Rampadaki çocuklar(!) [11 Ocak 2002 Cuma]
Mümkün olsa da, hepimize; “Uzay gemilerinin istikametlerini belirlemeyi… Çıkış ve varış noktalarının tespitini… Açılarını hesaplamayı” öğretebilselerdi…
{*}
Karla kaplı bahçesinin, iki karış enindeki buz tutmuş uyduruk beton yolundan, düşüp de bir tarafını kırmadan, vişne ağacının arkasındaki helaya kadar nasıl gidip gelebileceğini düşünen adam için ne lazım ki; “kızıl gezegene nasıl gidilir?..”
Yani, ne için lazım; uzay gemilerinin mesafe ve açı hesaplamaları?..
…..
Şunun için lazım:
Şimdi gözümüze bakıp “fırlamak” için hazır bekleyen çocuklar;
kırk yıllık bir yolculuktan sonra…
bizim…
bilerek veya bilmeyerek…
kendilerine, bugünlerde yüklemiş olduğumuz programda belirli olan noktaya varacaklar da, onun için!..
{*}
Sapmalar olmayacak mı?..
Olacak!..
Sapmalar olabileceği için zaten programın “kusursuz” verilmeye çalışılması gerekmekte!..
{*}
Doğrular, dosdoğru verilmeli insana;
“Bilmemenin mazeret olmadığı” zamanlardayız!..
…..
Açılar; “acılara” doğru götürmesin diye gemileri, iyi yapılmalı hesaplar!..
…..
Bir kağıdın üzerinde, sadece bir cetvel boyu uzayan çizgilerde görülmese de iki nokta arasındaki fark;
Dünya ile ay…
Dünya ile Mars…
Dünya ile ahiret arasındaki uzun çizgide büyük bir fark yapar!..
…..
Değil mi?..
{*}
Karla kaplı bahçesindeki helanın buz tutmuş beton yolunda “tepinen” adam; “bana ne ki açılardan” diyebilir belki…
Ama sen; “bana ne acılardan” diyemezsin!..
…..
Çünkü sen, bilirsin;
Rampasından fırlamak üzere olan bir uzay gemisi gibi bekleyen çocuğun, senden program yüklüyor…
Sen bilirsin;
Şu an senin gözüne bakanlar, yarın senin verdiğin hedeflere yakın yerlerde olacaklar!..
Bunu bildiğin için de;
Bir sarhoş tabancasından çıkan serseri kurşunlar gibi boşluğa savrulan insan evlatlarına için yanar,
Değil mi?.
Stop
Muammer Erkul
11 Ocak 2002 Cuma
