Sorularla baş ağrıtmak…

Merak ettiğim bir kaç konu var da, Çağlar Network ile alakalı azıcık başınızı ağrıtayım…

CEVAP:
Bu bahsettiğin "baş ağrısı" o kadar hoşuma gidiyor ki benim, anlatamam sana…
Bir şeyler soran kişi öğrenmek isteyen, telep eden kişi demektir. Sormaktan çekinmeyen
ve kibir kirini üzerinden atmaya çalışan ve "ben her şeyi bilirim" batağına batmamış kişi demektir…
Çok tebrik ediyorum, çok teşekkür ediyorum sana; hem benim adıma ve hem de senin
adına. 🙂

Neden bu kadar üzerinde durdum biliyor musun?
Çünkü bu iş, bilinen ve herkesin alıştığı işlere benzemiyor.
Basit aslında, ama bu bir iş…
İş ise, kuralı olmalı, öğrenilmesi, sorulması gereken noktaları olmalı, değil mi?..
Fakat bazı insanlarda şöyle bir takıntı var ki; ben nasıl bilmiyor olabilirim ki böyle basit bir şeyi, diye düşünüyorlar!

Her zaman söylüyorum: Bu işin başaranları BİLMEYENLER olacak…
Bilmeyen demek; öğrenmek isteyen demek…
Sen, şimdi, o koskoca ve dünya markası tesislerin canavar gibi çalışan ve zehir gibi zeki mühendislerinden biri olarak; "ben gene senin başını ağrıtacağım, bana şunu da söyler misin", diye soruyorsun… Ama bir baltaya sap olamamış, kendi başına üç adım atamamış ve kahve köşelerinde boş oturmaktan başka, parasızlığından yakınıp ağlanıp sızlanmaktan başka hiç bir şey yapmayan çoğu kimse, anlattığımız işi dinlemeye başlamasının üçüncü dakikasında "BEN BU İŞİ BİLİYORUM" diye kepenk kapatıyor!..
Vah memleketimin haline!..

Sen "bilme" koçum benim…
Ben de bilmedim tam yedi sene. Her hafta iki (biletli) açık iş planı, her ay (biletli) iş
semineri, her üç ayda bir şehirler arası (biletli) üç günlük büyük seminer takip ettim… Her ay biri liderlik olmak üzere toplam 5 kaset alıp onlarca kere dinledim, her ay bir özel tavsiyeli kitap aldım…
Yedi yılda belki bin kere network işinin planını çizip birilerine anlattım.
Hiç bir zaman; yeter bu kadar öğrenmek "biliyorum" demedim.
Bugün yine oturup merakla, öğrenmek için dinliyorum…

Sözüm ona "bilen" kişi o kadar çok ki çevrede.
Fakat, ben bilmiyorum
Sen benim canımsın, sen de bilme!..

Çünkü,
yarınların üzerinde ayaklarının izi bulunacak olan kimseler, bugünün bilmeyenleri olacak!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir