Seyir Defteri - 22 Nisan 2012 (İlk günkü STOP köşemiz ve 43. yıl sevinci)

 

Sen ve sen ve sen ve sen, hepiniz bir yerlerde bir şeyler oldunuz.
Elbette ben de bir yerlerde bir şey olacaktım...


Fakat, Türkiye Gazetesi olmasaydı, biz hiç bir zaman "BİZ" olmayacaktık!..



Bu nasıl bir zihin işkencesidir; akşam trafiğinde vapura koşarken kopmuş bir inci gerdanlık gibi!..
Gitsen gidilmez, kalsan kalınmaz...
Yahut dağılmış bir tespih gibi;
Toplasan bile sayılmadan, dizilmeden çekilmez!..

Yazar vasıflarıyla doğmuş olmak; yazabilmeye yetmiyor...
Her yıl onlarca çok kabiliyetli yazar doğuyor, aramızda yüzlerce gizli yazar yaşıyor fakat her biri kim bilir hangi istemedikleri işlerde ömür geçiriyor.
Türkiye Gazetesi olmasaydı, işte ben de onlardan biriydim!..



Bu yazı, sayısız minnet sözümden, şükran yazımdan biridir.
Çünkü ben yazar bilindikten sonra Türkiye Gazetesi'ndeki köşeme sahip olmadım.

Peki ne oldu?
Evet, yazar doğduğuma hep inanmıştım ve her zaman elimde kalem vardı fakat ismim yazar değildi...
Babıali'nin ara sokaklarında koşturan bir çizer, isimsiz bir grafikerken; biri bana güvendi!..

Sene 1994, Temmuz'un son haftasıydı.
Herkesin talip olduğu bir gazetenin bir çeyrek sayfası, isimsiz bir çocuğa verildi...
"Hadi yaz bakalım, her gün yaz" denildi...



Yani;

Benim, önce bir köşem oldu...
Bugün hala rekoru kırılamamış, yaklaşık 1 milyon 400 bin satmış bir gazetede bana köşe verildi;
..ve ben sonra "yazar" bilindim...

Ardından hepimiz, burada, yani ismi "STOP" konmuş köşemiz etrafında buluştuk...



Şimdi, sözün en başına dönelim:

Sen ve sen ve sen her biriniz elbette şimdi bir yerlerdesiniz.
Fakat Türkiye Gazetesi olmasaydı, eminim ki ben; "bu ben" olmayacaktım ve isimlerimiz bir araya gelip "BİZ" olamayacaktık...

Öyleyse, bu gazetenin 43'üncü yıldönümü, yine nasıl bir sevinç yılı olmasın ki?

.....

Gazetemizin 22 Nisan 2012 tarihli haberini aşağıya aktarıyorum:




 

43. yıl sevinci


22 Nisan 2012 Pazar - 03:01



Yayın hayatı boyunca sahibi değişmeyen tek gazete olan Türkiye bugün 42 yılı geride bırakıp 43. yıla girmenin heyecanını yaşıyor. Basında yeniliklerin öncüsü olan Türkiye doğrunun yanında durup, yalana itibar etmeden milletine “huzur veren gazete” oldu.



43. yıl sevinci
- -
 22 Nisan 1970 günü “Hakikat” ismiyle 8 sayfalık bir gazete ile medya sektörüne dahil olan Türkiye bugün 43. yıl heyecanını yaşıyor. Gayesi; milli ve manevi değerlere sahip çıkmak olan “Hakikat”, sadece ismi gibi 'hakikati' okuyucusuna aktardı. Bâbıali'nin sokaklarında Enver Ören ve birkaç arkadaşının yönetiminde, her geçen gün serpilip büyüyen gazete, Türkiye ismiyle yayın hayatına devam etti ve Türk basınında dev bir çınar hâline geldi. 

BİR TÜRKİYE KLASİĞİ
Günlük siyasi gazete olarak yayın hayatında istikrarlı adımlarla ilerleyen Türkiye gazetesi, geride bıraktığı yıllarda prensiplerinden asla taviz vermedi. Doğrunun ve haklının daima yanında durarak, yalana, iftiraya, sansasyona yer vermeden, kaosun değil, istikrarın yanında, milletine “huzur veren gazete” oldu.
Kendisini sürekli geliştiren ailenizin gazetesi, her kesime hitap eden özel içerikli sayfalarıyla da Türk basınına farklı bir soluk getirdi. Ülkemizin ismini taşımakla gurur duyan ve bu haklı gururunu yayın politikasına yansıtan Türkiye Gazetesi, 42 yıldır yönetim ve ilkeli yayıncılığıyla beğeni topladı, 43. yılına da aynı duygularla bugün “merhaba” diyor. 
İlk nüshasında “Kaynağımız, dayanağımız Hakk'a bağlılık ve hakikâte hizmettir. Görevimizin başında önce milli hakimiyeti ve demokrasiyi korumak gelmektedir” satırlarıyla prensiplerini belirleyen, zaman zaman tiraj kaybetme pahasına da olsa bunlardan asla taviz vermeyen gazeteniz Türkiye, seviyeli ve dengeli haberciliğiyle rahatlıkla eve götürülebilecek bir aile gazetesi olarak gönüllerde taht kurdu. Gücünü okuyucularından alan Türkiye; Türk halkının hisleri, milli ve mânevi değerlerine bağlılığıyla, her gün milyonlarca insana güven, moral ve huzur vermeye devam ediyor. Bir 'Türkiye Klasiği' hâline gelen kültür hizmetleriyle birçok evin ve iş yerinin kütüphanesine hazineler hediye eden Türkiye Gazetesi, Türk milletinin milli ve manevi değerlerini muhafaza konusunda büyük katkılarda bulundu.
Gündemi izleyen ve belirleyen Türkiye “Bizim için haber, yaşananlardır” anlayışının bir gereği olarak, hep Türkiye ve Türk milleti için çalıştı. “İlkemiz, devletimize ve milletimize hizmettir” prensibiyle kurulan gazetemiz, bugüne kadar ilkelerinden asla taviz vermeyerek, okuyucusunun güvenini kazandı. İhlaslı olmak ve halk yararına işler yapmak hedefleriyle yola çıkan gazetemiz, Türk milletinin takdiri ve desteği sayesinde hep “huzur veren gazete” olarak anıldı. Objektif ve doğru habercilik anlayışına sahip ve basın ahlak ve ilkelerine tavizsizce uyan Türkiye gazetesi; evrensel, çağdaş değerlere bağlı yayıncılık çizgisiyle yayın hayatını sürdürüyor... 


HUZUR VEREN GAZETE
Gayemiz her zaman sadece Türkiye Cumhuriyeti devletinin bağımsızlığı ve bölünmez bütünlüğü oldu. Gazeteniz Türkiye, günlük siyasi yayınlar arasında rekorlara da imza attı. 1990 yılında 1 milyon 361 bin 553 adetlik net satışı ile Türk basınında milyonun üzerinde satan ilk gazete oldu. Bugün 73 bin metrekarelik modern binasında hizmet veren Türkiye gazetesi, 42 yıldır Babıali'nin usta isimleriyle Türk medyasının sağduyulu sesi olmaya devam ediyor.


Türkiye'nin tarihi
> Türkiye Gazetesi, Enver Ören tarafından 22 Nisan 1970'de “Hakikat” ismi ile kuruldu.
> 30 Nisan 1972'de “Hakikat” ismi “Türkiye” olarak değiştirildi.
> 1978 yılında Enver Ören'in Japonya'da katıldığı FIEJ Kongresi'nde Asahi Shimbun'le tanışmasının ardından elden dağıtım sistemine geçildi.
> 1980'de gazete dağıtım teşkilatını kullanarak pazarlama faaliyetlerine başladı.
> 1981 yılında kendi baskı tesislerini kurarak ofset sistemine geçti.
> 1 Ekim 1982'de Türkiye Gazetesi Çocuk Dergisi yayın hayatına girdi.
> 1 Mayıs 1982'de İngilizce Made in Turkey ilavesi yayına başladı.
> 1983 yılında baskı makinelerini kendisi üretmeye başladı. Bu ofset makineleri Ankara, Adana, Erzurum ve Samsun'da kuruldu.
> 1985 yılında Türkiye gazetesi sekiz sayfadan 12 sayfaya çıkarıldı, tirajı 119 bine ulaştı.
> 1986 yılında tirajımız 300 bini buldu.
> 1989'da Türkiye gazetesinin sayfa sayısı 12'den 16'ya çıktı.
> 3 Şubat 1987'den itibaren Avrupa'da (Frankfurt) baskıya başladı.
> 17 Mart 1987'de Türk Basın Birliği tarafından “Yılın Gazetesi” seçildi.
> 24 Ekim 1987'de İstanbul Sanayi Odası'nın araştırmasında Türkiye Gazetesi'nin büyük firmalar sıralamasında basın sektöründe ikinci durumda olduğu açıklandı.
> 29 Kasım 1990'da gazetecilik sektöründe Türkiye'de kırılması zor bir rekora imza atarak 1.361.553 net satışa ulaştı.
> 1991'de gazete bilgisayar ortamında hazırlanmaya ve diğer baskı merkezlerine online sistemle transfer edilmeye başlandı.
> 1998 yılında, Türkiye'nin en modern ve en büyük medya merkezlerinden birine, İhlas Medya Plaza'ya taşınıldı. 
> 15 Ağustos 2000 tarihinde, İhlas Gazetecilik A.Ş. kuruldu ve bu tarihten itibaren Türkiye Gazetesi, İhlas Gazetecilik A.Ş. tarafından yayınlanmaya başlandı.
> Halka arz çalışmalarını tamamlamasının ardından 14 Haziran 2010 tarihinde İhlas Gazetecilik A.Ş. hisse senetleri, İMKB'de işlem görmeye başladı.
> 01.01.2012 tarihi itibariyle ise Kurumsal Kaynak Planlama (ERP) Sistemi'ne geçildi.

İşte gazetemizin hazırlanarak okuyucularımıza ulaşmasında emeği geçen mutfak ekibimiz.... 

 


HEADER

İbrahim ARSLAN03-07-2012 07:11#8
devam ediyorum...
Gömlek dağıtılırken elim havada resmim vardı! Ben de isterim bir gömlek der gibi... Her çalışana verilmişti. Bayramın güzel yanı. Şimdi o resim de mazi oldu. Resimde kaldı o günler, o çalışanlar.
Yaşlı Cemal amcaların sırtlandığı, sevdalandığı gazeteydi bu... Bizi bir'ken biz yaptı.
Gazetede şiirim çıktı birgün. Diyalog sayfasında. Panoya astım. ilk Cemal amcam okudu. Bişey anlamamıştı. Şiirin adını gazete koymuştu. Şiiri anlattım amcamıza... Vay be dedi. İnsan düşününce daha çok şey çıkıyor dedi.
Sesli düşündüm bugün.

İBRAHİM ARSLAN
Alıntı
Zehra24-04-2012 21:49#7
“Stop” un ilk gününü merak ediyordum açıkçası.
Nasıl ulaşabilirim, nereden bulabilirim, diye de düşünmüştüm.
Ama size söylememiştim ki!
İsteğimi gerçekleştirdin iz, bilmeden!
Muammer Erkul!
Teşekkür ederim…

“Stop” umuzu, bağrına basıp koruyan, o sıcak yuva’ya nice yıllar dilerim…


Zehra Öner
Alıntı
A.24-04-2012 17:22#6
İlk günden beri buradayım.
Son güne kadar burada kalmaktır niyetim.
Sevgiler...

A.
Alıntı
ümit özbek24-04-2012 07:22#5
daha nice senelere inşaallah
Alıntı
Sena_Fena23-04-2012 20:42#4
HUZUR VEREN GAZETEMİZ'in yeni yaşı kutlu olsun. Emeği geçen herkesten Allahü Teala razı olsun. Nice senelere...
Alıntı
L.23-04-2012 18:17#3
Bizi biz yapan gazete... Çok güzel söylenmiş... Hayatımızın kahvaltısı, ruhumuzu besleyen...

L.
Alıntı
Celaleddin H.23-04-2012 14:02#2
Daha nice 22 nisanlara, nice 43 yıllara, daha nice çok güzelliklere inşallah üstadım, hep beraber, ve sevgilerle :)

Celaleddin H.
Alıntı
Naciye23-04-2012 13:07#1
Bugüne dair söyleyecek kişisel olarak o kadar içimde birikmiş sözlerim var ki;
Sözlerim yaşadıklarımı ve hislerimi anlatmaya yeterli olur mu bilemiyorum.
Bugün bu yazınızla bir kez daha şükrediyorum "Keşkeleri unuttum artık" diyebildiğime, Açımı değiştirip acımın çok farklı yerlerde olmasına... Bütün bu duyguları yaşamamı sağlayan öncelikle hayatımdaki vesilem size, ve tabii ki okumadığım günü gün sayamadığım gazetemi evimize kapımıza kadar getiren elemandan en üst yetkilisine kadar tüm çalışanlarına verdikleri hizmetlerin karşılığını dünyada ve ahrette almalarına ise duacıyım. Hayatımın anlamı gazetemin sahiplerine tanımakla şereflendiğim büyüklerime de minnettarım, şükürde ise aciz çokkk acizim...
Daha nice senelere gazetem...

Naciye
Alıntı

Yorum ekle

Yorumlarla ilgili bilgilendirmeyi göster


Güvenlik kodu


Yenile