Yumurta [08 Mayıs 2011 Pazar]

(Ben anlatacağım. Siz ister gülüün, ister üzülün…)

Bildiğiniz, sıradan bir yumurta; elinde (en iyi temenniler dolu) mektubuyla anneciğini görmeye gelmiş. Fakat o da ne?.. Tam karşısında, kocaman bir servis tabağı içinde, kızarmış bir tavuk, sırtüstü yatıyor!.. Feryat figan haliyle: “Anneee, anneciğiiim!..”

Şimdi bizler; karşımızda “kızarmış bir tavuk” bulmadan, acaba harekete geçmemizin zamanı, değil mi?.. O gün, yoksa bugün mü?
Veya neden bugün olmasın?

Asıl sıkıntı veya en büyük tıkanıklığımız belli ki tam şu noktada, dikkat buyurun: Bir büyük hamburger menüyü kaça alıyorsunuz?.. Bu senenin moda çizmeleri ne kadardı?.. Arabanızı yenilerken ne kadar fark verdiniz?.. Düğünde ne kadar taksite girdiniz?.. Doğan bebeğiniz ve odası kaça patladı?.. Son gittiğiniz maç biletine kaç lira verdiniz?.. Boğazda balık, ormanda kebap, dondurma konmuş kâğıt helva, kaşığı içinde eriyen sıcak çikolata ne kadar?.. Pembe tüylü kurşun kalem, püsküllü çorap, ayılı önlük, biberon kaç para?.. Pekiii, peki anneniz?
Anneler bedava olduğu için kıymetini bilen fazla değil belki de.
Bugün bunu düşünmeye var mısınız; ama idrak etmek için düşünmeye…

Yumurta… Bildiğiniz yumurta… Elinde mektubuyla kapıyı tıklatmış… Karşısında annesi, hem de “Yavruuummm” diye ona doğru kanatlarını açmış olan annesi… (Yazı burada mutlu bir şekilde biter!)
Annelerini kızartılmış halde henüz görmemiş olan yumurtalar ne kadar şanslı, değil mi?

…..
NOT: Fiyatı bulunamayacağından kıymeti bilinemeyen ANNELERİN GÜNÜNÜ tebrik ediyorum…

Stop
Muammer Erkul
08 Mayıs 2011 Pazar

1 Yorum

  1. Üzüldüm tabi ki de… Bu yazının nereye varacağını merak ediyordum, aklıma gelmeyen bir noktaya ulaştı… 🙂

    Bütün annelerin Anneler Günü kutlu olsun…

    SENA UMARUSMAN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir