Kırkambar (Hangi tuz daha sağlıklıdır?)

Hangi tuz daha sağlıklıdır?

Simge Çıtak

HAYATIN KAYNAĞI SU VE TUZ

Dünya ve insan vücudunun yüzde 60’ı sudur; bu suyun yüzde 3’ü tuzdur.

Aynı yaklaşık oranlar hücre için de geçerlidir; hücrenin yapısında yüzde 75 oranında tuzlu su vardır.

İnsanoğlu binlerce yıl suyu, tuzu kutsamış çoğu zamanda tedavi amaçlı kullanmıştır.

Ancak hayatın sonu olabilecek kadar da dikkatli tüketilmesi gereken bir mineraldir aynı zamanda.

Tuz’un tarihine baktığımızda binlerce farklı kullanım alanı olduğunu, medeniyetler arasında

‘tuz savaşları’ yapıldığını, tuza hakim toplumların gelişip zenginleştiğini görebiliriz.

TUZ ÇEŞİTLERİ

Sofra tuzu

Tabii halde bulunan tuzun işlenerek bazı minerallerinden ayrılmış ve sodyum klorür

(NaCl) haline getirilmiş formudur.

Özetle sofralarımızda kullandığımız tuzdur.

Kaya tuzu

Yeraltında az veya çok derinlerden katı halde elde edilen tuzlar kaya tuzu olarak tanımlanır.

Kaya tuzları, deniz tuzlarının aksine kompozisyonlarına giren maddelerin oran ve çeşitlilikleri

bakımından daha zengindir.

Sofra tuzuna ek olarak farklı çeşitte mineraller ihtiva etmektedir.

Deniz-göl tuzu

Denizler dünyamızın en büyük tuz rezervlerini oluşturmaktadır.

Deniz ve tuzlu göl suyunda erimiş olarak bulunan maddeler; sodyum, klor,

magnezyum, kalsiyum gibi minerallerdir.

Himalaya tuzu

Himalaya kristal tuzu, yaklaşık 250 milyon yıl önce, kaya tuzunun oluşumu gibi,

bir denizin kuruması sonucu oluşmuştur.

Kaya tuzundan ayıran özelliğiyse, yüksek basınç altında kristalleşmesidir.

Yüksek basınçla kristalleşen tuzlar yoğunlaşarak oldukça ince bir yapıya dönüşmüştür.

Bu ince yapısından dolayı kristal tuz hücre içine hiçbir zorlanma olmaksızın girebilmektedir.


HANGİ TUZU TÜKETMELİYİZ?

Madem tabii tuzlar bu kadar sağlıklı neden işlenmiş sofra tuzu (NaCl) kullanıyoruz?

Öncelikle kaya tuzu üretiminin memleketimizde sıhhi şartlarda yapılıp yapılmadığını

tam olarak bilemiyoruz.

Hijyenik üretim yapan firmaların tuzlarını elbette tüketebiliriz ancak bilinen bir gerçek var

ki o da iyot yetersizliği olduğudur.

Türkiye’de rafine edilmiş tuzlara iyot eklenme mecburiyeti vardır ve kişilere iyotlu tuz

tüketimi tavsiye edilmektedir.

Ancak fazla iyot kullanmak da troid hormonlarının aşırı çalışmasına sebep olur.

Troid hormonlarıyla ilgili problemi olanların iyotsuz tuz tüketmesi lazımdır.

Bu sebeple tavsiyem; bir paket Himalaya tuzu kullanın, paket bitince, diğer sefere iyotlu bir tuz satın alın.

Böylece her ikisini de kullanarak vücudunuzu dengelemiş olursunuz.

Troid hastalığı şüpheniz varsa hangi tuzu tüketmeniz gerektiğiyle ilgili uzmanınızdan yardım almalısınız.

Su ve tuz birlikte insan vücudunun en mühim hayat fonksiyonlarını düzenler.

En mühim vazifesi, vücut sıvılarını dengelemesidir.

Tuz, vücudumuzda suyun tutulması, kas ve sinirlerin çalışması için lazımdır.

Ne kadar tuz tüketmeliyiz?

Yeterli miktarda su aldığımız durumlarda bile tuz eksikliğinden dolayı vücudumuzdaki su

miktarı tehlikeli bir şekilde normalin altına inebilmektedir.

Burada bahsettiğimiz etki tuzun içindeki sodyum (Na)’un özelliğidir.

Dolayısıyla tuz ihtiyacımızdan ziyade, sodyum ihtiyacımızdan bahsetmek daha doğru olacaktır.

Erişkin bir insanın vücut dengelerini koruyabilmesi için ihtiyacı olan günlük sodyum miktarı 1,5-2,5 gramdır.

Bu miktar 4-6 gram sofra tuzuyla karşılanabilir.

Sodyumu pek çok tabii besinden de sağlayabildiğimizi düşünürsek günlük ekstra tuz ihtiyacımız

yaklaşık bir çay kaşığının ucu kadardır.

Aşırı sıcaklarda, ateşli hastalıklarda, terleme ve idrarla, ishallerde dışkıyla su ve tuz kaybedilir.

Bu sebeple normalde kişinin tuz ihtiyacı azken, bu durumları yaşayan kişilerde tuz ihtiyacı fazladır.

Günlük 4-6 gramın üzerinde tuz tüketimi, hipertansiyon, kardiovasküler hastalıklar, böbrek hastalıkları,

diyabet, çeşitli kanser türevleri gibi pek çok hastalığa sebep olmaktadır.

Ayrıca fazla tuz tüketimi idrardan kalsiyum ve magnezyum atımını artırmakta bu da kemiklerde doku

kaybına ve beraberinde osteoporoza sebep olmaktadır.

Tuz ihtiyacının arttığı mecburi durumlar haricinde günlük tuz tüketimimizi azaltmamız pek çok

hastalığa karşı bizi koruyacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir