, iki, üç-beş değil, tam 10'uncu defa gene kazandı...
Merak ettiğim şu: Galatasaray, ilk Kadıköy zafer gecesini nasıl yaşayacak acaba?..

.....
Bu burada konuya noktayı koyuyorum.
Herkes KENDİ MAÇINA baksın artık!

Gülümsemeleriniz eksik olmasın.

:)

 

 

 

 

 

 




.....

HEADER

Guest02-11-2009 12:23#4
:D
O kuş kiii; koooskoca aslanları devirdiiiii...

( Bakmayın taraftar alıştı galibiyetlere ondan çekirdek çitlemekle yetiniyor:) )

Elif Sabah
Alıntı
Guest26-10-2009 11:59#3
Geçen gün kardeşimle bir espri geçmişti aramızda, onu da paylaşmadan geçemeyeceğim.. . (E.Sabah'ın affına sığınarak :-)
Takımların taraftarlarını konuşurken, kardeşim: "Fenerbahçe'nin taraftarı çekirdek çitler çoğunlukla..." dedi.
Ben de: "Kanaryanın işi ne, tohum çitler boyuna; kuş değil mi işte?" demiştim.
Galatasaray taraftarına da birşeyler demiştik ama onları demeyeyim artık, zaten çok örselendiler...
:-))

KARANFİL
Alıntı
Muammer Erkul26-10-2009 11:45#2
O bahsi geçen "küçücük aslancık" bir daha uğramasın kanarya meskenine:-) Hep zararlı çıkıyor, anlayamadı mı hala?

E. SABAH
Alıntı
Muammer Erkul26-10-2009 10:57#1
Komşumuzun bir-iki yaşlarında bir kızı vardı. "BİİR KÜÜ ÇÜÜÜ CÜK aaslancik VAAR MIIIŞ !.." dedi mi şarkı, gözleri kızarır, dudağı kıvrılmaya başlardı...
"Kırlarda ko ko koşaar oynarmııış... Annesii ooonu çok severmiiiş,
Babası ooonu çoook severmiiiş.
Sen beenim ca ca caanımsın dermiiiş..."

..deyince, bizimki; "VVAAAAA!" der, hıçkıra hıçkıra ağlardı! Çok da duygusal bir şarkı değil ama o çok duygulanırdı nedense...

Anasayfadaki "Şu Anda" bölümünde ilk mısrasını görünce aklıma o geldi :-)

KARANFİL
Alıntı

Yorum ekle

Yorumlarla ilgili bilgilendirmeyi göster


Güvenlik kodu


Yenile