Kırkambar (Mide ve sindirim sorunu olanlar Ramazan’da nasıl beslenmeli)

Ülser, gastrit, reflü, spastik kolon gibi mide ve sindirim sistemi rahatsızlıkları olanlar Ramazan’da nasıl beslenmeli?

Mide büyük bir sosise benzer. Besinlerin bağırsağa geçmeden önce bir süre kaldığı bir tür torba diye tarif edilebilir. Midenin üç temel fonksiyonu vardır: Yutulan yiyecek için bir depodur; yiyeceğin hidroklorik asit ve pepsin gibi sindirime yardımcı sıvılarla karışmasını sağlamak için çalkalama yapar; vücuda yiyeceklerle giren birçok bakteri ve değişik mikroorganizmaları yok eder.

Reflüsü olanlar yemekten hemen sonra yatmamalı

İltihap kökenli (gastrit) ve diğer mide rahatsızlıkları sindirim zorluğu olarak tarif edilen bir seri bozukluğa yol açar. Midede şişkinlik, ağırlık duygusu, bulantı, geğirme, ağızda kötü tat ve koku, bazen yanma ve ekşime ile midenin olduğu bölgede ağrı görülür. Yine reflü de mide sıvısının yemek borusuna geri kaçması olarak basitçe tarif edilebilir. Bu durumda ise, sabahları ağızda acı bir tat, ağız ve boğazda oluşan aftlar, faranjit vb sağlık problemleri ortaya çıkabilir.

Mide fıtığı ve reflü hastalığı olanların yemek yedikten hemen sonra yatmamaları ve mide asidini artırıcı durum ve gıdalardan uzak durmalı. Uzun süren bir açlığın ardından birden çok fazla miktarda yemek yenilmesi rahatsızlık oluşturacaktır.

Sindirim problemi olanlar neye dikkat etmeli?

Gastrit ve peptik ülser:

Ekşime, yanma, kazıntı gibi yakınmaları olan gastritlilerin, uzun süreli açlık durumlarında bu şikayetlerinin arttığı görülmüştür. Bu sebeple bu hastaların da mide asidini artırıcı gıdalardan uzak durmaları lazımdır.

Kronik pankreatit:

Kronik pankreatit hastaları; açlık sonrası ölçüsüz yemek yememeli. Aşırı yemek mideyi aniden genişletebilir ve buna pankreas iltihaplanması eşlik edebilir.

Karaciğer hastalıkları:

Karaciğerdeki problem siroza ilerlemiş ise uzun süre açlık konsantrasyon bozukluğuna sebep olacaktır. Sirotik hastalarda, mide rahatsızlıkları da birlikte bulunduğu için, mide yakınmalarında artış gözlenir.

Kabızlık ve ishal:

Bağırsak hastalıkları umumiyetle kendini kabızlık ya da ishalle belli eder. Bunlar, crohn hastalığı, ülseratif kolittir. Diğer iltihabi bağırsak hastalıkları gibi günlük düzenli ilaç kullanım mecburiyeti, susuzluğa yatkınlık ve kronik bir hastalığa sahip olmanın getirdiği beslenme bozuklukları sebebiyle oruç tutarken dikkatli olmalılar.

Spastik kolon:

Spastik kolon adı ile bilinen "irritable bağırsak hastalığı" olanlarda ise; Ramazan boyunca manevi rahatlamanın getirdiği (endorfin isimli bir hormon salınımı) etki sonucu hastalık belirtilerinde azalma görülebilir. Kabızlık problemiyle ile karşılaşmamak için günlük sıvı alımı artırılmalıdır. Sıvı alımı, iftar ile sahur öğününde bol su tüketerek ve öğünlerde ayran, cacık, hoşaf gibi mailer/sıvılar alınarak çoğaltılabilir.

Böbrek hastalıkları:

Böbrek hastalığı olanların vücutta sıvı dengeleri ayarlanamadığı için bol bol sıvı almaları lazımdır. Bu sebeple oruç tutarken bu hakikati unutmamaları lazım. Diyalize giren böbrek hastaları ise doktorunun izinini almalı!

MİDE PROBLEMİ OLANLARATAVSİYELER

1) Yemeklerinizi yavaş yiyiniz ve iyi çiğneyiniz.

2) Yemeklerden sonra yatmayınız.

3) Hızlı ve aşırı miktarda yemek yemeyiniz.

4) Bilhassa kızartma, baharatlı, salçalı ve aşırı yağlı gıdalardan uzak durunuz.

5) Lüzumu halinde doktor kontrolünde asit baskılayıcı tedavi alınız.

6) Yemekleri ve içecekleri çok soğuk ve çok sıcak tüketmekten kaçınınız.

7) Yağlar, mide asit salgısını azaltıcıdırlar. Ancak diyet yağının artması başka hastalıklara (koroner kalp hastalıkları, kanser vb) zemin hazırlayacağından, aldığınız yağa ve miktarına dikkat etmeniz lazımdır. Aldığınız enerjinin yüzde 25-30’u yağlardan gelmelidir. Yağlardan zeytin yağı, ayçiçek yağı ve mısır özü yağı gibi nebatı yağları kavurmadan tüketmeyi tercih ediniz.

Süt tüketiminde aşırıya kaçmayın!

8) Yağda kızarmış/kavrulmuş etler, sucuk pastırma, sakatat, salam, sosis, salamura balık tüketmekten kaçınınız.

9) Bazı şahıslarda süt şekerine karşı intolerans görülmekte, karın ağrısı, gaz ve diyare (ishal) oluşmaktadır. Buna bağlı olarak; süt tüketiminde aşırıya kaçmamalı (1-2 su bardağı/ gün) ve yanında bir başka besinle (kabuksuz muz, kepekli ekmek vb) beraber tüketmeye itina gösterilmelidir. Bu tarz rahatsızlığı olanlar rahatlıkla "laktozsuz süt" tüketebilirler.

10) Kepekli tahıl ürünleri ve kuru baklagilleri (kuru fasülye, nohut, barbunya, mercimek vb) aşırı tüketmekten imtina ediniz.

11) Sebzeleri iyi pişmiş olarak tüketin. Ancak yemeklerin pişirilmesi sırasında yağı yakmamalı, bütün besinleri çiğden koymalı ve kavurmadan kaçınılmalıdır.

Ağrı yapan meyveleri diyetinizden çıkarın

12) Asiti yüksek meyve (portakal, mandalina, kivi vb) ve meyve sularını fazla tüketmeyiniz. Asitli meyveler dışındaki meyveleri (muz, elma, armut vb) kabuksuz olarak yiyebilirsiniz. Ancak bazı meyveler ağrıya sebep oluyorsa diyetinizden çıkarınız.

13) Tuz; mide duvarını menfi/olumsuz yönde etkilediği için mümkün olduğunca az tüketiniz, tuzlanmış salamura gıdalardan sakınınız.

14) Baharatlar, mide duvarında ödem ve harabiyet yapabilmektedir. Bu sebeple turşu, soğan, sarımsak, limon tuzu, zeytin, sirke ve acılı besinlerden uzak durmaya itina gösteriniz.

15) Kahve; içindeki kafein maddesi sebebi ile sindirim zorluğuna sebep olabilir. Ramazan süresince, su kaybına da sebep olacağından, koyu çay, kahve, neskafe içmeyiniz.

SERİNLETEN BİR TARİF:

Malzemeler:

* 2 lt su
* 4 poşet yeşil çay
* 2 poşet rezene
* 1 kg elma (kabuklarıyla)
* 10 dal nane yaprağı
* 2 adet kabuk tarçın n 5-6 adet karanfil
* 1 limonun suyu
* 1 yemek kaşığı bal.

Yapılışı: Bütün bu malzemeleri 10 dakika kaynattıktan sonra cam bir sürahiye süzüp buzdolabında soğutabilir, buz ilavesi ve limon dilimleriyle iftarla sahur arasında 5-6 bardak içebilirsiniz. Afiyet olsun. Hayırlı ramazanlar…

Banu Topalakçı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir