Uçmayan koltuklar! [27 Ağustos 2009 Perşembe]

(Türkçe okuyabilen her vicdan sahibi aşağıdaki satırlarımı anlayabilecek…
Buyurun, elbette siz de anlayacaksınız!)


Uçağa binip Mekke’ye gitmek (misal ki, tam) 4 saat… Fakat Kâbe’nin bulunduğu şehre ineceğinden tam 4 saat önce hava alanına gel bakalım, uçakla birlikte havalanabilecek misin?
Yolcuların alınmasıyla tekerleklerin pistten koptuğu an arasındaki fark “temkin vakti” ve en azından 15-20 dakika… Ancak bir ölüm kalım meselesi veya hayatî öneme haiz bir memleket işi olacak ki, kapılardan biri son dakikada açılıp kapanacak…

Yirmi yaşından küçükler büyüklerine sorsun; eskiden minarelerden salâ okunurdu “oruç tutacak olanlar yemeyi kessin” diye. 15-20 dakika sonra ise sabah ezanı okunurdu; “namaz kılma vaktinin girdiği anlaşılsın” diye.
Titanik filmini izlemek için bile, filmin başlamasından 15-20 dakika önce sinema salonunun koltuklarında hazır olanlar; gemiyi, uçağı, seni götürecek vasıtayı, orucu kaçırma konusunda neden bu kadar laubaliler!
Misal: 04.30 yolcularından, uçağa 15-20 dakika önce oturan herkes havada, ama “temkin vaktine ne gerek var” saçmalığına aldananlar ise hâlâ havaalanı koltuklarında: “Ben şuna oturdum, e hadi uçsun artık!..”
Hatta çoğu da kemerlerini bağlamış, gözlerini kapatmış, kendilerini havada hayal etmekteler! Daha da acayip olan; saatler sonra gözlerini açınca karşılarında Kâbe’yi göreceklerini ummaktalar, vaahhh!.. Bazıları ise; “bana söyleyenler güvenilir kaynaklardı, valla ben karışmam mesuliyet onlarda” sayıklamasında!
Bugünkü gitti arkadaşım, bari yarınki uçağı kaçırma!

Hâlbuki üç şartı vardır bu işin:
1- Ne yaptığını bileceksin…
2- Temkinli (yani ölçülü, dikkatli) davranıp, havalanmadan “ÖNCE” uçağa binmiş olacaksın…
3- Piste inip kapılarını açmadan evvel uçaktan çıkmayacaksın!

(Yarın: 15 saat aç kalmak!)

Stop
Muammer Erkul
27 Ağustos 2009 Perşembe

8 yorum

  1. Author

    Biliyorsunuz ki, ve açıkça belli ki bu konu gayet önemli…

    Arkadaşlar!
    Bu yazının altındaki (Arkadaşına tavsiye et) bölümünü kullanmayacağız da hangi yazının altındakini kullanacağız?..

    Hatırlatmak bizden…

    M.

  2. Author

    İmsakiyelerdeki temkin vakitleriyle, oruca niyetlenirken tedbirli olmamızla ilgili bu sene yazı yayınlamadın mı, yoksa benim mi gözümden kaçtı, derken yazın geldi…

    NURSAL

  3. Doğru söze ne denir?

    Başka söze ne hacet?

    ASLIHAN

  4. Author

    İnşallah UÇAN KOLTUKLARA binmişizdir. Umut hep vardır…

    KUYRUKLUYILDIZ

  5. Author

    Ben 21 yaşındayım ama sahurda sela okunduğunu duymadım.
    Bir de Ramazana mahsus veya özel durumlarda imsak girince de sabah namazı kılınabilir.
    İnsanlar sahuru yapmadan da oruç tutamaz mı?
    Ben genç kızken en fazla on gün sahura kalkardım sonrasında sahursuz tutardım. Hala kalkıyorum ama yemeden tutarım, olmuyor mu şimdi?
    Fakat mecazın, benzetmen muhteşem olmuş, fark işte!

    Y…

  6. Bu kadar hassas bir konunun bal tatında ve gökkuşağı renginde anlatılması çok hoş.
    Teşekkürler Muammer abi. Acizane ben de kendi sitemde bu hoş yazınızı paylaştım.
    Kaleminizin mürekkebi bol, klavyenizin karakterleri çok olsun…

    İBRAHİM ALİ

  7. … Anlamak isteyenlere!

    ŞAHİKA ATEŞ

  8. Farkettim ki bu sanki toplumsal bir problemimiz.
    Öyle olacak ki deyimleştirmişiz bile bu vaziyeti 😀

    “Dereyi görmeden paçayı sıvamak!”

    Yanlış mı oldu bilmiyorum ama çok yönlü düşünmeye çalışınca bu deyim bu konuya dokunuyor gibi?

    …..
    Temkinsel algılarımızı canlandırmaya teşebbüs eden bu yazı için teşekkürler…

    BURAK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir