Türkçe’ye öğrenci olmak [21 Mayıs 2009 Perşembe]

“Söz ola kese savaşı/Söz ola kestire başı/Söz ola ağulu aşı/ Balıla yağ ede bir söz” diyor ya Yunus Emre. Yani; savaşı kesen de, başı kestiren de, zehirle pişen aşı bal ile yağa döndüren de söz…
Sözü söylemek çok önemlidir; sözcüğü seçmek ise ilim. Bu ilimse sevdalısı var mıdır? Var! Biri de Sırrı Er… Bir kişi dese ya şimdi; “bundan sonra doğru kelimeleri söylemeye ve kelimeleri doğru yazmaya çalışacağım!”

Hazret-i Yunus’u anlıyorduk ama okul kitaplarımızı anlayamıyorduk! Nefretlik bir tezgâhta, kasten defolu dokunan kumaşlardık! Veya temellerine saman tıkılan inşaatlardık!.. Ortaokula başladığım seneye denk gelmişti bu hafriyat(!); kelimeler, dersler, eğitim sistemi kökünden kürünmüştü! Sınıfın ortasında kitaplara bakıyor; içinde yazanları anlamıyorduk! Öğretmenler de anlamıyordu, yeni mezunlar da… Yaz başında mevcut olmayan uydurmalara “kelime” denmiş ve üç ay içinde ders kitabı diye bizlere satılmıştı! İsmi “modern” derslerde; “aptallığı, okuduğunu anlayamamayı, anlar gibi olduğunu anlatamamayı, yani yetersizliği, işe yaramazlığı, kendimize güvensizliği” öğreniyorduk! Bizden öncekilerse zaten siyasi kavgaların içine itilmişlerdi… Sanki sağır bir âlemin karanlıklarında kuyulara düşen dilsizlerdik!..
Bunları kaç kere yazdığımı hatırlamıyorum; çünkü en derin sızılarımdan biridir!

Dolayısıyla, kelime ve sözcüklerimize gönül veren birini gördüğümde elbette yanındayım. İşte, “Konuşmak Sanattır” ve “Türkçe’nin adı var!” isimli kitapların da sahibi Sırrı Er’in yeni kitabı: “Temel Konuşma Teknikleri, Diksiyon”. Hayat Yayınları’ndan… Öğrenmek isteyenler için isabetli bir ders kitabı…
Bu kitabı alın veya almayın çok önemli değil; ama “doğru Türkçemizin” öğrencisi olun!

Stop
Muammer Erkul
21 Mayıs 2009 Perşembe

2 yorum

  1. Sekiz ay öncesinde Türkçemizi doğru kouştuğumu, hatasız okuduğumu düşünüyor ve “diksiyon eğitimi” almayı lüzumsuz görüyordum.
    Yanılmışım.
    Öyle ki, okuma-yazmayı yeni öğrenen bir çocuktan farksız olduğumu, diksiyon öğretmenimizin bizlere okumamız için verdiği metinlerde yaptığım hatalardan sonra anladım.
    Yirmi yaşındayım ve inanın konuşmayı yeni öğreniyorum.
    Herkese tavsiye ediyorum.
    Sırrı Er’in yazmış olduğu kitaplarından da ayrıca büyük fayda sağlanacağını düşünüyorum.
    Bizleri bilgilendirdiğiniz için teşekkürler abicim.
    Kolaylıklar diliyorum.
    Görüşmek üzere…

    HÜMEYRA

  2. Türkçe konuşmak sanattır ve ayrıclıktır.
    Ben bilmiyorum fazla ama, her zaman öğrenciyim.

    YILDIZ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir