Kırkambar (MSG [ÇİN TUZU])


MSG NEDİR, KATKI MADDESİ / KORUYUCU MADDE FARKI

HİÇBİR KATKI MADDESİ YOKTUR"  İLE " HİÇBİR KORUYUCU MADDE İÇERMEZ"
ARASINDAKİ AYRIM VE MSG ( ÇİN TUZU) DENEN ZEHİR…

Knorr’un hazır çorbalarının üzerinde "hiç bir koruyucu madde ihtiva etmez" yazıyor diye alıyordum.
Özellikle son çıkardıkları çorbalar çok kolay yapılıyordu ve gerçekten de çok lezzetli oluyordu.
Bu maili okuduktan sonra hemen mutfağa gidip Knorr çorba paketlerinin
içeriğine baktım. Maalesef içinde MGS denilen madde var.

MSG NEDİR?..
Halim Vural
Biyolog İl Halk Sağlığı Lab.
Müdür Yardımcısı
SİVAS

—————

Bu msg denen illeti piyasalarda, daha masum bir ifade tarzı olsun diye ÇIN
TUZU adıyla satıyorlar.

Piyasada bazı dönerciler de bunu kullanıyorlar.
O kadar lezzetli oluyor ki, bir döner yiyecegine 2-3 döner yiyesin geliyor.

Ayrıca ithal olarak gelen bütün GIDA MADDELERİNDE BU MSG VAR
(Peyniri, eti, konservesi vs.)

MSG adında bir yiyecek katkı maddesi var. MONO SODYUM GLUTAMAT

Yiyeceklere katıldığında, o yiyeceğin tadının beyin tarafından güzel
olarak algılanmasını sağlıyor. Tatlı, tuzlu, acı fark etmiyor.
Hangi yiyeceğe katılırsa lezzetliymiş gibi geliyor. O yüzden gıda
üreticilerinin bir çoğu MSG’yi karlı olduğu için kullanıyorlar.
MSG ZARARLI MI ?
Bu madde Nörotoksin. Sinir hücrelerine zarar veriyor. Merkezi sinir
sistemi tahribatı ve buna bağlı olarak ALZHEİMER, PARKİNSON, HUNTİNGTON hastalıkları, SARA
(Epilepsi) Retinal dejenerasyon (Göz retina tabakası hasarı) Yağ birikimi,
doyma mekanizmasında bozukluk, obezite. Büyüme hormonu baskılanması. Pankreas hasarı, insülinde
artış, ve buna bağlı diyabet.
Böbrek ve karaciğerde ciddi hasarlar. Bu madde hamilelerde plasenta
bariyerini geçebiliyor, anne karnındaki bebek de aynı tahribatlara maruz
kalıyor.
Özellikle çocuklarımızın hatta büyüklerin de çok severek yediği
CİPS’lerde çok kullanılmakta. Hazır köfte harçları, Et suyu
tabletleri, Hazır çorbalar, Dondurmalar, renkli yoğurtlar ve benzeri bir
çok üründe var.
Şimdi diyeceksiniz ki, Madem bunca zararı var, neden kullanıyorlar?.
Küreselleşen dünyada, ticaret de küreselleşti. Küresel ticaret devleri
insaf, merhamet gibi duygularla asla çalışmaz. Onların amacı çok kar etmek, çok daha
büyümektir.
Bu mamuller, albenisi olan renklerde ve janjanlı ambalajlarda sunulur.
Televizyon, gazete ve duvar reklamlarında onlara sıkça rastlarsınız.
Sadece maddesel tadıyla değil, göze hitap eden yollar ile de beyinlerimize kazınır
adeta.
Basit bir hesap yaparsak, ucuz zannedilen bu ürünleri çok pahalıya
tükettiğimizi görürüz.
Mesela Cips. Semt pazarlarında 3 kg . patatesi 1 TL ye alabilirsiniz. Oysa
ki 50 gram CİPS 1 liradır.
Yani 1 kg . Cipsi, 20 ytl.den tükettiğimizin farkında bile değiliz.
Menfi-olumsuz etkileri de cabası. Bu mamulleri üretenler !….
*Kendi ürettiklerini asla yemezler, içmezler. Onların gıdaları organik ve
tabiidir.*

Gelelim genel sağlık boyutuna;
Son 25 yıla dikkatle göz atacak olursak, çocuk yaşta diyaliz cihazına
bağlı yaşamaya mahkum edilenler, çok küçük yaşta şeker hastalığı ile
tanışan çocuklar, obez çocuklar, asabi çocuklar,
9-10 yaşında buluğ çağına girenler, çeşitli sebeplerle engelli
doğanlar ve bu sayının memleket nüfusunun % 12’sine çıkması ve benzerleri…
Ve sizlerin de aklınıza gelebilen yeni hastalıklar.
Hastalıkları üretenler, ilaçlarını da ihmal etmediler maşallah.
Bu da madalyonun diğer yüzüdür. Karbondioksitli meşrubatlardan,
hazır gıdalara varana kadar bir çok yerde çeşitli ikazlar yazıldı, çizildi. Durumun
ciddiyetini anlayabilenimiz var mı?
Bu sorunun cevabı, tüketim miktarıdır.
Şimdiki eğitim sistemimiz endüstri, tarım, genel kültür alanında
yetersiz kaldığından, yeni nesiller tehlikenin farkında değiller.
Emperyalist devletler, egemen olmak istedikleri toplumun eğitimli
olmasını istemezler.
Onlar için mühim olan kendi halkları ve elde edeceği yeni sömürü
kaynaklarıdır.
Her yıl eskiyen ve azalan hayat kaynakları, küresel ısınma ile kuraklık
tehlikesi yaklaşan bir dünyada, küresel güç olan emperyalist devletlerin
acımasızlığının arttığı bir dünyada, dengelerin ve haritaların değiştirilmek istendiği bir dünyada
yaşadığımızı asla unutmamalıyız.
Dünyanın en güzel coğrafyasında yaşadığımızı da asla unutmamalıyız.
Gelin bu güzelim yurdumuza hep beraber sahip çıkalım.

YARIN ÇOK GEÇ OLMADAN !..

AYŞE ATAR
UNIVERSAL HOSPITAL BODRUM
Hemşirelik Hizmetleri Direktörü
Kalite Yönetim Temsilcisi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir