Tgrt Fm’de “Su Gibi”

Hadi… Sen şimdi “su olduğunu” düşün, ve kendini “su gibi” hisset…
Su gibi özel, su gibi güzel, su gibi berrak, su gibi yararlı… Su gibi hayat kaynağı  ve su gibi bitmez-tükenmez olduğunu hatırla…
Ama yine su gibi “bir küçük bardağın içine” sığdır ki kendini;
Girebilmeyi öğren insanların damarlarına.
 

İrfan Atasoy\’un, TGRT FM\’de yayınlanan \”Merhaba Türkiye\” programında; Muammer Erkul\’un \”SU GİBİ\” isimli yazısını okuduğu ses kaydı…
{mp3}radyo_tgrtfm_irfan_atasoy_sugibi{/mp3}

8 yorum

  1. Maaşallah… Maaşallah…
    Ne güzel olmuş…
    Yakışmış doğrusu.
    Yazandan da okuyandan da Cenabı Allah razı olsun.
    Muvaffak ve muzaffer eylesin…
    Muhabbetlerimle…
    Ragıp

  2. Çok teşekkürler sevgili İrfan…
    Ve ayrıca ağzına, diline, gönlüne sağlık…
    Böyle metinler güzel oluyor sitede ve yazının tesiri başka oluyor.
    Ben de dinliyorum tekrar tekrar.
    M:)

  3. Çok teşekkürler..
    Ağzınıza sağlık İrfan Bey…

    Öykü

  4. Su gibi bir yazı Üstadım… Her okuyuşta aynı heyecan, bitmek bilmeyen bir tat veriyor… Ve çok güzel yorumlanmış. Emeğinize sağlık.

    Celâl Harzem

  5. su gibi yazısı sizin mi yoksa mevlana nın sözlerinden derleme mi?

  6. “Su gibi” isimli yazı evet, bizimdir.
    2000 senesinin Ocak ayında (nasıl ve niçinini bir kaç yerde anlatmıştım) yazılmıştı.
    “Sen İstanbul Olsaydın” isimli ve 2002 senesinde Nesil Yayınevi tarafından basılan kitabımızda da vardır.
    Çok yerde yayınlanmış, hatta başka uyduruk isimlerle de yayınlanmıştır! Elbette bunların takibi zordur…

    Siz ve ben ve bizler Hazret-i Mevlana’nın sözlerinin pek çoğunu anlayamıyoruz. Çünkü onlar çok derin manaları barındırıyorlar.
    Onları anlayamadığımız için de, günümüzde yazılmış hem de üstelik bizim tarafımızdan kaleme alınmış yazıları bile o mübarek şahsiyetlerin yazdıkları ile karıştırabiliyoruz.
    Bizim yazdıklarımız, bizim yazdıklarımız; o büyüklerin yazdıkları ise “o büyüklerin” yazdıklarıdır!..
    Fark olarak bu bile yetmez mi?

    Neticede, kâğıda yazılmış olan şekillere “harf” diyoruz.
    Bir kâğıt; üzerine “ateş” yazsak yanmıyor, “su” yazınca ıslanmıyor!
    Bunun gibi, bizim yazdıklarımız da Hazret-i Mevlana’nın yazdıkları da aynı kâğıt üzerinde bulunabiliyor…
    Aynı kâğıt üzerinde yanyana durabilirler, evet; fakat aynı kâğıt üzerinde yanyana dursalar bile, yine aynı kâğıt üstünde yanyana duran “köle” ve “sultan” kelimelerinden daha çok başkadırlar birbirinden.
    Köle de sultan da yanyana durabilir ama biri sultan iken öbürü sadece köledir!

    Dolayısıyla, sözlerinizi övgü olarak kabul edip teşekkür ediyorum, lakin “Su gibi”nin yazarı olarak haddimi de biliyorum.

    Bir kaç sene önce basılan “Aşk-ı Mevlana” isimli kitabımızın başında da benzer bir bölüm yazmıştık.
    Elinize geçerse bakarsınız.

    Saygılar selamlar.
    M.E. 🙂

  7. Öyle amacına ulaşan bir yazı olmuş ki… Okuyanın da emeğine yüreğine sağlık… Bir su dinginliğine kavuştu ruhum… teşekkür ederim…

    MÜNİRE

  8. Su gibi içtik ama kanmadık…

    Mustafa

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir