Kırkambar (Bir Menkîbe)


Evliyânın büyüklerinden
Behaaddîn-i Buhârî hazretleri,
“rahmetullahi teâlâ aleyh” talebesi içinde en çok Alaaddin-i Attâr’ı
seviyordu. Diğerler talebeler, içlerinden;
“Hocamız niçin Onu çok seviyor?”
diyorlardı.
 
Bir gün, hep birlikte bir yolculuğa çıktılar.
Az sonra bir nehrin üzerindeki köprüden geçiyorlardı ki hocaları Alaaddîne dönüp
 
Alaaddin, atla şu nehre!
diye seslendi.
 
O, hiç düşünmeden;
Baş üstüne efendim!
dedi.
 
Ve attı kendini azgın nehrin sularına.
Sonra yollarına devam ettiler.
Ancak talebeler şaşkındı.
 
Birbirlerine bakıp;
“Eyvâh! Alaaddin boğuldu”
diyorlardı.
 
Dönüşte aynı köprüye gelmişlerdi ki,
hocaları durdu ve seslendi bir daha:
Alaaddin! Haydi, çık da gel!
 
Bu emirle Alaaddin hazretleri sudan çıktı,
gelip oturdu hocasının önünde. Elbisesi bile ıslanmamıştı.
 
Talebeler o zaman anladılar
Onu niçin çok sevdiğini.


Not:

Eshab-ı kiram efendilerimizin herbiri de Peygamber efendimizin her emrine böyle itaat ederlerdi .

Peygamber efendimizden öğrendikleri İslamiyyet bilgilerini de aynı titizlikle çocuklarına ve talebelerine naklettiler, öğrettiler .

Çocukları ve talebeleri de bu bilgileri kendi talebelerine ve çocuklarına ilettiler.

Peygamber efendimiz, bu üç kuşağın mü’minlerini ve onların zamanlarını medhediyor. Daha sonra fitneler bid’atler çıkar, yayılır buyuruyor.

Bu övülmüş zamanların üstün meziyetli insanları, Eshab-ı kiramdan öğrendikleri tefsir, hadis, iman, fıkıh ve ahlak bilgilerini kendilerine has titizlikle tedvin ettiler, kitaplara geçirdiler.

Bu İslamiyyet bilgileri tarih boyunca islam devletleri tarafından korundu, muhafaza edildi.

Hindistan türk islam ve şanlı Osmanlı devletleri cilve-i Rabbani olarak tarih sahnesinden çekilince, iç ve dış mihrakların yönlendirmeleriyle insanlar, medh-i Peygamberiye mazhar olmuş güzel insanların kitaplarındaki İslamiyyet bilgilerini yok sayarak, İslam dinini yeniden keşfetmeğe ve çağdaş yorumlar getirmeğe başladılar.

Netice; Dünya sahnesindeki yerimiz ve ahlak düzeyimiz ortada.

Âyinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz
Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir