Seyir Defteri - Şubat 2012 (Altın Yay)

.

Ey, Altınyay...

Bu satırlar, seni zamana takdimimdir!




Biliyor musunuz ki; bu sayfayı hazırlarken, size müjde filan vermiyorum...
Ne mi yapıyorum?
Kendimi sevindiriyorum!
Çünkü "Altınyay" romanı, kitap olarak yayınlandı...

Zamanlaması, kurgusu, akıcılığı, ve temellerinin bu kadar sağlama oturmuş olması gibi sebepler yüzünden, Altınyay kadar "kendimin gibi bildiğim" roman azdır...
Kitap yazılırken, düzeltilirken, Halil ağabeyimle çok mevzular konuştuk...
Altınyay için çok şeyler daha yapmam gerekirdi belki, ama kısmetim azmış!


Biliyor musunuz; Altınyay'ın, bu dönemde yazılıp yayınlanmış olması, okuyacak olanlar için bir şanstır...
Çünkü onun sizden alacağı bir şey yoktur ama sizin Altınyay'dan alacağınız neleeer var, neler!..

Daha bu konu hakkında inşallah çok sözler edeceğiz.
Şimdilik bu kadarla keseyim.
Aşağıda, Altınyay romanının kapağını göreceksiniz ve gazetelere dağıtılacak olan bülteni okuyacaksınız.
Önce burada, kendi sitenizden görün/okuyun...





"2012’de Kıyamet kopacak" iddialarına,

Oğuz Kağan Destanıyla cevap...


Dünya, Altın Yay’a ve

Oğuz Türk’üne muhtaç



Gazeteci yazar Halil Delice, son romanı ‘Oğuz Han’dan 21. Yüzyıla Uzanan Sır/Altın Yay’da, dünyanın savaş ve çevre felaketiyle yok olmamak için Oğuz nesline ve Altın Yay’a muhtaç olduğunu anlattı

İSTANBUL- “Cihanı Titreten Türk Koca Yusuf/Yalnızca Güle Yenildi” romanıyla gönüllerde taht kuran ve son altı yılda Türkiye’de erkek çocuklara en fazla ‘Yusuf’ isminin konulmasına vesile olanların başında gelen gazeteci yazar Halil Delice, yeni romanıyla da çok iddialı. Delice, bilim kurgu ve fantastik tarzdaki “Oğuz Han’dan 21. Yüzyıla Uzanan Sır/Altın Yay” romanıyla insanlık tarihi, teknoloji ve çevre konusunda bilinenleri alt üstü ediyor.  21. yüzyılın nasıl Türk asrı olacağına açıklık getiriyor. 2012’de ‘Kıyamet kopacak’ iddialarına Oğuz Kağan Destanıyla cevap veriyor.
Romanıyla ilgili açıklama yapan Delice, bu romanıyla insanlık tarihinin beş-on bin seneden ibaret olduğu görüşünü sorguladığını, Âdem aleyhisselam ile Nuh aleyhisselam arasındaki zamanın 300 bin seneden az olmadığını ve bu arada nice medeniyetlerin kurulup yıkıldığını, ancak bu medeniyetlerin enerji kaynağı olarak bugünkü gibi yenilenemez enerjiyi kullanmadıklarını belirtti.

ALTIN YAY VE BARNABAS İNCİLİ

21. yüz yılın bir diliminde para, silah, teknoloji ve bilgiden meydana gelen gücün kontrol edilemez hale geldiğini, çevre felaketi sebebiyle dünyada hayatın tehlikeye girdiğini, Birleşmiş Milletlerin buna bir çare aradığını ve rapor hazırlattığını söyleyen Delice, “Bu raporun ismi Nuh Çözümü’dür. Bu rapor, gücün; güçlüyken zulmetmeyen, kurduğu Göktürk, Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı cihan devletiyle bunu ispat eden Oğuz Han nesline verilmesi gerektiği belirtilir. Bu kararın alınmasında en büyük sebebin Oğuz Han Destanı ve Orhun Kitabeleri, Topkapı Sarayı Bab-ı Hümayun kapısının solunda Osmanlı Sultanları için ‘Bütün mazlumların koruyucusu” yazması olduğu ifade edilir. Güvenlik Konseyi’nde bu karar tartışılırken sıcaklığın arttığı, bütün volkanların faaliyete geçtiği haberi gelir. Eğer üç gün içinde bu artış durdurulmazsa dünyada hayat sona erecektir. Bunu önleyecek tek şey, Altın Yay’dır. Altın Yay, papalığın elindedir.  Altın Yay, ancak Oğuz Han’ın neslinden gelenler vasıtasıyla çalışmaktadır. Onlar da çalıştırmak için Barnabas İncilinin açıklanmasını şart koşmaktadır.” dedi.

SELİMİYE CAMİSİ’NE KURULACAK

 Altın Yay’ın çalışma mekanının Selimiye Camisi kubbesinin tam altındaki müezzin mahfili olduğunu belirten Delice, “Bu mahfilin altında 24 parçalı çarkı felek, hemen üstünde altın top vardır. Kubbeyi ayakta tutan sekiz direk 24’er parçalıdır. Niçin 24? Oğuz boyları 24 adettir ve 24 daha nice sırlara işaret etmektedir.” açıklamasında bulundu.
Bazı tefsir âlimlerinin Oğuz Han ile dünyaya hakim olan ve Kur’an-ı Kerimde kıssası anlatılan Zülkarneyn aleyhisselamın aynı kişi olduğunu söylediğini ifade Delice, “Bu romanda Oğuzların çevre anlayışı da anlatıldı. Bu anlayışın temel prensibi; ‘Her şey, Yüce Yaratanın yarattığı şekilde en mükemmeldir. Bu mükemmelliğe yapılacak her türlü müdahale ancak izin ile olmalıdır.’ şeklindedir. Oğuz Han, dünyayı fethe, ermeydanı yapmaya çıktığı sefere  ‘Kelebeğin Kanadında Kızıl Elmaya Doğru’ ismini vermiştir.” diyerek romanı hakkında bilgi verdi.
 

ARKA KAPAKTAKİ = 24 NEDİR?

Delice, kitabı 2012 senesine denk getirmek için özel bir gayretleri olmadığı, ancak ‘2012’de Kıyamet kopacak’ iddiaları üzerine çok ilginç bir durum meydana çıktığını söyleyerek “2012 rakamı bize çok esrarlı bir ipucu verdi. 2012’deki 0’ı yok olmanın eşiğine gelen dünya kabul edip 0’ı altın yayın çaprazlama tutulmasıyla meydana gelen çarpı işaretiyle iptal edip eşittir derseniz 24 rakamı çıkar. ‘2 X 12= 24’ Bu rakam, 24 Oğuz Boyuna işaret eder. Ayrıca çok daha anlamlı bir şeye işaret etmektedir. Onu da kitabı okuyanların bulmasını istiyoruz” dedi.

117. SAYFA NİÇİN BOŞ BIRAKILDI?

Halil Delice, romanın 117. sayfasının bilerek boş bırakıldığını, bunun neyi ifade ettiğini bulanlara yayınevi tarafından sürpriz hediyeler verileceğini söyledi.


Halil Delice'nin özgeçmişi:

1960 Edirne-Enez-Çavuşköy doğumlu Anne-babası, 1927’de Bulgaristan Kırcaali’den göç ettiler.
1983 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. 1986 yılında hakimlik stajını yarıda keserek gazeteciliğe başladı.
1987 yılından beri Kırkpınar, Rumeli tarihi ve kültürü, göçler ile ilgili araştırmaları devam etmektedir.
2000 yılından beri TGRT FM Radyosu’nda “Gidelim Urumeline” isimli kültür programı yapıyor.
“Cihanı Titreten Türk Koca Yusuf-Yalnızca Güle Yenildi, Cihan Şampiyonu Kara Ahmet-Güreşle Kızılelmayı Aradı, Görmedin mi Alişimi Tuna Boyunda, Beyaz Güle Al Kan Düşünce” ve "Altın Yay/Oğuz Kağan'dan 21. Yüzyıla Uzanan Sır”isimli beş romanı ve “Spor Geleneğimiz ve Kırkpınar” isimli araştırma çalışması basıldı. Basıma hazır üç roman ve araştırma çalışması var. Bunlardan  "Altın Yay/Oğuz Kağan'dan 21. Yüzyıla Uzanan Sır” ve Mümin Pehlilvan/Galibiyette Mağlubiyeti Aradı" isimli romanların basılma çalışmaları sürüyor.
Kırkpınarla ilgili “Vatan Ediniş Destanı Kırkpınar, Gerçek Efsane Kırkpınar, Peşrev Ne Söyler, Yesi’den Kırkpınar’a, Niçin Yusuf” isimli sunulmuş beş tebliği, ayrıca Rumeliyle ilgili “Rumeli’den Göçler, Rumeli Türkülerinde Aliş Motifi, Rumeli Türkülerinde Al Renk Motifi, Balkan Harbi Sonrası Göçler ve Günümüz Türkiyesi’ne Etkisi” isimli sunulmuş dört tebliği var. ‘Aliş’ romanıyla Mustafa Necati Sepetçioğlu Roman yarışmasında ikinci oldu, gazetecilikte bir çok ödül sahibi.
Halen gazeteciliğe ve radyo programcılığına devam etmektedir.



.


HEADER

halil delice12-02-2012 14:45#1
Muammer agam,
Eline sağlık, Allahü teala razı olsun, iki cihan saadeti ihsan eylesin, maşallah, ALTIN YAY ile ebedi güzellik oklarını gönüllere göndermeye ve dua almaya devam ediyorsunuz efendim.

HALİL DELİCE
Alıntı

Yorum ekle

Yorumlarla ilgili bilgilendirmeyi göster


Güvenlik kodu


Yenile