Seyir Defteri – 1 Şubat 2012 (Benim karım..)

Herhangi bir zamanda herhangi bir yere kar yağabilir ve her yere yağabilen bu karlar herkesin karı olabilir.
İşte bu da, benim karım!.. 😉
Bugün (1 Şubat 2012 Çarşamba) çekilmiş fotoğrafları sizinle de paylaşmak istiyorum, tabi "kıskanan" olmazsa!

Günlerdir yağan kar İstanbulluları şaşkınlığa çevirdi. Her zaman olduğu gibi yağıp kesilmedi çünkü. Yağdı, yarın tekrar yağdı ve sonra tekrar ve tekrar… Ana yolların haricindeki sokaklarda kalan arabalar bile yapışıp kaldı bulundukları yere. Benimki de bunlardan biriydi, zincir mincir uğraşmamak için bıraktım olduğu yerde.
 
.

Penceremden gördüğüm kar manzaraları…


Sitenin bahçesi

Aşağıda gözüken seranın bahçesindeki eve zoom…

Çubuklu iskelesi yönü…

Kar gene başladı  🙂

Artık dışarı çıkmanın zamanıydı…

Sitenin bahçesinde biriyle tanıştım…
Onu ilk defa görüyordum, ismini sordum söylemedi!

Fakat benden çok hoşlandığına emindim. 
Aramızda ani bir muhabbet hasıl oldu 😉

Elimi elinin üzerine koydum…

Biraz daha ince olmasını tercih ederdim ama, sanırım bu onun elinde değildi.
Rejim yapacağını, beslenmesine dikkat edeceğini umarak…
..yanak yanağa ilk pozlarımızı çektirdik…

Fotoğraf sanatçımız E.S. bir de boy resmimizi almak istedi.
Komşulardan biri "Ben dün de bunu görmüştüm, bugün boyu kısalmış" dedi…
Başka biri "Bu ne zaman gelinlik giydi böyle, duvağı bile var" dedi…

Bu da yârimin vesikalık fotoğrafı, cepheden…
Beğendiniz mi?..
Biraz üzgün gibi ama sanırım yabancılık çekiyordur, o yüzden…


Kardan hanımı yukarıda bıraktım, çünkü o yokuşta kaymaya gelmek istemedi. Ben de günlerdir pencereden gördüğüm ve çocukların vızır vızır kaydığı koskocaman siyah çöp torbasını ele geçirdim. Oturdum üstüne, önden ucunu tuttum ve saldım kendimi buzun üstünden…
 
.
İlginç bir an; insan (özellikle ilk kayışta) içindeki bütün küçük kemiklerinin birbiriyle çarpıştığını ve organlarının birbine dolaştı tı ğı ğı ğı nı nı zan zan nediyor…
Ohh, yokuş bitti!
Bir süre düz karın üstünde oturdum.
Başka kaymam dedim.
Arkamı döndüm, ama yokuşa doğru koştum…
İkinci kaymada gene artık kaymam dedim, ama kaç defa kaydığımı hatırlamıyorum. Torbayla, bir plastik kapakla filan…
Unuttuysanız mutlaka tekrar hatırlayın bu tecrübeyi.
Fakat bir yerinizi sakatlamayın ve bunu becerirseniz sakın bana kızmayın!


.
.


.
.
Sonra karlar arasında yuvarlanmaya geldi sıra.
İyi ki yalnız değilim ve sitenin bütün çocuklarını Hakan safari jipine bindirip ormana fotoğraf çekmeye götürmüş…
Kayma alanları bize kaldı yani…


.

Alın size bir kar topu daha.
Bu imzasız :)))
Fakat fotoğrafta elime bakıyorum da şimdi, kırmızı eldiven giymiş gibi olmuş, kıpkırmızı…



Dondu ellerim yahu!
(Ama eldivenle de kar oynanmıyor ki, değil mi? Tadı çıkmıyor!.. )



.
Tam eve girerken baktım ki Hakan çocukları getirmiş.
Bakın şimdi bayılacağınız bir araba bu; hem de Avustralya yol uyarısı var üzerinde.
Bir de kanguru ayak izleri!..

Bu kış/kar uzun yıllar hatırlanır sanırım.
Haydi artık; "evli evinee, köylü köyünee" denirdi eskiden, dağılırken…
Sizler de eve gidip ısının bakalım!

Sevgiler selamlar.
M:)))



9 yorum

  1. Harika oldu bu kar, nimet bereket ve keyf…
    Çok güzel hakkını vermişsiniz abim :)) bir kayma işini yapamadım…
    Çook şükür Mevlaya verdiği her şey için..
    H.EKİZ

  2. İzmir de nihayet gördü kar yağışını. Lapa lapa atışlar zemine doldurdu. Sabah herkesin yüzü gülüyordu. Sanki İzmir’de değildik.
    Sanki başka bir şehirde tatildeydik hepimiz:)
    GÜLLAÇ

  3. Ooo, yeğenim ne çabuk gönül kaptırdın?
    Bak sana bir abi olarak söyliyeim; bu karın seni yarın terk edecek.
    Belki de senin aşkınla kilo vereyim derken 🙂 ERİYİP GİDECEK.
    Zaten pek de güleryüzlü değil, soğuk yüzlü bir hâli var.
    Sen gene erimeyecek olanların gönlünü al, e mi?…
    A.RAİF ÖZTÜRK

  4. Küçüksu’daki evimize gelen hani o küçük çocuk var ya hiç büyümemiş. İyi ki de büyümemiş. Hep içindeki çocukla beraber yaşıyor, ne güzel.
    Sevgiler dolusu sevgilerimi gönderiyorum hani o küçük çocuğa…
    Birsen ablan.
    Ablan diyorum çünkü ben de 71 yaşında bir çocuğum hala…
    BİRSEN YENER

  5. Bizler de yaşamış gibi olduk.
    Teşekkürler…

    🙂
    Z.Öner

  6. Fotoğrafları yeni gördüm 🙂
    Bizim buranın karından bayağı farklı
    Kardan adamı da kardan hanımı da 🙂
    Yaa yıllar sonrası bizim memleket de kar gördü.
    işte on yılda bir görünce kar bizim kardan adamlar çok tipsiz oluyooor
    ne yapsın bizim memleketin genci 15 yaşında ilk kardan adamı çalışmalarını yapıyor bir dahasını çocuklarıyla birlikte yapıyor 🙂
    Bir dahakine soğuklara çıkamayacak yaşta oluyor:)

    Bizim kârımız Muammer Abimiz ve sevgi sitemiz 🙂
    haberlerde çile olarak gördüğümüz karın zevkini ve sanata dönüşümünü gösteriyor bize 🙂

    MustafaMetin

  7. Başta amcam oğlu olmak üzere hepiniz çok iyisiniz, tebessüm ettirdiğiniz için teşekkürler :))

    Mehmet Erkul

  8. Hepsi çok hoştu teşekkürler bizlerle paylaştığınız için, resimlerinizi çeken kişiye özellikle teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız efendim.

    EMİNE KUŞOĞLU

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir