Baston sanır ki, elinde taşındığı adamı kendi taşır… Bilmez ki; dağlar dolusu orman, ormanlar dolusu ağaç var. Ağaçlarınsa her dalı birer baston! Baston sanır ki, emsalsiz olduğu için verilmiştir bu görev kendisine… Bilmez ki; ya tutulacak bir budağı vardır kenarında veya yaşken eğilmiştir, ele gelecek biçimde! Bazısı da der ki;Devamı

                                                                                                             MMT kardeşime sevgimle 🙂 Azıcık başınızı ağrıtayım, diye başlamışsın ya işle alakalı sorularına. Bahsettiğin bu “baş ağrısı” o kadar hoşuma gidiyor ki, anlatamam sana. Çünkü soran kişi; öğrenmek isteyen, kibrini yenen ve her şeyi bilirim batağına saplanmayan kişi demektir. Tebrik ediyor ve teşekkür ediyorum sana; hem benim ve hemDevamı

Bütün ömrü aynı duayla geçmişti: “Allah’ım beni kurtar, diyordu… Layık olduğum hayat bu mu? Çaresizlik denizleriyle çevriliyim. Sıkışıyorum. Toprak ile bulutlar arasına sığamıyorum!..” Gül ağacının pembe çiçeği, gübreliğin nazlı gelinciğiydi o. Fakat ister, kuru dalların kara dikenleri arasındaki bir avuç ve mis kokulu gül olsun… İsterse çöp yığınlarının tepesindeki, kırmızıDevamı