Muhsin Dağı’na… [25 Mart 2010 Perşembe]


 
Geçen sene bugün meydana gelen helikopter kazasında, Yazıcıoğlu’nun vefat haberi duyulduktan sonra yazdığım ilk yazımda şu cümleler vardı: “Fidan Ana’nın at üstünde cirit oynayan koçu, aşılmaz ‘ecel dağına’ tosladı! O dağın adı artık ‘Muhsin Dağı‘dır!..”

Sonraki gün “Nizam-ı Âlem’e mektup”ta; ismi “Muhsin Dağı”, “Beyaz ölüm” veya “Üşüyorum” olabilecek ciddi bir film yapılması, biletlerininse peşinen satılması teklifi şöyleydi:
Bu olağanüstü ve gerçek senaryonun çekimi hemen başlamalı, kabirlerin toprağı düzlenmeden… Hadi, bu iş tarihe geçsin! İnsanlar, bir film henüz çekilmeden biletlerinin nasıl kapışıldığını görsün… Çünkü bu konunun içinde “her şey” var: Türkiye’miz, Anadolu insanımız, son elli yılımız var. 70’li yıllar var. 6 yıl kaldığı hücreden çıktığında suçu hâlâ bulunamamış mahkûmlar var… Ve Muhsin Yazıcıoğlu’nun da önünde diz çöktüğü S. Ahmet Arvasi’nin tedrisinden nice anlatılacaklar var…

Bir sene geçti. Muhsin Dağı’nı hâlâ başka isimle ananlar var. Ve bir sene geçti, sipariş ettiğim bilet henüz gelmedi!.. Ve sevenleri hâlâ “Koca Reis”in yazdığı “Üşüyorum” ile ısınmaya çalışıyorlar:

Bir coşku var içimde bugün kıpır kıpır/Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum/Gözlerim parke parke taş duvarlarda/Açılıyor hayal pencerelerim/Hafif bir rüzgâr gibi süzülüyorum/Kekik kokulu koyaklardan aşarak/Güvercinler ülkesinde dolaşıyor/Bir çeşme başı arıyorum/Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp/Mis gibi nane kokuları arasında/Ruhumu dinlemek istiyorum/Zikre dalmış her şey/Güne gülümserken papatyalar/Dualar gibi yükselir ümitlerim/Güneşle kol kola kırlarda koşarak/ Siz peygamber çiçekleri toplarken/ Ben çeşme başında uzanmak istiyorum/Huzur dolu içimde/Ben sonsuzluğu düşünüyorum/ Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum/ Durun kapanmayın pencerelerim/ Güneşimi kapatmayın/Beton çok soğuk, üşüyorum…

…..
NOT: Reis’le üç arkadaşına, helikopterin pilotuna ve İHA’dan İsmail Güneş kardeşime rahmetler diliyorum…

Stop
Muammer Erkul
25 Mart 2010 Perşembe


NOT:
Yukarıda adı geçen ve geçen sene yayınlanmış olan iki yazımızın bağlantı adresleri aşağıdadır.
MUHSİN DAĞI isimli yazımıza bu adresi tıklayarak;
http://www.muammererkul.com/index.php?option=com_content&task=view&id=2047&Itemid=48

NİZAM-I ALEME MEKTUP isimli yazımıza da şu adrese girerek kolayca ulaşabilirsiniz:
http://www.muammererkul.com/index.php?option=com_content&task=view&id=2048&Itemid=48

.

 

7 yorum

  1. Cuma günü Sultanahmet’te yatsı namazından sonra Muhsin Yazıcıoğlu için mevlit okunacakmış… Anma töreni bir haftaya yayılarak kutlanacak.
    Bu gece ise herkes MUHSİN DAĞI’NA yola çıkıyor.
    Sonra Ankara kabri başında ve arrdından çeşitli şehirlerde anmalar, mevlitler olacak…

  2. Ben de üşüyorum iliklerime kadar Koca Reis’in şehadetinin üzerindeki esrar perdesi kalkıncaya kadar. Ben de üşüyorum Adam gibi Adamlar bu ülkede hak ettikleri değere kavuşuncaya kadar. Ben de üşüyorum Koca Reis’e Sivas’lının seçimlerde gösterdiği vefayı herkes gösterinceye kadar. Yerin dolmaz Makamın Cennet olsun Kabrin Nur ile dolsun…

  3. Gittiğin gün gibi üşüyorum.
    Yüreğim dayanmıyor namına dair iki kelimeyi yazmaya…

    Allah rahmet eylesin. İnşallah ahirette de birlikte oluruz.

  4. Kırmızı helikopteriyle bir gül gibi düştü beyaz karlar üstüne…
    Bir gül gibi dondu…
    “O dağın adı artık Muhsin Dağı’dır.”
    Ve Muhsin Yazıcıoğlu artık gönüllerde koca bir dağ kadardır…

    Gidenler gitti elbette ama, ben bu kazanın gerçek sebeplerinin de araştırılmasını; ihmallerin, kasıtların ortaya çıkartılmasını…
    Hiç değilse şimdiden sonraki “ADAM’lara” kalkacak ellerin kırılmasını da diliyorum bütün kalbimle…

    Ve Muammer abimizin yazdığı şekilde bir film elbette çekilmeli. İnşallah ilgili yerler hassas davranırlar bu konuda…

  5. Adanmış hayatların baş katibiydi. Allah rahmet eylesin.
    Şevket

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir