5. Velimeşe Yağlı Güreşleri'nde (25 Mayıs 2013 Cumartesi)

(Fotoğraflar en altta)  
..........  

İki hafta kadar önce Çorlu' nun merkezinde bulunan İşcanlar çarşısının yan sokağındaki berberim Halil Aga'ya uğruyorum. Malum, yaz geldi. Saçları kısalttırmak lazım.
Dükkanın camında bir ilan var. Kocaman. Görmemek imkansız:
"25 Mayıs Cumartesi günü 5. Velimeşe Yağlı Güreşlerine Davetlisiniz" yazıyor.

Geçen sene gidememiştim. Muammer abi' de öyle bir anlatmıştı ki; develer, eşekler, davullar...
Ağzımızın suları akmıştı. Hatta güreşleri, fotoğrafların yazılarını ve hikâyelerini yazarak daha da güzelleştirmişti.
Muammer abiyi telefonla arıyorum. "Gelemeyebilirim" diyor.
"Ama ben gitmeliyim" diyorum.

Gitmek istememin sebebi tek ve basit benim için; Kırkpınar'da da güreş seyrediyorsun ama böyle daha küçük organizasyonlarda güreşçilerle içiçesin. Yanlarına gidip konuşabiliyorsun, elini sıkıp tebrik edebiliyorsun, hatta yağlanmayı göze alıyorsan sarılıp fotoğraf çektirebiliyorsun.

Ve tarih gelip çatıyor. Muammer abi yeniden aranıyor. Gelemeyeceği teyit ediliyor. Yağlanacağı düşünülerekten gözden çıkarılmış bir tişört ve pantolon ayarlanıyor. Benim fotoğraflarımı çekecek bir yol arkadaşı lazım. Çalıştığım şirketin muhasebe müdürü Metin abi'nin kanına giriyorum. Onu da alıyor Velimeşe Yağlı güreşlerine gidiyorum.


5. Velimeşe Yağlı Güreşleri Ağası Kani Tezcan

Tribünlerde yerimizi alıyoruz.
Tribün dediysek direkt güreş ağalarının bulunduğu yere oturuyoruz.
Velimeşe Yağlı Güreşlerinin şimdiye dek ağası ve bundan sonrakinin de ağası olan Kani Tezcan' ın yanına gidiyorum.
Ağalığını tebrik ediyor, sitemiz ve sevgi ailemiz adına selamlarınızı iletiyor ve bu organizasyonu haber yapıp siteye koyacağımızı söylüyorum. Teşekkür ediyor ve başta Muammer abi olmak üzere herkese selam yolluyor. Bilmeyenler için söylüyorum; Kani Ağa aynı zamanda Muammer abi'nin çocukluk arkadaşı oluyor.

Ağalık kolay bir şey değil.
Öncelikle gönül işi, sabır işi, güreşleri sahiplenme işi.
En sonunda para işi.
Ağayla fotoğraf çekiliyoruz. Güreşlerin sonuna hatta ödül törenine kadar arada bir göz atıyorum. Devamlı sakin ve güleryüzlü duruyor. Helal olsun, diyorum.

Biz oraya vardığımızda Başpehlivanlar çeyrek final güreşleri yapıyorlardı. Ahmet YAVUZ (Trakya' nın pehlivanı), Ekrem YAVUZ (Karamürsel pehlivanı), Mehmet YEŞİL YEŞİL (Antalya'lı, Ankara'nın pehlivanı) ve Şükrü Kazan yarı finale kalıyor.Elenenler geçen senenin finalistlerinden Güngör EKİN (Ahmet Taçşı' nın çırağı), Gökhan Arıcı gibi tecrübeli isimler.


Mehmet Yeşil Yeşil ile

Mehmet Yeşil Yeşil'in yanına gidiyorum. Ankara'nın Başaltı pehlivanları ile beraber fotoğraf çekiliyoruz.
-İki sene önce Kırkpınar'da da fotoğraf çekilmiştik. Başarılarının devamını dilerim, diyorum Yeşil Yeşil'e.
Bir yağ tenekesi bulup üzerine oturuyor güreş sahasının kenarında. Bir ara davulculara dönüyor. Davul-zurna'nın sessiz olduğunu gördüğü için "çalın" anlamında bir el hareketi yapıyor. Yağ tenekesini alıp zurnacının dibine oturuyor. Yanına Başpehlvan oturmuş, peh!.. Zurnacı çalarken kendinden geçiyor. Bu olayı fotoğraflıyorum. Gülümsüyor. Yanına gidip;
-Hayırdır Memet pehlivan, diyorum...
-Davul-zurna (yani ritim) olmadan havaya giremiyorum. Konsantrasyonumu arttırıyor, cevabını veriyor.

Güreşler bitene kadar bir kaç defa kendimi yakalıyorum; ya elimle ya da ayağımla ritim tutarken. Doğru söylüyor Mehmet pehlivan. Konsantre oluyorsunuz anlamadan.


Başcazgır Şükrü Kayabaş 

Alt branşlarda biten güreşlerin ödül töreni yapılıyor. Geleceğin Başpehlivanlarını çekmeden olmaz. Fotoğraflıyorum bedenleri küçük ama güreşleri büyük pehlivanları.
Sahanın etrafında dolaşırken Kırkpınar'ın 50 yıllık Baş cazgırı Babaeskili Şükrü Kayabaş aga'ya denk geliyorum. Beraber fotoğraf çekiliyoruz.
- Nefesine kuvvet, Kırkpınar' da görüşürüz inşaalah, diyorum.
- Nasip! Diyor.


Pilav - Ayran... 
- Eeee hani benim fotoğraflarımı çekecektin Metin aga.
- Şşşt ses etme. Burda oturunca kendimi ağa gibi hissettim. Hiç kalkasım yok. Şurdan iki pilav, iki ayran kap ta karnımızı doyuralım.
Fena fikir değil. İkram olarak dağıtılan etli pilavlardan alıyorum. Akşam olmuş, hala öğle yemeği yememişim. İyi geldi be!..


Yarı Final

Pilavları kaşıklarken yarı final kuraları çekiliyor. Mehmet Yeşil Yeşil - Şükrü Kazan ile, Ekrem Yavuz - Ahmet Yavuz ile eşleşiyor. Daha çeyrek finaller yapılırken, Mehmet Yeşil Yeşil - Ekrem Yavuz finali olur, başpehlivanlığı da Ekrem Yavuz alır diye içimden geçirmiştim. Hadi hayırlısı bakalım!
Yarı final uzun sürmüyor. Puanlamaya geçmeden iki pehlivan da güzel oyunla finale kalıyor.
Finalin adı: Mehmet Yeşil Yeşil - Ekrem Yavuz. 
İçimden geçen olacak galiba!


Ekrem Yavuz' un yanında

Pehlivanların dinlendiği tarafa geçiyorum. Ekrem Yavuz omuzlarına bir havlu almış, pehlivanların tribününde oturuyor. Yanına gelen herkesle fotoğraf çektiriyor. Güleryüzlü davranıyor. Küçük bir kız çocuğu ile babası da fotoğraf çektirmek istiyor. Kız babasının bacağına tutunup başlıyor ağlamaya... Bu adam irisinden korkmuş olacak, zorla fotoğraf çekiliyorlar... Onlar kalkınca ben oturuyorum yanına.
- Ekrem pehlivan, kız senden mi korktu yoksa üzerindeki yağdan mı? Diye soruyorum.
- Benim de o kadar bir kızım var, anlayamadım kardeş!
- Çeyrek finalden beri içimden geçiyor, sen alacaksın galiba.
- İnşaalah kardeş, diyor. Başarılar dileyip yanından kalkıyorum.


Ve Final...
Gidip Velimeşe Belediye Başkanı' nın önündeki platformda bir sandalyeye tünüyorum. Nasıl olsa final güreşi tam önümüzde yapılacak.
Cazgırlar yerlerini alıyor, pehlivanlar bir güzel yağlanıyorlar. Uzun uzun temenniler, manilerden, temennalardan sonra güreş başlıyor.
Normal sürede yenişemiyorlar.
Puanlamada Mehmet Yeşil Yeşil minder tecrübesini kullanarak ilk puanı alıyor. Ama Ekrem Yavuz hemen karşılık veriyor. Durum 1-1 oluyor. Finale yakışan bir güreş olmaya başlıyor. 10 dakikalık puanlamanın son dakikasına girilirken Ekrem Yavuz kimsenin beklemediği bir hamle yapıyor ve Yeşil Yeşil'i bastırıyor. Durum 2-1 oluyor. Son dakikada pasif güreştiği için Ekrem Yavuz'a ihtar veriliyor. 1 dakika çabuk geçiyor ve hakem Ekrem Yavuz'un elini havaya kaldırıyor. Mehmet Yeşil Yeşil rakibini tebrik ediyor.

5. Velimeşe Güreşlerinin Başpehlivanı Ekrem Yavuz oluyor.


(Yazı ve fotoğraflar Süleyman Eldeniz)


.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.




.


HEADER

Hicran Seçkin01-06-2013 15:08#2
Ellerinize yüreğinize sağlık Süleyman Eldeniz. Muammer abi gidemese de sizler iyi ki gitmişsiniz. Ata sporumuz için dökülmüş bunca emek bu yıl da sitemizde yer alıp, güzel bir renk oldu.
Hicran Seçkin
Alıntı
gencosman01-06-2013 04:15#1
Dünyanın en asil sporlarından biridir ata sporumuz...
Yaşatırsak yaşar tabii ki...
Ne olur futbolu konuştuğumuzun onda biri kadar konuşabilsek yağlı güreşleri de !!!
Maşallah, tebrik ederim... Elinize, yüreğinize sağlık...
Gencosman
Alıntı

Yorum ekle

Yorumlarla ilgili bilgilendirmeyi göster


Güvenlik kodu


Yenile