Bulutlara tutunamazsın [10 Şubat 2005 Perşembe]
Görürsün; uçuk mavi gök içinde uçar, salkım saçak…
Görürsün; gönüller gibi hür ve hürriyet kadar ferah olduğunu…
Görürsün; bir bayrak kadar renkli ve o bir kadar sen ve sendendir…
Görürsün görüldüğünü herkes tarafından, ve yine bu naz ile salındığını gözlersin; gözde bir gelin gibi…
{*}
Gök kadar derinden mutluluk çeker; sekerken buluttan buluta, papatyalar üzerinde dolaşan bir arı gibi…
Gökyüzünde gökkuşağı gibi; tabandan tavana kadar…
Göğün yüzünde, öpücük gibi!
{*}
Sesi olmayan bir kahkaha… Dudağı olmayan koccaman bir gülüştür o, başını kaldırdığında gördüğün…
Güldüğün;
Orda durduğu, ve sana güldüğü sürece…
Kaçarsa, veya düşerse, yahut ıslanır, yırtılır ve diğer aksilikler gelir ise başına, ağladığın!..
{*}
Kırmızı, ve yeşil, ve mavi… Ve sarı, mor, beyaz… İnce çizgili, benekli, ya da iki üç parçalı… Ne renkte ve hangi şekilde olursa olsun; yükselen her uçurtmanın, yüksekteki diğer uçurtmalar ile benzerliği şu:
Zor seçilen,
Belki de görülemeyen ipleri!..
{*}
İpi olmayan uçurtma, uçmaz. Savrulur; en yakın çöplüğü doğru!..
İpini kopartma!..
{*}
Çünkü o incecik ip koptuğu zaman, sahibin çok üzülür. Ama sen şu koca gökyüzünde barınacak yer bulamazsın!..
Bu engin derinliğin içinde kendine yer bulmak; kendine yâr bulmakla mümkündür.
{*}
Yelesi kıpır kıpır ve derisi ışıl ışıl parlayan doru taylar gibi başın dik ve göğsün kabarık rüzgarın üzerinde gidiyorken, bilirsin; ne kadar uzakta da olsa, bir el her an tutuyor ipini ve bir göz her an bakıyor sana ve bir yürek yüreğinle atıyor… Yani kalpten kalbe yol gidiyor!
İşte o zaman, sana; “kopar şu ipini de kurtul esaretten” der, kopası diller!
Bu söz, sınav sorundur işte;
Sen bu yükseklikteyken, acaba gururun hangi seviyede, ölçmek için!..
{*}
Bunlara inandıktan ve kendi ipini kopardıktan sonra rüzgarın üstünde kalabilen uçurtma olmadı bugüne kadar, sen de duramazsın…
Sana söylendiği gibi, ve senin de öyle zannetmekten hoşlandığın gibi; bulutlara tutunamazsın…
Kopartma ipini!
Stop
Muammer Erkul
10 Şubat 2005 Perşembe
