Seyir Defteri - (26 Ekim konfetileri - 2011)


Sevgili olanlar...
Karşılıksız, çıkarsız, duru ve berrak sevmeyi bilenler...
Ve bu şemsiye altında buluşmuş topluluğu "Sevgi Ailesi" bilenler...
Bugün, doğum günüm benim...



Ya bugün doğmamış olsaydım;
..kim bilir, belki ben de "İstanbul" olmayacaktım ve "saçlarım ekimin yirmialtısındaki çınar yaprakları tonunda" diyen yazı da olmayacaktı.

Belki de;
Sen İstanbul olmayacaktın!
Ben İstanbul olmayacaktım!



Bugün benim doğum günüm...
Ve, iyi ki doğmuşum.
Ya doğmasaydım, sizleri tanıyamayacaktım!..

Şükürler olsun sizleri bana tanıtana.

M:)



   

Yukarıdaki bu satırları önce, gece yarısı "Bugün Doğanlar" kısmına yazdım.
Onları yazarken, 23.30'dan itiraberen bir kaç posta ve mesaj geldi.
Bir kısmını ekledim, sabah oldu.

Erken saatte bu isim geldi; "26 Ekim konfetileri - 2011" diye.

Ve gerçekten de çok ilginçtir, tam bu başlağı bu şekilde yenilerken, yazacakken...
Hem de henüz perdemin açılmamış olduğu saatinde sabahın;
..camda "pat" diye bir ses duydum...
Kuş geldi!..

Hepsini bulacaksınız aşağıda alt alta, hatta bir kısmının fotoğraflarını da...
Ve diğer, yani sizden gelen/gelecek satırları da bir araya toplamış olacağız böylece.
Ama şimdi, bu saatte değil...
Gün içinde...

   


Aşağıdaki DOĞUMGÜNÜ HEDİYESİ 25 Ekimin son dakikalarında geldi.
Çok teşekkür ediyorum ve çok şaşırıyorum; ne kadar iyi niyetli (ve hani derler ya "hüsn-ü zan sahibi" okuyucularımız var, değil mi?
Fakat ismini yazmamı istemiyor sevgili Z...
İki de fotoğraf koymuş yazısının içine, ama ancak jpeg olarak tekrar gönderirse eklenebilecek...

.....


DOĞUM GÜNÜ HEDİYESİ

 

          Bir kısım yazarlar ne yapar; okur, yazar yazar yazar… Kitap imzalar, röportajlar verir, cici bici giysileriyle…

          Başka biri ne yapar? 

        Hayatına “okuyucu” denen kişileri dahil edip, onların etrafında devinip durur. Okuyucu dedim; ama ona sorsak kim bilir ne isimler vermiştir okuyucularına! Etrafında devinip durduğu şeyler bazen tek bir insan, bazen küçük bir fidan, bazen de bir ordu olur!  

        O, başka biri dediğimiz kişi; her bir okuyucusuna paylaştıracak kadar parçalara ayırır kendini... Fikrini, yüreğini, zamanını, yaşamını; hatta mümkün olsa ekmeğini paylaşır! Hem de nasıl paylaşmak! Neredeyse, sadece kendisinin verdiği paylaşmak…

        Muammer Erkul diyorlar böylesine!

        Madem ki Muammer Erkul diyorlar, başka bir şey demelerine gerek yok…

      Yazdıklarıyla, söyledikleriyle ve yaptıklarıyla; coşturmadığı, mutlu etmediği, şımartmadığı biri var mı buralarda?! Yeri geliyor, anneler/babalar körpecik yavrularına katlanamayıp hırpalıyorlar ulu orta.  Zaman zaman, onun; fikrini yoranlar,  kalbini daraltanlar oluyoruz. Kaçımızı azarlayıp hırpaladı? Hangimizin kalbine çizik attı? Basit, önemsiz de olsa; ilgilenmediği bir problemimiz, katlanmadığı bir kaprisimiz oldu mu? Bir tebessüm koparabilmek için bizden, girdiği çabaların tarifini kim yapabilir?


       O, kıyamaz okuyucusuna!..
      Hiç bir şeye kıyamaz, ooo! Kim olduğunun, ne olduğunun önemi yok ki!.. Marketin çırağı, yalının güzel kızı, yüzünü görmediği-sesini duymadığı okuyucuları, sokak kedisi, dağ, taş, yaprak, çiçek, toprak… Hepsi kıymetli onun için! 
       O, sadece; sever sever sever… Tipik Muammer Erkul davranışı!

       Şöyle anlatır sevgisini, idrakimize saplarcasına;
       “Ben seviyorum;  sen bahanemsin!”
       “Seni ve seni ve seni ve seni de, hakikaten hepinizi seviyorum, kendi sevme şeklimle...”

       Diğer taraftan; bir kere dokunan, neden bir daha el çekemiyor ondan?! Neden yüz çeviremiyor yüzünden?

      Öncelikle; inancıyla, vicdanıyla, önyargısız halleriyle gün gibi, ortaya seriyor kendini.  Apaçık bir niyetle; seviyorsa sevgisini, yeriyorsa yergisini, kızıyorsa kızgınlığını, aşıksa aşkını… ifade ediyor.  Cinsiyeti ortadan kaldırarak; insanlara anne/baba, ağabey, kardeş, arkadaş, dost… oluyor. İlaç oluyor yaralara! Hayatın giriftliği içinden güzellikleri süzmeye çalışıyor.  Her gözün göremediğini görüp, her kalbin anlayamadığını hissedip dile getiriyor. Paylaşıyor cümle alemle, içindeki cevheri!
Ve daha niceleri…

       Hayatın içinde, bir çizgisi/ideali/gayreti olan; bunun için, sayısız bedel ödeyen biri, Muammer Erkul…
       Nasıl kopabilir insan böyle birinden!

Mümkün mü, birisi; “…bir sokakta ya ben olmamalıydım veya paylaşılmamış acılarını içinde gezdiren bir insan!..”  demiş olsun da bu, Muammer Erkul olmasın!

Muammer Erkul; “Sultan olsam insanların gönlüne kurardım sarayımı!..” deyebilendir! Ve, bunu yapabilendir!..

      Bakın ne diyor; BİRİCİĞİMİZ !
      “Bugün “sevdiğin insanların” isimlerini getir hatırına; aralarında ismim olsun!..

      …

      Yahut
      Sevenlerini hatırla, yani seni sevenleri;
      Ki adım, var elbette onların arasında!..”

Her şey için teşekkür ederiz! Biz de seni sevebilmişsek, senin gibi olmasa da “kendi sevme şeklimizle”, ne mutlu bize!

Dilerim Rabbim’den:
       Her daim;
    …yanıbaşında ve başucunda ve nerede istersen orada,
    …mevcut olsun, her ne ise seni çoook mutlu eden şey!..
                                                                                                         (Amin)

                                                  
                 DOĞUM GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN,
                                   SONSUZA DEK !..

 



   


(Bu aşağıdaki satırları ise Hicran, kısa mesajla Ayşe'ye yazdırmış, o da mail olarak göndermiş...)


FEVKALADE BİR GÜN O GÜN


Güneş aynı yerinden mi doğmuş, yoksa başka yerden mi bilmem.

Ama havada bir fevkaladelik varmış...
Güneşin sarısı değişikmiş değişik olmasına da zaten, havanın ısısı, nemi, kokusu da değişikmiş sanki...
Sanki, büyük boy demliğin içindeki tavşan kanı çaya karanfil karışmış gibi, ya da aşureye tarçın, yahut güllaca gülsuyu...
 
Yahut sanki; yaprakların arasına saklanmış akşamı gözleyen... Ve akşamla birlikte, saklandığı yerden ennnfes kokusunu gizli gizli yaymaya başlayan yeni açmış bir mum çiçeği gibi...
 
Her neyse işte, karışık bişeylere, hoş kokulu bişey karışmış...
..gibiymiş o gün hava... Mevsim musait olmadığından öyle her yerde pıtır pıtır çiçekler falan açmamış. Hoş, açsalarmış da çıktıkları deliğe geri kaçarlarmış, yeterince güzel olmadıklarının elemiyle!
Sümbülle fesleğen kafasına torba geçirmiş 'aman kokumuz çıkmasın' diye, utançlarından!
 
O gün bülbüller apar topar gagalarına paket lastiği takmış, ne olur ne olmaz, yanılıp da öteriz belki diye! (Sesini duyunca seslerinden utandılar zahir...)
Kargalar zaten hepten lal olmuşlar, ya da insaf edip gagalarını tutmuşlar...
Erzel-i ömürlerinde mecalleri tükenip tutundukları daldan düşerek yerlerde kerkepaze sürüklenen kuru yapraklar kaçacak delik aramışlar, bu yepppyeni yemmmyeşil doğumun yanıbaşında işimiz ne, diye...
 
Yaz mevsimi bittiğinden utanmış, yeni baştan başlamaya yeltenmiş de, Sonbahar diklenmiş; "Hooupp! Ağır ol bakiim; o benim güzelim!.." diye... Hatta, rivayet edilir ki, Yaz mevsiminin öyle asil duruşunun sebebi ise İlkbahar'ın onu dürtmesiymiş; "Çekil şöyle aradan da yeniden geleyim. Geleyim ki kucağıma doğsun o yepyeni hayat. Zira yemyeşil başlangıçlar en çok benim bağrıma yakışır takdir edersiniz ki..." demiş imiş. Fakat Sonbahar kimsenin gözünün yaşına bakmamış, onurlu duruşunu sürdürmüş ve; "Beni seçen başımın tacıdır, otağımın sultanı. Başımın tacı, otağımın sultanına ilişecek cengaver önce beni saf dışı bırakmalı!" deyu gürleyip, bin yıldır kınında duran kılıcını çekmiş. Bu sırada köşesinde sessizce olanları izleyen Kış araya girmiş neyseki. Buzlu sesi yükselen harareti durdurmuş: "Kan dökmeye hacet yok asla! Herkes bahtına düşene razı olsun. Sizden daha yakın ben varım burda. Karlarımı, fırtınalarımı erken gönderir, ani bir baskın vererek  ben alırdım alacak olsam onu bağrıma... Ama bu yiğitliğe sığmaz. Herkes bahtına razı olmalı. Varın gidin herkes yerli yerine!.."
Kış'ın bu serin sözleriyle silkelenip kendilerine gelen İlkbahar'la Yaz, üzüle süzüle dönmüşler yerlerine çaresiz...
 
O gün "onun" sesiymiş bülbülleri susturup kargaları insafa getiren...
Onun nefesiymiş havaya böyle fevkaladelik katan...
O gün yeryüzüne açılan onun yüzüymüş, çiçeklerden daha güzel...
Onun kokusuymuş yine, çiçekleri kokularından utandıran...
Ve onun doğumuymuş mevsimleri kapıştıran.
 
..
 
"- O gün ne olmuş ne olmuuş?.."
"- Ne mi olmuuş? Senin de bişiden haberin yok! Tabi ki, 'Muammer Erkul' doğmuş... :)
 
Hicran Seçkin





 

Bugün senin doğum günün.
Doğum günün kutlu olsun.

Doğduğun gün; doğacağım gündür. Doğum günün; benim günümdür.
Bugün, benim doğum günümdür.
Doğum günüm kutlu olsun.

Uzaklardan, öncelerden; doğacağımın müjdesini almaktır, doğum günün...
Uzaklardan, öncelerden; seni sevmeye talip olmaktır...
Uzaklardan, öncelerden; seninle yürümeye söz vermiş olmaktır...

Doğum günün bana kutlu olsun.
Nice baharlara, nice sevinçlere mutluluklara, nice kedilere, dağlara, denizlere, balıklara...
Nice yıllara...

http://constantinapol.blogspot.com/2011/10/nice-yllara.html 

R. Su

   


Varlığınla varlığımıza güç katıyorsun...
İyi ki varsın.
Daha nice yıllara...

Beyaz


    

Benim için dünyanın en güzel ve en temiz KALBİ ve KALEMİ iyi ki doğdun, iyi ki varsın, iyi ki seni tanıyorum, iyi ki sen bu dünyadasın çünkü zaman zaman senin başka bir gezegene ait olduğunu düşünüyorum… İyi ki SENİ sevmemize izin verdin. Ve ben de seni çok ama çok seviyorum nice yıllara...
Sevgili dostum.

İlirya


  


Farkında mısın bilmem; ben her yıl 24.01’de sana doğum günü mesajı atar ilk kutlayan olduğumu düşünürdüm. Ama artık hafta sonları bile oturamıyorum o saate katar. Bu yıl ve gelecek yıllarda beni mazur gör ve bu saatte kabul et tebriğimi emi? ;) İyi ki doğmuşsun ve iyi ki bizimle olmuşsun. Mutlu yıllar dileğimle doğum günün kutlu olsun;)

Nursal Askar


   

 


Zaten heyecanla bekledim gün 26 Ekim’e dönsün diye, sabahı bekleyemedimmJ saat 00.08…
Uyuyorsan da, işin varsa da,,, kusura bakma diyecektim ama bana ne! Diyesim geldi;) sevincimdeeeeeen…
Nice nice nice nice nice yıllara güzel insan... :)
 

 

TEMENNİ’M


Olmadığın dünyada olmamışım şükür ki;
Olmadığın gün dahi olmamaktır temennim.
Senden gayri çeşmeden dolmamışım şükür ki;
Kalan ömrümce dahi dolmamaktır temennim.

Toprağında büyüdüm, suyun ile beslendim,
Geçmişe, geleceğe senin ile seslendim,
Yorulup, hayli zaman bağrında nefeslendim,
Bahçenin gülü olup solmamaktır temennim…

Senin ile başlar yar hakikatte miladım.
Yine senle yol bulur sonsuzluğa, miadım…
Gönlünü kazanmaktır şu dünyada muradım,
Başka yerde teselli bulmamaktır temennim…

Hicran Seçkin

Doğum günün kutlu olsun canım abicim
@)-,---
:)
Nice yıllar yaşa yaşa yaşa, taa ki 100’lü yaşlarını kutlayalım innnşallah J)
Bize dee, şöyle böylee doksanlı yaşlar; yeter…

 

SENİN DOĞUMUN DEMEK

Senin doğduğun günde bir sen doğmadın ki can…
Senin doğumun demek; hayata senin ile
Tutunmuş nicelerin senle doğması demek
Sevgi bağıyla bağlı sımsıcak bir aile
Milyon kalbin tek kalbe girip, sığması demek…

Senin doğumun demek; Nar çiçeği açışı
Geçen zaman içinde olgunlaşan bir meyve
Açılınca kabuğu bin bir tane saçışı
Saçılan tanelerin her birinde bir nüve…

Senin doğumun demek; hakikat ordusunda
Yarınlara süzülen teçhizatlı bin nefer
Sancağı ötelere taşımak arzusunda
Olacaktır her biri Hakk izniyle muzaffer…

Senin doğumun demek; belki eşsiz gülistan
Belki yamaçlar tutmuş gülümseyen papatya
-Dilerim- asırlarca okunacak bir destan
Yahut kıyamete dek çağlayacak bir derya…

Senin doğumun demek; bir insan güzelinin
Kederle; “Doğduğum gün, öldüğüm gün…” demesi…
Bîhaber gönülleri, o güzelin elinin
“Bir alimin ölümü” hüznüyle bezemesi…

Senin doğumun demek; az değil, çok şey demek
“Çok şey” olan bir güne çok değil ki sevinmem…
Bizlerdeki hakkını mümkün değil ödemek
Senin bahçenin gülü olmamadır övünmem…

Senin doğduğun günde bir sen ölmedin ki can…

Hicran Seçkin  


   


Gel gel, çikolatamı paylaşacağım seninleJ
Olmasanne yapardım bilmem ki… Kimle paylaşırdım çikolatamı…
Canımm

A…


     


Canımmm, Kutlu olsunJ
Öpüyorum en kocamanından…

E. Boncuk


    

Nice mutlu senelere tüm sevdiklerinle beraber. Umarım onların içinde ben de varımdır. :)

Yıldız



      


İyi ki varsın…
Doğum günün kutlu olsun.
Allahü teala nice mutlu, huzurlu sağlıklı, bereketli yaşlara erdirsin.
“Sen olmasaydın”lı cümleleri anlamsız kılıyor varlığın.
İyi ki doğdun, iyi ki varsın.
Duamdasın :)

Şahika Ateş

(Ayrıca ekte bir fotoğraf göndermiş Şahika hoca. Dershanedeki akıllı tahtanın görüntüsü bu... Bildiğiniz gibi akıllı tahta denilen; bir bilgisayar monitörüdür aslında ve öğrenciler bu tahtaya bakarak yüklenen programları veya internetten açılan sayfaları görürler.
Bu fotoğrafta, ders konusu olarak işlendiğini gördüğümüz ise “BONSAİLER” isimli 11 Mart 2010 Perşembe günü, Stop köşemizde yayınlanan yazımız…)


  


DOĞUM GÜNÜ KUŞUM :)

Yukarıda kuştan bahsetmiştim ya;
26 Ekim sabahı, saat 07.45...
Bir kaç yere bakmak için siteyi açtım. Henüz pencerenin perdesi bile kapalı.
"Pat" diye bir ses duydum...
Acaba kuş mu, diye düşünüp baktım. A, köşeye büzüşmüş bir cici kuş. Uzandım, kaçmadı. Avuçladım...
Sersemlemiş haldeydi, çünkü şiddetle çarpmıştı cama...



Bu sıra planda arkada başka bir şey farkettim.
Her sabah, karşı tepede bir grup güneş doğmadan geliyorlar ve koca adamlar bir kaç kuş tutmak için kafesler getiriyorlar tuzaklar kuruyorlardı. Yıllardır görüyordum bunları...





Bu kuş, işte onların elinden kuçmak için gelmişti belki de pencereme, kendini çarpmıştı, kendini hediye getirmişti bana:)))
Günün en güzel hediyesiydi!

Kırığı filan var mıydı bilmiyordum...
Parmağımla su içirdim yudum yudum.
Sonra şekerli su ve ekmek kırıntıları koydum yanına ve onu bir çamaşır sepetinin altına kapattım.
Üzerini de yarı örtüp bir kaç saat evde misafir ettim...

İyi haber; sapasağlam uçup gitti.
İkinci iyi haber, HEPİNİZE SELAMLAR VE SEVGİLER gönderdi...


   


Doğum günü çocuğuna, notuyla bir posta göndermiş Tılsım...


Bekliyorum!..

Ve...
Size Dolmabahçe'den biraz ihtişam,
Topkapı Sarayı'ndan biraz hüzün gönderiyorum.
Gezdikçe "beni hatırla" diye...

Emirgan Korusu'ndan bir buket lale,
Yıldız Parkı'ndan bir avuç toprak gönderiyorum size.
Sıkı sıkı tut ve "beni hiç bırakma" diye.

Beşiktaş'tan biraz kalabalık,
İstiklal Caddesi'nden gençlik,
Kuleli'den hakimiyet gönderiyorum size.
"Hiç aklınızdan çıkmayayım" diye.

Eminönü'nden balık ekmek,
Ortaköy'den kumpir,
Kanlıca'dan yoğurt,
Beykoz'dan simit-çay gönderiyorum size.
"Bir nefes kadar yakın" olduğumu hissettirebileyim diye.

Bir kutu dolusu "Istânbul" gönderiyorum size.
Çözün kurdelayı ve kaldır yavaşça kutunun kapağını...

Beni bul İstânbul'un ara sokaklarında...
Belki bir roman mahallesinde,
Kargaşa ve renklerin içinde.
Belki Üsküdar sahilde Topkapı sarayına hakim bir noktada,
Belki Harem'de bir otobüs peşinde,
Belki Beylerbeyi'nde köprü ayağının tam dibinde...

Ama İstânbul'da beni bulun.
Aynı benim "Sizde" İstânbul'u bulduğum gibi,
Benim "Sizde" aşkı tanıdığım gibi,

Sizde yaşadığım gençlik,
Sizde anladığım hoşgörü gibi.

Ben sizinle BEN OLDUM...
Istânbul oldum, Istânbul'u buldum.

O ne hayırlı bir annedir böyle hayırlı bir evlada gebeymiş.
O ne hayırlı bir babadır ki hayırlı evladın tüm başarılarına şahit.

Bir yaş daha tecrübe kazanılmış bugünde
"Doğum günün kutlu olsun Muammer Erkul"


Tılsım Deniz


   


Merhaba Muammer Abi;

Ekimin 26'sı bugün...
Yıllar önce bize Muammer Abimizi getiren gün...

İyi ki doğmussun abi, iyi ki doğmuşsun da biz üşüyen yüreğimizi o güler yüzlü satırlarla ısıtmışız.
İyi ki doğmuşsun biz gerçek sevgi nasıl olur, "Sevgili" nedir, tarifini öğrenmişiz.
İyi ki doğmuşsun da taa işte orada her nerede olursa olsun Muammer Abimizin bizimle olduğunu bilip yalnız kalmamışız.
İyi ki doğmuşsun da biz kendi fırtınalarımızdan kaçarken senin emin limanlarına sığınmışız satırlarımızla.
İyi ki doğmuşsun da annemin "Muammer Oğlu" olmuş.
İyi ki doğmuşsun lakin daha da iyisi, iyi ki sen bizim Muammer AbiMiz olmuşsun da biz yüreğimizi dayayacak koca bir kaya bulmuşuz.

Ömrün güzelliklerle, "güzel" insanlarla, hep hayırlarla geçsin Abicim. :))
Dualarında bizi de unutma!


Her daim takipçin...

Tuba Nur Tamer


   


Bu satırlar da son anda geldi, çok hoşuma gittiği için buraya ekledim..

.....

 

Doğum günü kuşu!

Yavruuum! Ne güzel şey, o öyle!

O kadar evin içinden, M.Erkul’un penceresine git!

Hem de doğum gününde…

:)

Allah (c.c.), kime göndereceğini biliyor…

 

[Parmağımla su içirdim yudum yudum. M.E.]

Off yaa, ne kadar lüks bir şey!

 

Kuş;

..geldi!

Misafiriniz, oldu!

Sunduklarınızla beslendi!

Sevginizle güçlendi!

Sevgisiyle güçlendirdi!

Güne, damgasını vurdu!

Siteye fotoğrafını bıraktı!

Ve;

..gitti !..

 

Sizi unutacağını sanmıyorum…

:)

 

Zehra Öner


   





O gece...
Acaba, bir dilim de sizin için yesem miiii?

Nice senelerde nice hizmetlere
sağlık, sıhhat, huzur ve mutluluk içinde

ve hep birlikte inşallaaaah...
M:)))

 



HEADER

Cevriye Arısoy Yavuz10-11-2011 17:59#21
Üstadım;
İyi ki doğdunuz, İyi ki varsınız.
RayetSu'nun doğum günü de sizin gününüze
yakın mı?...
Saygılar, selamlar ve sağlıcakla,
''Nice NİCE MUTLU, UMUTLU, HUZURLU, Başarılarla dolu YILLARA
inşallah''...
Cevriye Arısoy Yavuz.
Alıntı
Süleyman Eldeniz31-10-2011 06:19#20
Allah uzun ömürler versin usta! Hayatın yar ve yarenlik üzerine daim olsun.
Alıntı
G. Sarıhan29-10-2011 03:45#19
Kiymetli kardesim,
Zilhicce ayiniz, Cumanız ve yeni yaşınız mubarek olsun.
Rabbimiz, daha nicelerine saglik ve huzur ile erismenizi nasip eylesin, kiymetli hizmetlerinize bol bol mukafat versin.
Hurmetlerimle.

G.Sarıhan
Alıntı
Ruhan29-10-2011 03:43#18
26.10.2011 tarihine özel bir ileti de ben eklemek istiyorum.
Dayıcım her ekim ayında olduğu gibi önce ben sonra kuzenim hemen ardından senin Doğum Gününü Kutlamak beni çok mutlu ediyor. Sanki Ekim ayında 3 doğum günü hakkım varmışcasına yaşıyorum ayın 1 ini 21'ini ve 26'sını. İnsan kendi doğum gününde nasıl heyecanlanırsa, senin doğum gününde de o heyecanı hissediyorum içimde. Kısacası iyi ki doğdun Dayıcım, İyi ki Ekim ayının 26 sında doğmuşsun :)
Seni ve Doğum günlerini çok seviyorum :)
Ruhan
Alıntı
zeynepdidemgezgin27-10-2011 19:42#17
Muammer abi ben senin doğum günü tarihini bilmiyordum kusura bakma bügün öğrendim. Yeni yaşın kutlu olsun abiciğim. Yeni yaşında sağlık, huzur, mutluluk, başarı her zaman seninle olsun. Günün, gününden, her zaman çok güzel geçsin. İYİ Kİ DOĞMUŞUN VE İYİKİ SENİ TANIMIŞIM ABİCİĞİM...
İYİ GECELER...

Zeynep Didem Gezgin
Alıntı
Aslı27-10-2011 17:42#16
Doğum günün kutlu olsun Muammer abi. Sevdiklerin ve sevenlerinle, hayır ve huzur dolu bir ömür diliyorum...

Aslı
Alıntı
Serap Yılmaz Kaplan27-10-2011 17:41#15
İyiki doğdun, iyi ki bizimlesin... Rabbim hayırlı, uzuun bir ömür nasip etsin inşallah. O, hayat'a dair pek çok ders aldığımız yazılarından mahrum etmesin.(çok mu bencilce oldu ki:)) Seni seviyoruz...

Serap
Alıntı
gölçiçeği27-10-2011 13:42#14
Doğduğunuz günü seviyorum...

Gölçiçeği
Alıntı
Ayşe27-10-2011 08:35#13
Büyüklerin ve Hatice annenin ruhlarına, senim ömrüne ve buraya yazan, dua eden, seni seven ve senin sevdiğin herkese 1000 tane salevat hediye ettim.

Muhabbetle...

Ayşe:)
Alıntı
M.Metin Tamer27-10-2011 08:05#12
Türkiye'm en uç noktasında sallandı... Doğu illerindeki ateş milletimin ciğerlerini yaktı...
Aziz milletim tek yumruk olduğunu dünyaya haykırdı.
Bir ay içinde yüzlerce şehit verdik. Zelzelede vefat edenlerin de şehit olduğuna inanıyor ve dua ediyoruz...

Birlik ve beraberlik vaktidir elbet...
Biliyoruz ki yollarda kahr olsun diye bağırmakla kimseyi kahrlara uğratamaz, yok edemeyiz. Ancak maşalık ederiz yine, birilerini dağlara göndermiş kendi devletine kurşun sıktırmış kirli ellere, istemesek bile onların ekmeğine yağ sürmüş oluruz...

Herkes vazifesini en iyi şekilde yaptığı an devletinin bekasını milletinin huzurunu korumaya yardımcı olmuş olur...
Ak sütün içindeki ak kılı fark ettiğinde gençlerimiz, yarınların süper güç ülkesi Türkiyemiz'in temelleri sağlamlaştırılm ış olur.
Ve ancak bu şekilde de can siper memleketin müdafası için çalışan askerimize, polisimize, istihbarat birimlerimize en büyük destek verilmiş olur.

Bugün birlik içinde öğrencinin, çöpçünün, ustanın, genel müdürün, idari amirin vazifesini en iyi şekilde yapma günüdür.
Bugün en iyi olma günüdür.

Bugün kalan ömrün ilk günüdür..
Akşama yolcu olduğumuz düşünsek; gideceğimiz yer için heybebizi en iyi şekilde doldurmaya bakarız...
Kalanlara en iyi mirası bırakmak üzere çalışırız...
Ölümsüz eserler veririz..

Bir Ekim 26'ya da birgün kalmışken...
Büyüklerin himmeti ile..

Her zamankinden daha büyük azim ile işlerinde uğraşlarında zaten en iyi olan sevgi ailesinin fertleri mükemmeliyete doğru yelken açsa...

Sevgi ailesi gözündeki ışığı gönlündeki sevgiyi yayarken etrafına devletine milletine olan aşkı ile çalışırken kazandığı yeni başarıları gerçekleştirdiğ i güzel işleri Muammer Abisi'ne duyursa...

26 Ekim e de bir gün kalmışken Muammer Abi de bir yaşına daha girse...

MMT
Alıntı
ilirya27-10-2011 06:10#11
HAA unuttum bak kuşlar bile kimin camına konacağını biliyor yani bir biz değiliz sana aşık sana deli aynı o kuş gibi hepimiz senin camına carptığımız günden beri sersem gibiyiz ve biz o gün bu gündür senden uzaklara uçamıyoruz seni tanıyınca uçmayı unuttuk o yüzden böyleyiz
Alıntı
ilirya27-10-2011 05:58#10
AHH seni tanımayanlar ne özel ne büyük bir SEVGİDEN mahrumlar...
Alıntı
.bilal27-10-2011 05:29#9
Nice yıllara, sağlık sıhhat ve de afiyetle. Rabbim sevdiklerinizi size, sizi sevdiklerinize bağışlasın inşallah.
Çorlu'dan Bilal.
Alıntı
Naciye26-10-2011 21:51#8
Efendim...
Söyleyecek söz o kadar çok o kadaaar çokk kiii... Elbette iyi ki doğdunuz. Eğer siz doğmamış olsaydınız biz nerden bilirdik gerçek mutluluğun neler olduğunu. Ne desek anlamsız kalır. Bu yüzden dilimiz tutulur yetersiz kalır söyleyeceklerim iz. Ve katarız dualarımıza sizi tanıdığımız için şükürlerimizi...
Naciye Battal
Alıntı
Kezban26-10-2011 20:11#7
Doğum günün kutlu olsun...
Allah seni bizden ayırmasın.
Hep birlikte nice yıllara:))

Kezban
Alıntı
esk.ayşe26-10-2011 18:11#6
Hayırlı bir ömür dileriz efendim.
Şurda toplanmışız elele. Tam da dua zamanı değil mi :)
Kişi sevdiği ile beraberdir.
Rabbim birbirimizi ve sevdiklerinizi sevdirsin her birimize...

esk.ayşe
Alıntı
gölçiçeği26-10-2011 17:54#5
:) ben gönderdim ki o kuşu :))
Yol uzun, vaktinde yetişir miyim diye biras dertlenmişti. Bak tamm zamanında orada olmuş. Sabaah erkendeenn...

İyi ki doğdun...

Gölçiçeği
Alıntı
Levent26-10-2011 17:51#4
:)Bir önceki yirmialtı ekimde buluşamadı yazımız tebriğimiz temennimiz:) Ama sen biliyorsun şartlar müsade etmemişti.
Rabbim hayırlı, sağlıklı bir ömür nasip etsin bizlerin can abisine:)
iyi ki varsın ve ışık oluyorsun yüreklerimize
saygılarımla...

Levent
Alıntı
levent26-10-2011 17:05#3
:)Sevmeyi bilenler. Gülümsemeyi bilenler. Gönlünden görenler hepsi seni çok ama çok seviyor :))))) :)))
BU ARADA TEŞEKKÜRLER İYİ Kİ VARSIN :)

Levent
Alıntı
Zehra26-10-2011 16:01#2
Etrafınızda bulunanlar;
..“Doğmuş olduğunuza sevinenler” olsun!..
Ve bunlar; hiç eksik olmasın, Sevgili Muammer Erkul...
Nice yıllar dilerim;
..hayırlı, sağlıklı, huzurlu, bitimsiz güzelliklerle dolu...



Zehra Öner
Alıntı
bilal.26-10-2011 05:40#1
Hazret-i Allah, hayırlı uzun ömürler versin abi. Sana dert, bize de eksikliğini göstermesin.
Bilal
Alıntı

Yorum ekle

Yorumlarla ilgili bilgilendirmeyi göster


Güvenlik kodu


Yenile