Nüfus planlaması [01 Nisan 2010 Perşembe]


İlkokuldan üniversite son sınıfa ne kadar gencimiz varsa, işte tam da bunlar kadar insanımızın, bugünlerde aniden “YOK” olacağı söylenseydi yirmi sene evvel… İnanır mıydınız? Ve bu söz, gerçek oluverseydi, ne yapardınız? Fakat GERÇEK oldu!
Düşünün ki 10 milyon genç insanımız içinde nice üstün zekâya, yüksek kabiliyete sahip olanlar; devlet adamları, siyasetçiler, yöneticiler; edebiyatçılar, sanatçılar, sporcular ve daha nice cevherler var… Elbette biliyorsunuz ki, ikinci bir on milyon doğum, bir o kadar daha mücevheri serpecekti bu topraklar üzerine!
Sorduk ya; birden yok olsaydı bu değerlerimiz! Yahut yirmi sene uzaktan bakınca, çok mu fark var; doğmuş olanları öldürmeleriyle doğacak olanların doğmasına mani olmaları arasında!..

Ben annemin 6’ncı doğumundan, hayatta kalmış 4’üncü çocuğuyum. Çoğunuz benim gibisiniz. Anlayın: Milyonlarca gencimiz içinde ne kadar cevher varsa; bir o kadar daha olacaktı eğer bir o kadar nüfusumuz olsaydı!..
“Besleyemeyeceğin çocuk yapılmaz” öğretileriyle büyüdük biz! İstikbalimize kast edildiğini anlamadık! Bedenden evvel rızkın yaratıldığını bile unuttuk! Dedemler ekmek bulamıyormuş; babamlar ekmeğine katık aramış; bizler sadece kitap bulmakta zorlanmıştık. Şimdi, isteyenin evinde ekmek makinesi, kütüphane, bilgisayar var… Bugün hangimizin, kendi çocuğuna; kendi çocukluğundan daha yüksek seviyede bir hayat sunma ihtimali yoktur?..

Öyle şartlandırılmışız ki; “nüfus planlaması” deyince TÜRK ÇOCUĞU DOĞMASINI ENGELLEMEK, diye algılıyoruz! Bu nasıl aptalca bir cehalet ve nasıl bir millî intihardır? Tarih sahnesinde var kalmanın yolu “hiç olmamaktan/doğmamaktan” nasıl geçebilir?
Beyefendiler ve özellikle hanımefendiler. Bu ülkenin bol bol “helâl çocuğa“ ihtiyacı var! Nüfus planlaması yapılacaksa işte tam buradan başlanmalı!

Stop
Muammer Erkul
01 Nisan 2010 Perşembe

 

12 yorum

  1. Canım Muammer’ciğim,
    Tek kelimeyle tam bir cinayet bu nüfus planlaması.
    Kim bunu destekliyorsa bilsin ki katıksız vatan, millet düşmanıdır!
    Dünyada ve Türkiye’de güya insanlığa hizmet maskesi altında nice böyle hıyanet şebekeleri, kurum ve kuruluşları var, saymakla bitiremezsin…
    Eline, diline, ömrüne sağlık, kalemine kuvvet versin yüce Yaratanımız.
    Yolun açık, işlerin kolay, huzurun daim olsun canım kardeşim.
    Allahü tealaya emanet olunuz.
    Ragıp

  2. Yazınızı bu defa biraz eleştireceğim. Bu vahşetin, düzensizliğin, zulmün olduğu devrimizde fazla evlat sahibi olmak güzel mi acaba? Rızk açısından hiç bir şüphem yok zira Mevlam RAHMAN ve RAHİM, lakin evlatlarımızı din-i islama göre yetiştiremezsek, ahkam-ı islamiyeyi layıkıyla veremezsek bir anlamı kalır mı fazla evladın. Lokman Hakim’in buyurduğu üzere “100 kitap okuyacağına doğru bir kitabı 100 defa oku” sözünden hareketle bu devirde onlarca evladın olacağına birkaç tane Ehl-i Sünnete tam riayet eden birkaç evladının olması daha ala değil mi. Cevap verirseniz sevinirim.

  3. Tam da zülf-i yare dokunmuşsun be abi…
    Hakikaten düşündürücü.
    Niyetlerimiz kirlendi bir kere. Onun için anlamak istediğimiz gibi anlıyoruz her meseleyi.

  4. O konu için de yazacaktım aslında.
    Ama buraya yazarsam yarım kalır, biraz bekleyin olur mu?
    Teşekkürler, yazdıklarınıza.
    M:)

  5. Ben birkaç kelam edecektim lakin abim konuşacaksa susar dinlerim. Muhakkak ki kelimelerin en güzelini seçip yazacak olan odur.

  6. Abi; tam da bam teline vurmuş, yine zülfiyara dokunmuşsunuz… :))

    Evet katılıyorum… Planlayalım ama helal ve bol çocuk…

    Selam ve saygılarımla;

    Kadir Çetin

  7. Helal çocuk… Bu gerçekten çok güzeldi, çok doğruydu. Allah gönlüne güç versin.
    Benim yazacaklarımsa sadece benle alakalı 🙂
    Ben bütün kadınların kalplerinden doğurduğunu sanıyordum.
    Sevda ile… Çocuk doğurmak büyütmek öyle bişey gibi gelir bana hep. Fazla romantik, fazla pembe, komik mi? Belki…
    İlle de anne olmak duygusunu tatmak için, yalnız kalmak korkusu ile aleme ben de doğurdum diyebilmek için, doğurmuş olmak için doğuran kadınlarla dolu ortalık!..
    Seve sevile, sevda ile helal çocuk dünyaya getirmek nasip olanlara; bin kere şükredin halinize, derim hep…
    Allahu teala ssyılarını çoğaltsın, amin.
    Sevgimle, duacınızım…

  8. Çok beğendim yazıyı. Notu görünce çok sert bir yazı olur diye tahmin etmiştim, ama tam tadında olmuş. 🙂

  9. Serdar beye katılıyorum. Bakacağın kadar çocuk sahibi olmalı insan. Sevgisiz, ilgisiz; dinini, milli ve manevi değerlerini bilmeden ve en temel ihtiyaçlarını karşılamadan çocuk yetiştirilirse o çocuk topluma faydalı olamaz. Okulda arkadaşları markalı giysiler giyerken yırtık ve su alan ayakkabılarla okula gelmek nasıl bir duygu? Bütün sınıf geziye giderken 1-2 masumun gidememesi nasıl bir acı. Evladını doyuramayan annenin izdirabı? Bu ülkede milyonlarca genç işsiz, üniversitelerin en iyi bölümlerini bitiren mühendisler 600 liraya çalışıyor? Bunlara ne diyeceksiniz? Mezun pek çok öğretmen boşta.

  10. Ben de Muammer abiye katılıyorum…
    Kemal bey, o bahsettiğiniz şartlarda, yokluk içinde olan ailelerin zaten en azından beşer-onar tane çocuğu oluyor. Esas, her türlü imkanı olanların ve evladına her türlü iş imkanını sunabilecek olanların bir tane, belki iki tane oluyor; işin ilginç yanı bu…
    Alperen

  11. Muammer Abi dediklerine tamamen katılıyorum, çok doğru söylüyorsun.
    Peki senin kaç çocuğun var?

  12. Bizim en büyük sakatlığımızdan biri de budur:
    Bir doğruyu duyarız.
    Doğruluğunu kabul de ederiz.
    Ama “sen yapıyor musun?” sorusunu ihmal etmeyiz.
    O (herhangi bir sebepten dolayı) yapmıyorsa, biz de yapmayız.
    Ve neticede, sadece “biz” kaybederiz bu soruyla…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir