Ramazan kuzularına -10- [12 Temmuz 2013 Cuma]

 

Hepimizin ibadetleri kabul ve makbul olsun…
Hem senin ve hem de sen gibi bütüün güzel kuzuların tuttuğu oruçlara, bool bol mükâfatlar versin Allahü teala…
Oruç hakkında bilinmesi gerekenler hem az, hem de öğrenmesi kolaydır: Oruca niyetleneceksin ve takvimlerde “imsak” diye yazan sahur vaktinden, güneşin batmasına kadar, orucu bozan şeylerden sakınacaksın.

Tam burada, sana bir incelikten bahsedeceğim. Basittir, çok kolay anlayacaksın…

Her günde üç vakit vardır: Güneşin doğuşu, batışı ve öğlen. Her üçü de birer “an”dır, tam olarak bilinir. İncecik makara ipleri gibi net, ayırıcı birer çizgidir.
Üç vakit daha vardır ki; ikindi, yatsı ve sahur vakti. Bunlarsa kabarık, daha kalın ve gevşek örgü iplerine benzetilebilir. Hani bir insanın uykuya dalış zamanı gibidir. Örnek olarak sen “şu saniyede uyudum” diyebilir misin?
İşte bu dikkatli olunması gereken zaman dilimine “Temkin Vakti” denir.


Eskiden temkin vaktinin başında, yani ezandan 15-20 dakika evvel yemek içmek kesilirdi.
Günün birinde, temkinsiz takvimler basılmaya başlandı. Bunlarda yazan imsak vakti, temkin vaktinin sonuydu.
Hâlbuki her ihtimale karşı dikkatli olmak; sanki bir mayınlı bölge gibi olan bu zaman dilimine hiç girmemek lazım…

Yemeğini yatmadan önce yiyen, sonra da “sahura kalkmak sevap” diye saatini kuran ve ezan okunurken (yani vakit bittikten sonra) bir yudum su içip tekrar yatanlar da var!
Bunlar başladıkları oruçlarını daha ilk dakikalarda bozup, sonra da akşama kadar aç durmuş olmuyorlar mı?

Şimdi sana bir soru: Temkin vaktine dikkat edenler ne kaybeder?
Saatlerini biraz erkene kurmuş olurlar sadece.
Peki ya temkin vaktini önemsemeyenler yanılıyorsa, bil bakalım kayıpları ne olur?

Kim ne derse desin, temkinli olanların ibadetleri güvendedir.
On beş yirmi dakika için bir günlük oruç, hiç riske atılır mı?

Stop
Muammer Erkul 
muammer.erkul@tg.com.tr
12 Temmuz 2013 Cuma