Sultanbeyli sahnesinde "Medenî" isimli oyunda (24 Mart 2013 Pazar)




Bugün, Sultanbeyli Kültür Merkezi'nde, eski dostlarımızdan sevgili Fehmi Demirbağ'ın tek kişilik oyunundaydım.
İyi ki "Medeni" isimli bu oyuna gitmeye karar vermişim...
Çünkü hem sevgili Fehmi ile bunca yıl sonra ilk defa karşılaşmak fırsatı bulabildim ve hem de, nice arkadaşımızın (eğer isterlerse, tek kişi bile olsalar) kocaman sahneleri doldurabilecek performansa sahip olabildiklerini tekrar görüp, yaşamış/hatırlamış oldum...



Aşağıda, oyundan bazı kareler görüyorsunuz:


.

.


Sahnede tek başına kalmak, bütün bakışları üzerinize toplamak gerçekten hiç kolay bir iş değildir.
Hele ki bu bir "komedi" değilse!
Bir performansı beğenip beğenmemek ise görecelidir, yani kişiye göre ve hatta o değerlendirmeyi neye göre yaptığınıza göre bile değişir.
"Medenî" isimli oyunu izledikten sonraysa şunu rahatlıkla söyleyebilirsiniz:
"Bu oyun bizdendi ve bizim durumumuzu anlatabilme çabası içindeydi!"
Kimine göre bu özellik bile yeter de artar, öyle değil mi?..



Oyun bitiminde, benden de seyircilere birkaç söz söylememi istediler...


.

.

.

.

.

.


"Ben profesyonel bir konuşmacı değilim.Yazarım ve çizerim.
O yüzden benden ağır, akademik, ciddi bir konuşma beklemeyin, dedim. 
Fakat şunu biliyorum ve samimi olarak inanıyorum ki; dertlerimiz birdir. Derdimiz bu ülkenin insanı ve daha da önemlisi bu ülkenin istikbali olan çocuklarıdır...
Fehmi arkadaşımın Herotürk serisi, hangi sebeple yayınlanmaya ve tanıtılmaya çalışılıyorsa, işte şu elimde tuttuğum Çekirge Çeti
n serisi de aynı veya benzer sebepler yüzünden, ortaya çıkarılmaya ve tanıtılmaya çalışılıyor.

Şimdi, burada sahneye konmuş bu oyunun ve hem de izlemeye gelmiş olan sizlerin ne kadar değerli olduğunuzun delili nedir, biliyor musunuz?
Çevrenizde bulunan şu boş koltuklardır!..
Belki de bin seyirci kapasiteli şu salonda ne kadar çok boş koltuk var ise, dolu koltuklar o kadar değirlidir!
Bunu çok iyi anlamanızı isterim: 
Dünyada 7 milyar mı insan var ve ülkede 70 milyon mi insan var? Bunca kalabalıklar arasından ve sürüler halinde aynı şeyleri yapan, aynı şeylere bakan insanlar arasından sıyrılan, kendini kendisi seçip, bir üst kademeye çeken kişiler işte sizlersiniz ve işte bu kadar kişisiniz...
Gerçekten ve yürekten ve hakkıyla büyük bir alkışı haketmiyor musunuz?
 
Onun için, kendinizi alkışlayın ve bu sahnedeki yürekli insanı alkışlayın!
Çünkü böyle bir oyunu sahneye koymak ve bu ışıklar altında ter dökmek yürek ister!.."

...gibi bir şeyler söylediğimi hatırlıyorum sahnede...

Sonra da aşağı inip bir kaç hatıra pozu çektirdik: 


Benim elimde Fehmi Demirbağ'ın Herotürk kitapları...
Sevgili Fehmi ise Çekirge Çetin'imizin "Dünyanın tam ortası" romanına sarılmış halde...
"Dünyanın tam ortası kitabı tam da göbeğinin üzerinde" ise ayrı bir espri konusu, kimse duymasın!.. ;)

 

.

Sahne önünde soldan sağa; Herotürk senaristi Ahmet Ziya Sekendiz, tek kişilik "Medenî" oyununu yazan ve oynayan Fehmi Demirbağ, yazar ve çizer Muammer Erkul, Başbakanlık Kamu Danışmanı Muhammet Taha Gergerlioğlu.



Bu karedeki diğer arkadaşlardan bazılarını isimlerini öğrenmiştim ama, iyice emin olmadan yazmak istemedim. 
İlk fırsatta ekleriz.
M:)


 
.


HEADER

İlirya25-03-2013 11:25#2
Tebrik ediyorum Fehmi beyi inşallah bir dahaki oyunu da beraber seyrederiz:))
İlirya
Alıntı
Hicran Seçkin25-03-2013 01:49#1
Canına sağlık Fehmi Demirbağ'ın... Performansına performans, başarılarına başarı eklesin Mevla.
Layık olana, layık olan ilgi/alakayı göstermemek, göstermeyenleri n kendi liyakatsizlikle ri değil de ya nedir?.. Fehmi Demirbağ'ı da, orada olabilen şanslı seyirciyi de tebrik ediyorum şahsım adına...
Hicran Seçkin
Alıntı

Yorum ekle

Yorumlarla ilgili bilgilendirmeyi göster


Güvenlik kodu


Yenile