Seyir Defteri - Çocuklar yükten kurtuluyor...




Müjde!..

Yıllardır yazıyor, söylüyorduk...
Nihayet ortak arzumuz gerçek ouyor:


...............
Bu konu hakkında, köşemizde bir kaç defa yazı yazmıştım. Kopyalarını ulaştırdığı M.E.Bakanlığıyla bu konu hakkında yazışan ve bunları bize ulaştıran okuyucularımız oldu...
Gerçekten de çok önemliydi konu.

11 Ekim 2009 tarihli Türkiye Gazetesi'nde yayınlanan yazımız şu idi:

...............
 

Zavallı hamalcıklar!

[11 Ekim 2009 Pazar, Türkiye Gazetesi Stop köşesi]

 



Körpecik kasları ezildikçe gururlanıyoruz çocuklarımızla.
Ve (ömür boyu sıkıntı sebebidir) omurga yapıları bozuldukça, kemikleri yamuk şekillendikçe; her biri her gün eve biraz daha yorgun döndükçe!

Yıllardır soruyorum:
Bu zulmü başka kim reva görür yavrularına?
Köylüler sıpalara bile yük vurmaz ki ezilmesinler; eşek yavruları analarının yanında sırtları boş yürürler!

Çocuklara hiç iş yaptırmayın, demiyorum; “Kendi ağırlıklarının yarısı kadar yükü sırtlarına asıp, haftanın her günü taşıttırmayın“ diyorum.
Yazıktır yahu; bunlar da insan evladı! Günahtır yahu; bu eziyetin hesabı var!



Omzumdaki (iki kiloluk) çantamı yoklayan doktorum; “seni mahveden bu“ diyorken; sizler çocuğunuzun çantasını yokluyor musunuz?
Onu önce uyandığında, sonra da kapıdan çıkarken tartın.
Sonra da düşünün, hangi program verdiğim şu haberden önemli:
Senin çocuğunun bedeni her gün birkaç milim eğriliyor, arızalı şekilleniyor!

Boykot ve oturum izleyip oturan ana/babalardan yok mu uçuk/kaçık birileri; bütün velileri toplayıp ders kitaplarını dört eşit fasiküle bölsünler:
Çocuklar da 2010 Mayısında okuyacağı kitapları sırtında taşıyıp durmasın ve bu hafta işi bitmiş (Ekim 2009) yaprakları yaza kadar okula götürüp getirmesin!



Allah rızası için, acıyın artık şu çocuklara!
Her ders için ince gazete kâğıdına iki üç fasikül basılabilir. Yeni bölümleri, konular işlendikçe öğretmenler dağıtır. Böylece çocuklar, sadece birkaç dergi ve tek defterle okula gidip gelir!

Şu masa/bilgisayar çağında, insanlarımız boşuna ortopedist/fizyoterapist peşinde koşmuyor.
Fakat çocuklarımız boşu boşuna eve mutsuz dönüp, ağrıdan ağlıyor!


Stop
Muammer Erkul
11 Ekim 2009 Pazar



İLAVE:                                                                                        

BİZE ULAŞAN
YAZILI VE SÖZLÜ YORUMLAR İÇİN
CEVAPTIR:


Evet. Elbette herkes tek başına bir şey yapamaz.
Ama tek başına neler yapılacağını da bilmek lazım!
Nedir o? Şudur:
BU FİKRE TARAF İSEN TARAFTARLARI BUL!..

Bilmem hangi markayı giymek, bilmem hangi şarkıyı dinlemek, bilmem hangi ürünü kullanmamak için uğraştığın kadar; çocuğunun, kardeşinin, yeğeninin, komşunun, neticede bu ülkenin çocuklarının sağlığı için; tanıdığın bütün insanlara okut bu yazıyı, tanımadıklarına da okutturmaya çalış!.. Kopyala şu (yukarıdakinin aynı) adresi ve gönder herkese!..

http://www.muammererkul.com/index.php?option=com_content&task=view&id=2183&Itemid=48

Yetti mi? Yetmedi...
Gönderdiklerinin de herkese göndermesini sağla!
İstersen elbettte başarırsın!

Şu zavallı çocuklara bakıp, acıyıp geçmek mümkündü. Nasıl geçersin? Kaç senedir yazıyorum. Gene yazacağım seneye, sonraki sene yeniden... En azından şimdiki çocuklar büyüyecekler ve kendileri kanun/kural koyucu olacaklar, kendi evlatlarına hamallık yaptırmayacaklar.
Biz bugün söyleyeceğiz, ne zaman olacak bilmiyoruz, belki bu sene belki on sene sonra!
Çabamız en fazla çocuğun kasını, kemiğini, sağlam kurtarmak!

Fakat böyle (veya bir başka) önemli konuyu okuyup (vah, vah, çok yazık) demek yeterli değil!
Artık bunu da bilmek lazım!
Benim yazarım yazmış ya, herkes yapsın!
Yok öyle, kendini avutmaya çalışmak zamanı değil!
Bunu okuyorsan internetin var!
Yani benim ulaştığım insan kadar insana sen de ulaşabilirsin!

Benim bir kârım ve beklentim yok bu işten; ama bir ihtiyar kaplumbağa gibi ve bir o kadar yorgun, boynu uzamış, kemikleri birbirine geçmiş, kasları sızım sızım sızlayan yavruların haline bakıp bunları söylememek mümkün mü?

İşte gene duyuyorum, aynı sesler geliyor kulağıma:
"Aaıhh...
İyi güzel diyorsun da, kim yapacak bu kadar işi?..
Çok zor...
Boşuna uğraşmak olur!.."


Cevabı şu:
Sen yapacaksın, sen yapmazsan kim yapacak ki!..
Şöyle düzeltelim. Okumamız gereken cümle şu:
Ben yapmazsam kim yapacak ki?..


Dilerim boşuna yazmış değilim/olmam bu satırları?
Dilerim her okuyan BİR KİŞİYE DAHA okutur bu çağrıyı...

Her gün okul yolunda boynu incelmiş küçük hamalcıklar beni bekliyor...
Her gün okul yolunda boynu incelmiş küçük hamalcıklar seni bekliyor...
Her gün okul yolunda boynu incelmiş küçük hamalcıklar bizi bekliyor...

Peki biz nerdeyiz, ne yapıyoruz bu konu hakkında?

Hadi bir şey yapalım!
Ve bunu ŞİMDİ yapalım!..
Şu çocuklar SAKAT KALMADAN!..

M. E.

Yukarıda sözü geçen yazımızın ve kampanya çağrısının sitemizdeki linki:
http://www.muammererkul.com/stop-ki-mainmenu-2/2009-mainmenu-48/2183-zavall-hamalcklar-11-ekim-2009-pazar.html



VE, NİHAYET:                                       

Türkiye Gazetesi'nde 21 Ağustos 2011 günü yayınanan haber:

 

Müjde! Çantalar hafifliyor

21 Ağustos 2011 Pazar


Milli Eğitim Bakanlığı, hem ders kitaplarını birleştirdi, hem de kitapları konularına göre ikiye bölerek ayrı kitaplar oluşturdu. Böylece öğrencilerin çanta yükü azaltıldı.



Müjde! Çantalar hafifliyor
> Öğrenciler okuyacakları konuları içeren kitabın hepsini okula götürmek yerine bölünmüş ve hafiflemiş kitabı götürecekler.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), ilköğretim 1-5. sınıf öğrencilerinin çantalarının ağırlığını hafifletmek amacıyla 2011-2012 eğitim-öğretim yılında yeni bir proje uygulamaya koyuyor. MEB Talim ve Terbiye Kurulu Başkan Vekili Merdan Tufan, öğrencilerin çanta yükünü hafifletmek amacıyla uygulamaya konulan projeye ilişkin açıklama yaptı. Ders programlarının yenilenmesi çerçevesinde kitapların artık “ders kitabı”, “öğrenci çalışma kitabı” ve “öğretmen kılavuz kitabı” olarak üçlü set halinde hazırlanmaya başladığını anlatan Tufan, öğrencilerin her bir ders için bir ders kitabı, bir de çalışma kitabı bulunduğunu ifade etti. Öğrencilerin, o gün hangi dersler varsa o derslerin ders kitabı ile çalışma kitabını okula getirmek zorunda kaldığını belirten Tufan, “Bunu ortadan kaldırmak için, öğrencilerin yükünü hafifletme çalışması yaptık. Ders kitabı ile çalışma kitabını birleştirdik ama birleştirdiğimiz kitabı da ikiye böldük. Yani bir dersin hem ders kitabı hem çalışma kitabı birleştirildi ve birleştirilen bu kitap eğitim öğretim yılı boyunca işlenecek konulara ve sayfa sayısına göre ortadan ikiye bölündü. İki ayrı kitap oluşturuldu. Böylece öğrenciler bütün yıl boyunca okuyacakları konuları içeren kitabın hepsini okula götürmek yerine bölünmüş ve dolayısıyla incelmiş, ağırlık olarak hafiflemiş kitabı götürecekler. Öğrenci örneğin okula 8 kitap götürmek yerine 4 kitap götürecek. Bu projeyle öğrencilerin yükü yarı yarıya hafifliyor” dedi.

Türkiye Gazetesi'nin linki:
http://www.turkiyegazetesi.com.tr/haberdetay.aspx?haberid=503310




Milli Eğitim Bakanlığımızı ve hükümetimizi bu kararından dolayı tebrik ediyor...
Bütün ana babalar, çocuklar ve bu ülke insanlarının sağlıklı geleceği adına teşekkür ediyoruz.
M.E.

 

 


Yorum ekle

Yorumlarla ilgili bilgilendirmeyi göster


Güvenlik kodu


Yenile