Seyir Defteri – 26 Ekim 2008 (26 Ekim veya Zamanın Kırılma Noktası)

 

 

 

 

 


26 Ekim

veya

Zamanın Kırılma Noktası

İnsan, doğduğu günde ne kadar sevinir?
Bilmiyorum… Artık unuttum! Fakat, doğduğum gün, "ben doğdum diye" sevinenler olduğu için seviniyorum.
Bu, harika bir duygu; yani sen doğdun diye birilerinin seviniyor olması…
Elbette yaşadınız sizler de, ama hepinize daha da çoklarını yaşamanızı diliyorum.

 

İnsanın kendi elinde olmayan iki tane tarih var ki, insan yine bu iki tarih arasından sorumlu: Doğduğun gün ve öldüğün gün!
Tanımla deseler; "şaşkınlığın doruk noktası" derim bu gün için!..

İnsanın kırılma noktaları vardır, zamanın kırılma noktaları vardır!..
Bazen de kâinatın koca bir odun gibi sırtında kırıldığını hissedersin, tam da en mutlu olduğunu sandığın gecenin sabahına karşı;
İçinin ilk yanışını hissedersin yine aynı saatte, ilk acemi çığlığını, ilk sıcak gözyaşını…

 

Bir balığın nasıl zıpkın yediğini iyice biliyorum ben; ve nasıl çaresizlikle kıvrıldığını acısının üstüne doğru!..
Vurulmuş bir balık olmanın en tuhaf yanı ise;
..gözyaşının o la ma ma sı !
Bilmez kimse çünkü, bilse göremez, görse anlayamaz, anlasa söyleyemez, söylese dinletemez kendini:
Bir balık ağlayamıyor mudur, yoksa içinde mi yüzüyordur gözyaşlarının?..

Bir sofra konmuştur önüne, evet tatlıdır ama her lokmanın üzerinde hançer tadında biberler!..
Pastanın üzerinde saksı biberleri; doğumun üstünde ölüm haberleri; gülümseyen yanaklardan süzülen gözyaşları!..

 

Sanki doğduğum günden beri biliyordum, ne kadar çok işim olduğunu…
Ve biliyordum bir balkabağının kılıçlarla soyulduğunu!..
….. 
Bilmediğim veya unuttuğum; bir insanın doğduğu günde ne kadar sevindiği?
Fakat, doğduğum gün, "ben doğdum diye" sevinenler olduğu için gerçekten seviniyorum.
Bu, harika bir duygu, çünkü tersi de olabilirdi!

 

İşte okuduğunuz yazıyı bunun için yazdım.
Telefon mesaj kutuma, Ziyaretçi Defterimize veya elektronik postalarıma gelen (ve gelecek) doğumgünü tebrik mesajları burada toplansın diye…
…..
Ve her birinize çok teşekkür ediyorum; yıllardır beni anlamayı seçtiğiniz için, yazdıklarımı anlamlı kıldığınız için, bu uzun yolculuğumda beni yalnız bırakmadığınız için, ve hatta vâr olduğunuz için ve yâr olduğunuz için…
Bana verdiklerinizin, kişiliğime kazandırdıklarınızın kat ve kat fazlasını sizler için diliyorum…
…..
Özet olarak; kalbimdesiniz, dualarımdasınız…
Sevgimle…

M:)

 

 

——————–
İ L A V E :

Bu yazının yorumlarının 27.sinde (3. sayfada) bahsettiğim bir fidan vardı ya… Uzun zamandır peşinde olduğum "İSTANBUL HURMASI" fidanı, yani… İşte onu dikerken çekilen resmim!..
Eklemesek olur muydu hiç bu yazının altına; öyle değil mi?

26ekim08_istanbulhurmas

Aşağıda ise; yanında durduğum (ve arkamda kalanlarla toplam üç tane) ladin çamını da yine 26 Ekim’de dikmiştim, yıllar önce. Şimdi epey büyüdüler.  Onları toprağa dikerken çekilmiş resimleri de bulursam, onları da eklerim buraya…

26ekim_aac

 

 

 

59 yorum

  1. Beni de ağlattınız işte şimdi.

    Doğduğunuz güne güller ekilmiş/
    Kokusu bugüne gelmiş çok şükür/

    Devam edemiyorum işte şimdi.
    Belki daha sonra devamını da yazarım.

    Yeni yaşınız hayırlı olsun Muammer Erkul.
    Sevgiler bıraktım…
    Dualarımla selamlar…

    SULTAN YÜRÜK

  2. Author

    Bu sene de ilk kutlayan ben olmak istedim. Nice mutlu yıllara doğum günün kutlu olsun. Sağlık mutluluk ve huzurla:-*

    NURSAL

  3. Author

    Dolabımı karıştırdım biraz, yarın ne giysem diye… Doğduğun güne en çok mavi elbisem yakışıyor… Açık mavi üstüne beyaz çiçekler:-)
    Anneciğimin doğum günümde aldığı gümüş bileziğimi de takayım yarın…
    Süslü püslü olayım:-)

    A…

  4. Author

    Saçları, Ekim’in YİRMİALTISINDAKİ çınar yaprakları tonunda, ve gözleri Marmara Denizi renginde olmasa da bu esmer kadın Doğum gününüzü kutlamak istiyor. Yeni yaşın hayırlı olsun Güzellik.

    MELTEM

  5. Author

    Doğumgünün kutlu olsun, yeni yaşın hayırlı olsun canım… İyi ki varsın… Hep var ol inşallah… Sevgiler… Dualar…

    S…

  6. Author

    Gönlünün hiç solmaması dileğiyle, mutlu seneler. İyi ki doğmuşsun ve iyi ki seni tanımışım…

    YILDIZ

  7. Author

    Bugün dualarım anneciğin için…
    İyi ki doğdun, iyi ki varsın kalbim benim…

    AYŞE

  8. Author

    Teşekkür ederim…
    Sonsuz alemde hep beraber yaşarız inşallah sevgili Karanfil.
    Bak ben de Karanfil dedim :-)))

    Resim konusuna gelince benim kadar resmi yayınlanan var mı yahu şu yazarlar arasında. Kim isterse istediği resmime bakıyor… Ben siteye her ay bir kaç tane yeni çekilmiş resmimi koyuyorum; elime bir davul geçirdikçe, kaplumbağa yavrularını yakaladıkça, herhangi bir geziye gitikçe…
    Ayrıca Türkiye Çocuk Dergisi’nde yılda 12 tane 4 sayfa dolusu resmim çıkıyor… Yeditepe Gazetesinde her hafta bir sayfa çıkıyordu…
    Yeşilay Dergisinde özellikle uzun saçlı bir resmimi kullanıyorlar…
    Gazetede ise o resim çıkıyor…
    Sitedeyse bu resim çıkıyor…
    Hiç birinde ben ısrar etmiyorum yani illa bu resmim çıksın diye…
    Ayrıca isteyene başkalarını da gönderiyorum, biliyorsun…

    Aslına bakarsan çok da bayılmıyorum her yerde şu suratı görmeye… İster misin, sileyim bütün sitedekileri, eski zaman edebiyat dergileri gibi olsun sitemiz?..
    :-)))

    MUAMMER

  9. Author

    Yarın yazma fırsatı olmazsa diye bugünden yazıyorum…
    Bir de; “Sen İstanbul Olsaydın”ın altına yazamadığım şeyler için yazıyorum… 🙂
    Ben yazayım da, sen kırparsan kırp…
    🙂

    Yarın gerçi ama doğum günün kutlu olsun abiciğim. Söylemeseydin de, biz gece 12.00’den sonra başlardık kapını çalmaya… 🙂 Evinin kapısını çalamazsak da n’olmuş yani, gönlünün kapısını da mı çalamayız?.. Hem de gümbür gümbür çalarız… 🙂

    Bu yılın başında yaşın 18’di… (Hatırlatayım da, birbirini tutmayan bir cevap vermeyesin meraklılara… 🙂

    Bir de şu güzelim resimlerin yok mu, çok yanıltıyor bilmeyenleri… Senin nerdeyse yarı yaşında olup da, “şu çocuğun yazıları…” diye bahsedenlere şahidim…:-) Ama biraz da kızıp, düzeltiyorum hemen (buna da sen kızacaksın belki:-)…
    O sizden büyüktür, deyince “YAAAAA?!..” deyip bir daha, bir daha bakıyorlar resmine…
    :-)))

    Nice nice birbirinden güzel yıllara inşallah… Ama en büyük dileğimse, “benden sonraya kalman”… 🙂
    Bu dileğimin sebebi anlaşılır sanırım ama, sevilenlerin olmadığı yerin ne kıymeti olur ki?..

    Herkese sevgiler, selamlar… 🙂

    KARANFİL

  10. Author

    Ekimin 26’sında bir güzellik gelmiş dünyaya, etrafına güzellik saçarak. Ailemizin reisi, hâne sahibimiz, biraraya toplanma vesilemiz, kıymetlimiz…
    Nice mutlu yıllara!
    Doğum gününüz kutlu olsun.
    İyi ki varsınız!.. 🙂

    ŞAHİKA

  11. Author

    Doğum günün kutlu olsun… Geçen sene de 16’sında kutlamıştım 🙂 Eski mesajlara baktım da pek girişkenmişim… Ama sen de burnundan kıl aldırmamışsın 😀 Hakkını helal et. Ama ben senin yardımınla iyi oldum hastalığımdan…
    İyi ki doğdun :*

    MELİKE

  12. Author

    Kıymetli Muammer Erkul

    Yaş gününüzü tebrik eder, bütün yakınlarınızla ve sevdiklerinizle birlikte sağlıklı ve hayırlı nice mutlulukları idrak etmenizi dilerim.

    NUH ALBAYRAK
    (Türkiye Gazetesi Genel Yayın Müdürü)

  13. Author

    MUUUTLU YIIILLAAR SAAANAAA, MUUUTLU YIIILLAAR SAAANAAA, MUUUTLU YIIILLAAR SAAANAAAAAAAA :-))) Sevgilerle canım abiciğim…

    HİCRAN SEÇKİN

  14. Author

    Doğum günün kutlu olsuuuunnnnn…

    GÜLSÜM

  15. Author

    Doğum günün kutlu olsun. Nice mutlu yıllara!
    Yorum yazayım dedim, beğenmedim…
    “Sen İstenbul olsaydın” çok yakışmış 26 Ekim’e…
    🙂
    İyi ki varsın!.. 🙂

    Ş.A.

  16. Author

    “Çocuktum ufacıktım
    Top oynadım, açıktım…”

    Çocukluğun bu kısımlarının hala yakamızdan tuttuğu vakitlerde okumuştum Sen İstanbul Olsaydın’ı…
    Tüm yazılarınız birbirinden değerli bizim için… Ama Sen İstanbul Olsaydın farklı…
    Büyüyen her yaşımla birlikte farklı anlamlar yükledim yazıya. Yol aldım, kendimce…
    Ve vardığım son durak aslında bîhaber olduğum yola ilk çıktığım, yolumu aydınlatan ilk durakmış.

    Bu yazınıza dair ne yazsam az kalır, aciz kalır…
    Bu sebeple ekte bir dosya var söylenebilecek en güzel sözlerin söylendiği, sizde de vardır ama ben bir şey yazmamak adına [ki iyi ki yazmadım :-)] onu gönderiyorum çünkü “kelâm-ı kibar, kibârı kelâmest” demişler…
    Hem de yarın Ekim’in 26’sı, hüzünlüsü…

    Allah-u Teala’ya emanet olunuz.

    T. KARABEY

  17. Author

    Selam ve Dua ile;

    Sene devrini yaptı…
    Takvim yaprakları eksilirken… Geride bırakılan kilometre taşları çoğaldı…

    Ekim 26’sını gösterdi…
    Dünya’ya gelmenize vesile muhterem anne ve babacığınıza…
    ceddinize…
    Sizi yetiştiren muhterem dedenizden
    tüm hocalarınıza…

    Okuduğunuz kitapları yazanlara size tanıştıranlara…

    Yüce Rabb; gani gani rahmet mağfiret bereket iki cihanda da azizlik ihsan eylesin…

    Sizde Muammer ismini bulunduran yüce Rabb ömrünüzü de muammer eylesin… Sevdiği kullar arasına isminizi “KUL” olarak kayt eylesin…
    Sevgilisi olma mertebesi Peygamberimizin kevseri başında “ER” eylesin…

    Ömrünüz boyunca evlatlarınızın sevdiklerinizin lezzetlerini size sevinç eylesin…

    Yeni yaşınızı mubarek eylesin…
    Doğduğunuz gün kutlu ve mutlu olsun…

    Size samimi olarak söyliyeyim… Siz benim hayatımdaki dönüm noktalarındansınız…

    Ve daha ne diyebilirim ki?..

    Ve Ekim 26’yı bir tek size diyebilirim ve tek siz anlayabilirsiniz, demek isteyip de söyleyemediklerimi…

    Ekim 26 bir sır…
    Benim bittiğim gün doğduğum gün… Kaybettiğim ve dahi kavuştuğum gün…
    Ekim 26… Bir kılınçın kınından sıyrılışı… dünya esaretinden kurtuluşu… alimin gidişi… alemin bitişi…

    Rabbim Yaptıkları hizmetleri kendi ikramıyla şereflendirsin… Onların ve onları yetiştiren mübarek pek şerefli silsilenin her an derecelerini yükseltsin… Bizleri de şefaatlerine kavuştursun… Bıraktıkları eserlerin.. Esiri olmayı, anlama mertebesine ulaşmayı nasip eylesin…

    Eyüp sırtlarına giderseniz… bizlerin de selamlarını iletiniz…

    Onların bu fani dünyada yaşadığını öğrenmiş olmak dahi bizim için bir şeref… Onların isimlerini teleffuz etmiş olmaktan… Onların ve yetiştirdiklerinin isimlerini bizlere ulaştıran siz abilerimle tanışmış olmaktan dolayı Rabbime daim hamd makamındayım…

    Dua ve dua ve dahi nasihatleri eksik etmeyin bizlerden…

    Sevgim ve Hurmetle…

    MUSTAFA METİN TAMER “Bir ömür talebe”
    Turgutlu/Manisa

  18. Bugün kulağın seste olsun Muammer’cim! Çünkü bugün öğle saatlerinde senin için dokuz pare top atışı yaptıracam Rumeli Hisarı’ndan:-))) Talimatı verdim, yurdumuzda ve Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde günün mana ve önemini belirten gösteriler düzenlenecek senin için:-)))
    Evinin önüne kılıç kalkan ekibi gelecek ve yeni bir güne kılıç kalkan sesleriyle uyanacaksın. O sesleri duyunca “hayrlara karşı gelsin inşallah” deyip yatağından fırlayacaksın.:-))) Kılıç kalkan ekibinin önünde ben olacağım. Günün mana ve önemini anlatan bir konuşma yapıp,”Muammer sen iyi ki doğmuşun yahu” diyeceğim.:-)
    Ayrıca bu sene pastaya kaç mum dikeceğimizin geniş bir özetini anlatacağım eşe dosta:-)))

    Doğum günün kutlu olsun, iyi ki doğdun iyi ki varsın yani:-) Sen olmasan beni terlikle kim kovalardı ama, öyle değil mi?:-)))

    AKIN

  19. Sakın resimlerini falan kaldırma abi, inan eski sanatımı icra eder sana öyyyle bi küserim ki… 🙁 Hem niye kaldıracaksın ki, senin güzelliğin aldatıcı değil ki… Yani için güzel olmasa da, dışın güzel olsa; evet o zaman insanların aldanmaması için kaldırırdın… Ama senin rûhunun güzelliği de yansıyor güzel yüzüne…
    Eğer bi kaldır; siteye bilem zor uğrarım… 🙁

    🙂
    İşşte şimdi kendimi “karanfil” gibi hissedebilirim… Çünkü ismim abiciğim gibi bir makam tarafından tescillendi… :-))) Artık çoook daha fazla seviyorum ismimi… 🙂

    Nufüs kâğıdımdan da mı değiştirsem naapsam… :-)))

    KARANFİL

  20. Elde bilgisayar ve evde de net varsa;

    Şimdi biz bu sayfalara bir şeyler yazabiliyorsak;

    Evet; Türkiye Gazetesi’nde de güzel köşe yazılarını okuyabiliyorsak…

    “Sitemiz” sayesinde, birbirlerimizin acılarını ve sevinçlerini paylaşabiliyorsak…

    Ve o “müptelası” olduğumuz sitemizi açtığımızda, yaşlanmayan, acıkmayan, kızmayan, saç ve sakalları hiç uzamayan ve sıcak tebessümüyle bizlere “Merhaba” diyen, bir dost ile karşılaşabiliyorsak…

    Ve de; nice güzelliklere ve iklimlere yelken açmamızı sağlayan, bizlere “pusula” ve “yol levhası” olan, enfes yazılarıyla, karanlıklardan aydınlıklara yol bulabiliyorsak!…

    Bilin ki “Muammer Erkul” diye birisi doğmuş bu gün… Ama ne kadar yıl önce onu bilemem… (Biliyorum da söylemem…)

    İyi ki doğmuşsun be Abi…

    …..

    “MUAMMER ERKUL’A”

    Sevgi anlatılmaz, yaşanır derler,
    Nefisten sevmekse, her kulun işi.
    Gönülde yeşerir, gerçek sevgiler,
    Nakşetmek, Muammer Erkul’un işi…

    Gerçek sevgi Allah için olandır,
    Gerçek aşık, hakikati bulandır,
    İhlas ile olmaz ise sevgiler,
    Hem vallahi, hem billahi yalandır.

    Helal olsun aşk adamı Erkul’a,
    Aşkı bilmek nasip olmaz her kula
    Sever ise bir kulunu Rab’bimiz;
    Tanıtırmış, çok sevdiği bir kula!..

    Kadir Çetin/Nazilli/Şubat-08

    Çok sevdiğim, ağabeyim, sevgili dost, güçlü ve güzel yazar, çizer, yüzünden tebessümü hiç eksik olmayan, yüreği sevgiyle dolu ve paylaşan, köşe yazarı, kitapları olan, biricik insan Muammer Erkul’a sevgi ve saygılarımla…

    Doğum günün kutlu olsun…

    KADİR ÇETİN

  21. İyi ki doğmuşsun yoksa kim;

    *Bize bu kadar güzel yazılar yazacaktı?
    *Aşklarımızı bile bizden daha güzel cümlelerle anlatacaktı?
    *Bize kedilerle, köpeklerle, kazlarla, kaplumbağalarla ve diğer tüm hayvancıklarla ilgili bir sürü güzel ve komik olay anlatacaktı?
    *Birçok kez kızsa bile bize hiç sırtını dönmeyecekti?
    *Tek bir faydalı kelime öğrenebilmemiz için sürekli çalışacak çalışacak ve yine çalışacaktı?
    *Sağlığını hiçe sayıp kendini Allah için insanlara adayacaktı?
    *Herkese Beykoz’u tanıtacaktı?
    *Hiçbir fotoğrafını beğenmeyip de kendisinin daha yakışıklı olduğunu iddia edecekti? (Yok bunu yapmadı, ben uydurdum şimdi 🙂 )
    *Türkiye ekonomisine, bu kadar balık-ekmek yiyerek onca katkıda bulunacaktı?
    *Kim bu kadar çok gezecekti ve gördüğü yerleri bize anlatacaktı?
    *Kimin kestaneli pastasına bu kadar çok mum dikecektik? 🙂
    *Kim ama kim bizi bu kadar çok sevecekti ve biz kimi bu kadar çok sevecektik?

    Daha o kadar çok “kim”li cümle geliyor ki aklıma… Fakat daha fazla uzatmayalım yazıyı. Nice senelere efendim, iyi ki doğmuşsunuz…

    GÜLSÜM KAĞIT

  22. Sevgili yazarımızın yeni yaşı, hepimize hayırlı olsun 🙂

    SULTAN GÜL

  23. Author

    İyi ki doğdun Canım benim:-) muckks…

    EBRU

  24. Author

    Doğum günün kutlu olsun…

    Y.SEÇEN

  25. Author

    İki kız kardeşimi hazırlayıp (özellikle içini çekip duran küçüğünün saçlarını tarayıp kurdeleler taktıktan sonra) ellerinden tuttum. Harmantepe’nin bizim için çok ama çok dik yokuşundan aşağı indik.
    Şişe Cam Fabrikası’nın arkasında, pencereleri hariç her yeri sarmaşıklarla kaplı olan hastane binasının kapısı önünde durduk.
    Görevli niye geldiğimizi sordu.
    Beşinci yaşındaki küçük kardeşim ağlayarak içini döktü:
    “Annem bize erkek bi kardeş almış, beni artık sevmezlermiş!..” Dedi.
    Kapıdaki adam kardeşimin yeşil gözlerinden süzülen yaşlarını sildi, sarı saçlarını okşadı ve gülümseyerek bizi içeri aldı…

    Karşımdaki yatakta annemi ve yanında yatan saçsız bebeği gördüm.
    “Kardeşim mi?” Dedim.
    “Evet” Dedi.
    (Sanırım onu, endişe ettiği kadar güzel bulamayınca kızkardeşim de ağlamayı kesmişti…)

    İşte o gün (26 Ekim) bu günkü tarihti…

    Nur içinde yat anneciğim.
    İyi ki doğdun güzel kardeşim…

    MAKBULE

  26. Author

    Şu an bahçedeyim…
    Şu an aklıma geldi şu anki durum:
    Ve durum şu:

    Yıllardır peşinde olduğum bir fidan vardı. Uygun bir kök tutturulması ve aşı yapılması lazım geldiğinden zaman ve takip ve biraz da naz çekmek istiyordu…
    Akçakoca tarafından geldi sonunda bir torba içinde, köklü olarak (iki hafta kadar önce) üç karış boyunda bir aşı…
    Önceki akşam buraya geldik birlikte…

    Biraz sonra, İstanbul’a doğru yola çıkmadan onu dikeceğim ama…
    Şimdi aklıma ismi geldi, ne fidanı olduğu yani…

    Artık bahçede bir İSTANBUL HURMASI olacak, hem de 26 Ekim’de dikilmiş…
    Nasıl da denk geldi…

    Ben olmasam da su verin fidanımıza, büyüsün, turuncu güzel meyveler versin…
    Sevgiyle gülümsesin dünyaya ve insanlara…

    MUAMMER

  27. Muammer abicim; yeni yaşınız yaşadığınızin yıllardan daha güzellerinin ilki olsun. Size sevdikleriniz ve sizi sevenlerle birlikte tertemiz ve hayırlı bir ömür diliyorum. Size bir doğum günü hediyesi veremiyorum şimdi, ama sizin cennette Efendimiz’e komşu olmanız en kalbi duamdır bugün.

    ASLI

  28. Her doğum günümde, ve tanıdık doğum günlerinde sizin şu sözünüzü hatırlar ve hatırlatırım sevdiklerime…

    “İyi ki doğmuş olmak, iyi ki doğmuş olduğunuzun söylenmesidir… Ama başkaları tarafından…
    Sizin ölümünüzün ardından..”

    Şimdi bu hatırlama sırası size geldi:-)…

    Hatırlattıkların için…

    Çok yaşa sen abicim…

    Saadet-i dareyn olsun tüm hayatın…

    Vesselam…

    HALİDE

  29. Hayrolsun, hayrolalım…

    Bir göl;
    “Ben su tutmam. Çevremdekileri sulamam” diyorsa, nasıl “göl” olur adı…
    …..
    Veya su tutmayan, susuzları kandırmayan o göl, neden var?..
    …..
    Yahut bir kova;
    “Su taşımam” diyorsa… Bir bardak;
    “Ben suyla dolmam” diyorsa!..

    {*}{*}{*}

    Bir bıçak;
    “Ben dilimlemem ekmeği. Soymam elmanın kabuğunu” diyorsa, nasıl adı “bıçak” olur…
    Veya ekmeği kesmeyen, meyveyi soymayan bıçak, neden var?..
    …..
    Yahut çekiç: “Çakmam, kırmam, vurmam” diyorsa… Bir çivi;
    “Ben çakılmam” diyorsa!..

    {*}{*}{*}

    Bir kamyon;
    “Yüklenirsem yorulurum” diyorsa, o nasıl “kamyon” olur…
    Veya işten üşenen, yük çekmeyen bir kamyon, neden var?..
    …..
    Yahut bir minibüs, insanlardan hazzetmiyorsa… Bir otobüs;
    “Yolcu taşımam” diyorsa!..

    {*}{*}{*}

    Bir ağaç meyve vermiyorsa, gölge yapmıyorsa, boy uzatmıyorsa…
    Bir saksı toprak tutmuyorsa, çiçek büyütmüyorsa…
    Bir çiçek açmıyorsa renk renk, biçim biçim ve kokular içinde…
    Nasıl “ağaç” olur, nasıl “saksı” olur, nasıl “çiçek” olur adları?..

    {*}{*}{*}

    Arnavutkaldırımı döşeli şu yolda, basılmadık bir karış yer bırakmamış olan ökçeler; çekildikçe birbirine dokunan tespih taneleri gibi tane tane, tek tek dokunuyorsa her sabahın ilk aydınlığında sokağın alacakara taşlarına…
    ..daha doğrusu, dokunmuyorsa;
    tadı mı olur esnaflığın?..
    …..
    Ve tebessümlerin, selamların…
    “Uğurlar ola”ların, “pazar ola”ların, “hayrola”ların bereketi mi olur?..

    {*}{*}{*}

    Bizler, birer “rüya”yız birbirimize…
    Ben, seni hayra yormasaydım, tadı mı olurdu rüyaların?
    Ve sen beni hayra yormasaydın;
    Kâbus olmaz mıydı bu hayat?..

    {*}{*}{*}

    Makas neden var? İğne neden var?..
    Masa, sandalye neden var?
    Yatak, yorgan, yastık neden var?
    Duvarlar, odalar, pencereler; çatı ve bacalar neden var?
    Velhasıl, insanlar neden var; sunulacak iyilikler-güzellikler yok ise avuçlarında?..

    {*}{*}{*}

    Bizler eğer birer rüyaysak biri birimize; hadi, hayra yor beni. Seni hayra yorduğum kadar…
    Ve düşünüp durma artık; gör, dokun, kokla, solu, tat hatta… Lakin bil artık; ne, neden var çevrende?
    Bizler, neden varız?
    Ben neden varım…
    Ve hatta sen?..

    Muammer Erkul


    Sevgiler bıraktım…
    Dualarımla selamlar…

    SULTAN YÜRÜK

  30. Author

    Ben gene ağladım… Hem, çok sevdiklerimizden bahsettiğini görünce… Bir de radyo kayıtlarında röportaj yayınladın ya… Orda bir kaç yazı okumuşsun ya… Artık yazdıklarını okurken işte o sesinden dinliyorum sanki ve ağlıyorum… Sahi, bugün Eyüb’e gidersen benim de selamımı götürür müsün abiciğim?..
    …..

    Bi de, gene gözlerimden yağmurlar boşalıyor, seni -hem de istediğimiz gibi- sevmemize izin verdiğin için sana çok ama çoook teşekkürler güzeller güzeli adam…
    …..

    Sabah sabah, hem deli gibi gülüyorum, hem deli gibi ağlıyorum…

    FATMA

  31. İstanbul’da yağmur var, şemsiyeni almayı unutma… İyi yolculuklar…

  32. Author

    Canım dayıcığım, doğum günün kutlu olsun.
    Bütün güzel dileklerinin kabul olması dileğiyle…

    RUHAN ŞENBAKAN

  33. Author

    Ömrünüze bereket, yüreğinize duru sular kadar feyz, kaleminize ve kelamınıza hakk lezzet dökülsün dilerim. Sevdikleriniz ve sevenlerinizle ve dahi en çok seveninizle nice mutlu ve hayır dolu yıllara…

    MEHTAP

  34. Author

    Ömrünüze eklenen yeni halkanin huzur, sağlık ve sevdiklerinizle beraber mutlu geçmesi temennisiyle, ömrünüz hayırlarla geçsin…

    ANNESİ & TUBA NUR

  35. Author

    “Son kez” mutlu yıllar sana, mutlu yıllar sana, iyi ki doğdun, iyi ki doğdun, mutlu yıllar sana…

    YILDIZ SEÇEN

  36. Author

    Ekim ayını seviyorum, biraz yaz biraz kış geçtiği için, benim canım Ayşem Ekimde doğduğu için, Ayşemin ikinci doğum günü 4 ekim olduğu için, hem de Ayşemin sevdiği ekimde doğduğu için, nice ekimlere 🙂

    GÜSTAN 😀

  37. Author

    İyi ki doğdun, iyi ki varsın…

    AYŞE ile ZEYNEP’cik

  38. Author

    Bu sabah rüyamda [sizlerle uğraşıyordum]. Uyandığımda bugün ayın kaçı diye düşündüm ve hatırladım BUGÜN DOĞDUĞUNUZ GÜN YANİ ÖLDÜĞÜNÜZ GÜNDÜ.
    Hayırlarla nice senelere…

    NACİYE

  39. Author

    Mutlu yıllar abim. Ben de Ekim doğumluyum 🙂 Eyüp’e selam göndermek için geç kaldım sanırım. Selamlar…

    HABİBE

  40. Bazılarının mayasından bellidir hamurunun alacağı şekil… Gelişinden bellidir ne yöne gideceği bazılarının ve bazılarının da bakışından bellidir gördükleri. Bazıları ise doğduğu günden belli eder, o günün ardından günlerinin hangi amaca hizmetle geçeceğini. Bazılarının mayası çok sağlam oluyor. O mayayı sağlam yapan ise mayanın kaynağı. Bu sağlam mayayı karanlara hürmetler, dualar…

    ŞAHİKA ATEŞ

  41. Author

    Hava soğuk.
    Vakit gece.
    Sen burdasın.
    Ben de…
    Üşüyorum.
    Kime ne?
    Bana.
    Ne yaşayacağını bilmemesi bir nimet değil mi insan için…
    Zorlanıyorum.
    Seni görünce
    gülüyorum.
    Başarırsın sen diyorum.
    Bana kendime güvenmeyi öğretene teşekkür,
    onu Yaratan’a şükür diyorum.

    Seni
    çok
    seviyorum.
    🙂

    AYŞE (Ankara)

  42. Bir 26 ekim daha kaydoldu doğum günü arşivinize… Ve daha nice 26 Ekimler kaydolacak inşaallah.. Bugünü yazan güzel kalem; inşaallah sizin için daha nice güzel, hayırlı, huzurlu 26 Ekimler yazsın. Ve inşaallah iki cihanda adınızı salihlerle beraber yazsın…
    Balküpüm; biliyorsunuz değil mi benim kavanozumu ne kadar tatlandırdığınızı?
    :-)hep var kalasınız…
    Sevgiler kere sevgiler:-)))

    ŞEKERKAVANOZU

  43. Author

    Ey benim ahmak oğlum;
    Şimdi sevinçle titriyor mu için?
    Ve diyor musun; beni ne kadar da çok seviyorlar?..
    Kalbine dön, iyice bak ve şunu anla:
    Kırk sayfa sevgi yerine kırk sayfa sövgü olsaydı burada… Kırk kişi seviyor olacağına kırk kişi yerseydi seni, değişecek idiyse yüreğinin çarpıntısı, demek ki iyi adam olamamışsın!
    …..
    Yetmedi mi, daha da nasihat mi istiyorsun? Peki, ama iyi dinle!
    Hayvan da taşınsa, insan da taşınsa vagonlarında, tren trendir… Düğüne gidenler de binse, ölüme gidenler de binse tren yine trendir…
    Fakat trenler;
    ..rayından çıkmadığı sürece yol alır!

    KÜÇÜKDEDEN

  44. Dahi nice hayırlı, uzun ömürlü senelere…

    ŞİFA

  45. Author

    Söylediklerimi anladın mı ki; yapıp yaşadın mı ki yeni nasihatler istiyorsun?..

    Sanma ki sevilmeler bitmez!
    Sanma ki, seni başlarının üstüne kaldıranlar, hiç bırakmazlar!..
    Şimdi sen;
    Kondurulduğun yerde, sırtın ve dirseklerin her kaşındığında sanıyorsun ki; kanatların çıkacak!
    Hülyalara dalma, gözünü aç!
    İstidrac kabı keramet kâsesine benzer…
    Biri insanlık için şifa, biriyse içeni öldüren zehirdir!

    Bu günlük bu kadar yeter!

    KÜÇÜKDEDEN

  46. Yeni bir yaş 🙂
    Mutluluklar sizi sarsın hiç yakanızı bırakmasın…
    Sağlıklı huzur dolu bir ömür temennisiyle.
    ALLAHIN RAHMETİ üzerinize olsun…
    …..
    Siteye giremiyordum, hastanede biraz istirahat ettim, zoraki bir istirahat oldu gerçi…
    Merak ettim siteyi; son konuşulanlar nelerdi acaba diye zorladım nacizane aklımı. Dedim ki kendime TEBESSÜMler vardır gönülden çağlayıp içleri ısıtan :-)) Nasıl haber aldıysa. Can yoldaşım SERKAN;
    “Var mı bir isteğin abi” dedi.
    Şu oldu ağzımdan çıkan ilk cümle:
    “İnternete girer misin (MUAMMER ERKUL) isimli bir site var, bak bakalım ne olup bitmiş?..”
    Şaşkınlığını üstünden atamadı.
    Ertesi gün gelemedi. Telefonla anlattı olup bitenleri, sağ olsun…
    Hastaneden çıkar çıkmaz da bunları yazıyorum…:-)

    LEVENT KERVAN

  47. Author

    Selammmmmmmmmmmlar.
    Doğum günün kutlu olsuuunn…
    Nasıl atladım bilmiyorum. Oysa aklımdaydı…
    [Haftasonu girdiği için sanırım]
    Babaanne olmak zor iş zorrr!
    Bu arada önemli bir ricam olacak. Senin hayatın doğduğun günden şu maili okuduğun ana kadar. Yollarsan sevinirim. 🙂
    [Nasıl yanı Fahriye abla, 94’ten beri yazıyorum ve http://www.muammererkul.com adresinrde topluyoruz ya işte… Yazdıklarım hayatım işte, yarısına yaklaştık yaza yaza biter beş on yıla kadar! 🙂 ]

    FAHRİYE ERDOĞAN

  48. İnsanın kırılma noktaları vardır, zamanın kırılma noktaları vardır!..
    Bazen de kâinatın koca bir odun gibi sırtında kırıldığını hissedersin, tam da en mutlu olduğunu sandığın gecenin sabahına karşı;
    İçinin ilk yanışını hissedersin yine aynı saatte, ilk acemi çığlığını, ilk sıcak gözyaşını…
    Bir âlimin ölümü alemin ölümü gibidir…
    Işık olmazsa göz görür mü… Karanlık ve tehlikeli tuzaklarla dolu olan ahiret yolculuğunda bu tuzakları bilen bir mübarek zât elimizden tutmazsa, bir ışık olmazsa bu meşakkatli, karanlık, tehlikelerle dolu olan yolculukta yürümek mümkün mü?… Allahü teala kime Işık nasib ederse çok şükretmesi lazımdır, ki bu çok büyük bir şanstır.
    Buyurmuşlardı ki; “Kişi sevdiğiyle beraberdir diye çok müjdeler var. İnşallah dünyada beraber olduğumuz gibi cennettede hep beraber oluruz”.
    Allahü teala şefaatine kavuştursun inşallah.
    Yeni yaşınız hayırlara vesile olur inşallah. Allahü tealaya emanet olunuz efendim.

    GELİNCİK

  49. Nice mutlu, hayırlı, sağlıklı yıllara…
    Sevdiklerinle beraber…

    O kadar güzel mesajlar almışsın ki, bu kadar sevilmek insanın ömrünü uzatır herhalde…

    Gerçi uzatmasa da, yaşarken böyle bir sevgi yumağına sahip olduğunu bilmek yeter de artar zaten…

    Sevgiler kere sevgiler…
    Mutlu Yıllar…

    YASEMİN

  50. Yüregi gibi kalemi de güzel adam…
    Kara gözlerin ve gülümseyen yüzünle,,,
    her zaman neşe saçan adam… Koca yüreğinde deli dolu sevdalar barındıran yüreği koca adam…
    Doğum günün kutlu olsun… Hep mutlu ol, hep gül, hep oyna:-)))

    MELİKE

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir