2000
Akıl, hayâ ve iman [29 Aralık 2000 Cuma]
Akıl, hayâ ve iman Cebrâil aleyhisselâm, aklı, hayâyı ve imânı Âdem aleyhisselama getirip, diyor ki: "Ya Âdem! Allahü teâlâ sana selam ediyor… Getirdiğim şu üç hediyeden birini kabul etmeni emir buyurdu." Âdem aleyhisselâm; "Getirdiğin bu üç hediyeden aklı kabul ediyorum" deyip, alıyor. ….. Bunun üzerine imân da, hayâ da; "Allahü teala bana, akıl nerede ise […]
Gündemin zor maddesi; Af [28 Aralık 2000 Perşembe]
En zoru; cezası "aylarla" ifade edilebilen bir mahkûmun, işte bu sayılı günlerin bitmesini beklemesidir! İstatistikî ömrünün ilk çeyreğinde, "yarım ömürlük" hücre hapsine çarptırılmış kişininse, kendini buraya sokmuş olan sebep yüzünden derin pişmanlıklar duyarak, içinde deliren hisleri bastırması, pek çok şeyi oluruna bırakması ve oturup sakin sakin, ömrünün (cezası bittiğinde kalacak olan) son çeyreğinde yapacağı işleri […]
Bayramınız mübarek olsun [27 Aralık 2000 Çarşamba]
Bayramınız mübarek olsun Bugün kendime tatil ilan ettim… ….. Ama, benim tatilim nasıl olur, bilmem ki!.. Hatta "tatil" hangi anlama gelir, onu da bilmem ki!.. ….. Neyse, dokunmayın bana, bozmayın keyfimi; Bugün yazı yazmıyorum(!) size. Tatil yapıyorum ya… {*} {*} {*} Dizi dizi dizilmelerine bayılıyorum insanların ben, bayram namazı bitimlerinde; camilerin içinde veya cami kapılarında… […]
Teslimiyet güzel şey… [26 Aralık 2000 Salı]
Teslimiyet güzel şey… Dilaver’in mektuplarını severim. Çünkü Dilaver’i severim… Üstelik, bilirim ki Dilaver’in anlattığı bol tebessümlü hikâyelerin altından derin manâlar çıkar; Tamamını şimdi anlayamasam da!.. ….. Bu söylediğim tuhaf gelmesin kimseye… Doğru yaylalarda otlayan keçilerin bile eti-sütü kekik kokuyorsa, kanı-canı şifa oluyorsa muhtaçlara; …varın gayrı, gerisini sizler düşünün!.. ….. Yani, doğru adreslerden gelip, dosdoğru hedeflerine […]
Bayram geliyor [25 Aralık 2000 Pazartesi]
Bayram geliyor "Yoldayım, oraya geliyorum… Hiç kimse beni beklemeden gitmesin…" diye bir not bırakmış, ikindi vakti, patron… Yani şimdilerde atölyeye varmak üzere olmalı. Gözler yollarda aslında, sabırsızlanıyorlar. Sabırsızlanıyorlar ama, hiç birinden de çıt çıkmıyor… Az sonra bir motor sesi duyuluyor kapının önünde. İniyor arabasından, elinde kalın bir deste zarfla… Gülen bir yüzle… Ve, kendisini bekleyenlere […]
Aaa, bu adam tebessüm ediyor! [22 Aralık 2000 Cuma]
Aaa, bu adam tebessüm ediyor! Bu gece yatmadan evvel, parmağınıza bir kurdele bağlayın; Sabah uyanır uyanmaz, gözünüzü açar açmaz, size “TEBESSÜM ETMENİZİ” hatırlatması için… ….. Ve hatırlamakla da kalmayıp; Lütfen tebessüm edin… Niye mi?.. Niye olacak; ne çözdünüz ki bu güne kadar, asılmış suratlarla?.. {*} {*} {*} Tebessüm edin; Çünkü önünüzde, en azından “BİR İYİLİK” […]
Kelebekler uçuşan çiçekli sayfa [21 Aralık 2000 Perşembe]
Tabii ki biliyorum!.. Aşk; aniden ve şiddetle kaşınmaya başlayan kürek kemiklerinin üzerinde birer tane kanat çıktığını hissetmek gibi bir şeydir! Nerden mi biliyorum?.. Bilmeem… Biliyoz işte biyerlerden!.. Şşş, ssstt! Gürültü yok! {*} {*} {*} Ayyy!… Ne çok çiçekler açmaya, kelebekler uçuşmaya başladı di miiii, sayfamızın üzerindee? İnanamıyoruuum!.. İşte böyle diye diye, yılın üçyüzaltmışbeş günü, “pır […]
Fıtra vermeyi öğrendiğim gün [20 Aralık 2000 Çarşamba]
Stop Köşemiz yeni yayınlanmaya başlamış… Gazetemiz Cağaloğlu’nda… Benimse, (mahallenin bir sokak daha Sultanahmed tarafına kalan) öğleden sonraları işlerin genellikle sıkışıp karıştığı bir reklam ajansım var… O zamanlar fosur fosur da sigara içtiğim için, özellikle mübarek ramazan günlerinin ikindi vakitlerinde sanki canım burnuma geliyor!.. Hele… Hele bütün tahsilatların sıkıştırıldığı Cuma günleri; Aman Ya Rabbi!.. İnsanlar kapına […]
Kitap zamana ışıktır, zaman kitaba aşıktır! [19 Aralık 2000 Salı]
Kitap zamana ışıktır, zaman kitaba aşıktır! Bu sıralar, özellikle de Ramazanı şerîf girdi gireli kitaplardan biraz fazla mı bahsettik, ne dersiniz?.. Hı?.. BRRAVOO!.. Tebrik ederim sizi, hepinizi… İnanın, bunu beklemiyordum! Utanarak, yüzüm kızararak söylüyorum ki; bu bir testti ve sizi sınamak, ne diyeceğinizi denemek için, özellikle sorulmuş bir soruydu bu!.. Ama siz… Siz muhteşem […]
Şaşkın ördek yavrusu [18 Aralık 2000 Pazartesi]
Etrafında gördüğü hayvanların yaptıklarını taklit eden bir ördek yavrusuydu o… Kümese tıkılmış tavukların peşinde dolaşıyor… Çöplükteki horozların eşelendikleri yere koşuyor… Ortaya çıkartılan solucanlardan da, civcivlerle birlikte kendisine küçük bir pay kapmaya çalışıyordu. ….. Günü geldiğinde büyüük bir suyun kenarına düştü yolları. İnanamadı ördek yavrusu; Böyle bir şeyin var olabileceğine inanamadı!.. ….. Ama çok da hoşlandı […]
Kalbim nerde sanıyorsun? [15 Aralık 2000 Cuma]
Kalbim nerde sanıyorsun? Üzerinden henüz buharları tütmekte olan bir yazı-şiir okuyacaksınız az sonra, bir müjde gibi!.. Kime mi “müjde” gibi? Özellikle de, Murat Başaran’ın “Kalbim Nerde Sanıyorsun” isimli yeni kitabının çıktığından haberi olmayanlara… Hadi bakalım! ….. Evet… Yeni bir şiir okuyacaksınız birazdan ve de ardından yeni bir kitap okuyacaksınız!.. Nerden mi bulacaksınız Murat’ın “Kalbim Nerde […]
Erzurum fıkraları [14 Aralık 2000 Perşembe]
Erzurum fıkraları Varsa aranızda Erzurum’lu, kıpırdamasın!.. Bugün “DADAŞ”larla “dalaş”alım biraz!.. ….. Dadaşlar esasında SİZİ arıyormuş ama YOLUNUZU bilmiyorlarmış… Kimbilir kime sormuşlar da, işte o “KİM”, kimbilir “KİM”e göndermiş onları!.. Sonunda Serpil’e varmışlar soluk soluğa!.. Serpil ise Mehmet’e getirmiş onları… Serpil mi kim?.. SANA NE!.. Niye “Mehmet kim” diye sormuyorsun da “SERPİL KİM” diye meraklanıyorsun, haa?.. […]
Hastane notları [13 Aralık 2000 Çarşamba]
Hastane notları (Epey zaman geçmiş üzerinden bu notları yazalı… Ama bazı “kayıt”lar atılamıyor… Çünkü hükmü hiç değişmeyen şeyler var!.. Değil mi? İşte!.. Geçen senenin bugünlerinde yazılmış olan satırlar bugün için de geçerli… Ve gelecek zamanlar içinde de hep geçerli kalacak!..) {*} {*} {*} Tam onbeş dakikadır… (Şu an) henüz, ağlamasını bile öğrenememiş yeni doğmuş bir […]
Küçücük şeyler -iki- [12 Aralık 2000 Salı]
Küçücük şeyler -iki- Meçhul amel Bedellerin tamamı… Bütün bedeller yani, dünyada ödeniyor… ….. Ama dünyadaki bedellerden, “dünya için olan bedeller” o kadar ağır ve pahalı ki; Bazen, sadece birkaç günlük tatil veya tur için, iki üç ay bütün gücünle ve kan ter içinde çalışmak, didinmek gerekiyor… ….. Öyle değil mi?… ….. Ama bir de, perdenin […]
Kâinatın Efendisi [11 Aralık 2000 Pazartesi]
Kâinatın Efendisi Simdi, kendi üslubumla bazı kıyaslar yapmaya başlasam… O kadar çok lüzumsuz kişiye ait lüzumsuz bilgiye sahip olduğumu(zu) farkeder ve farkettiririm ki; önce benim kendi yüzüm kızarır!.. Kimin neresi kaç santim?.. Kimin babası ne işle uğraşıyor?.. Kimin çocuklarının isimleri ne?.. Kim kiminle ne yapıyor?.. Kimin kaçıncı kocasının kaç para serveti var?.. ….. Daha sayayım […]
Bir fotoğraf karesi dolusu otomobiller [08 Aralık 2000 Cuma]
Bir fotoğraf karesi dolusu otomobiller Elinizde bir fotoğraf makinesi olsun… İnsanların en kalabalık olduğu bir yere gidin ve bir kare fotoğraf çekin. Sonra koyun o resmi bir kenara. {*} {*} {*} Elinizdeki fotoğraf makinesiyle Otomobillerin en kalabalık olduğu bir yere gidin ve bir kare fotoğraf çekin… Şimdi koyun bu resmi önünüze ve beraber bakalım… {*} […]
Mesajlar [07 Aralık 2000 Perşembe]
Mesajlar (Arada sırada değişiklik olmasından hoşlandığını biliyorum pek çoğunuzun… İşte size farklı bir gün… Hadi bakalım!..) Düşünüldüğünü bilmen belki güzel olur diye düşündüm!.. S.Y… {*} {*} {*} Bir kırmızı krizantem koydum masana. Hadi gel avuçlarımı öpmeye!.. Zira ben de uzun zamandır öpecek avuç özlemekteyim! N.. {*} {*} {*} Yüreğime bambaşka bir dünya kurduğundan beri, muhtacım […]
Ramazan manileri [06 Aralık 2000 Çarşamba]
Ramazan manileri Mübarek Ramazan-ı şerîf, sanki bir aile büyüğüymüş gibi nasıl gelip de yüreğimizin baş köşesine oturuyorsa… Nasıl kendi kokusunu bizlere sindiriyor… Nasıl bizleri kendi rengine çalan renklere boyuyorsa; Ramazan gecelerine de bir anlamda nağme üfleyen, diğer yandan da ellerimize bir manâda nağme tutuşturan, davulculardır… Benzer şeyler mi düşünüyoruz?.. ….. Sahi, siz de benim gibi […]
Çoban ağacı [05 Aralık 2000 Salı]
Çoban ağacı Yaşlı çoban sürüsünü otlatmak için yaylaya çıktığında tepeye yakın bir elma ağacının altında dinlenir ve eğer mevsimiyse, onunla konuşarak; “Hadi bakalım evladım, derdi. Bu ihtiyarın elmasını ver artık…” Ve bir elma düşerdi, en güzelinden, en olgunundan. Yaşlı adam sedef kakmalı çakısını çıkartarak onu dilimlere ayırır ve küçük bir tas yoğurtla birlikte ekmeğine katık […]
Bir kırmızı lâle koysam masana!.. [04 Aralık 2000 Pazartesi]
Bir kırmızı lâle koysam masana!.. Yanından geçerken pespembe güller atsam kucağına… Sonra da, bana doğru uzattığın, beyaz bir gülü koklasam avuçlarından; Ama asıl, teninin kokusunu hissetmek ister gibi!.. ….. Ve bir kırmızı lâle koysam masana… Ya da sarıp gelinteliyle onu, yerleştirsem vazona; Adımı “içine” doldurur gibi! ….. Bir kırmızı lâle koysam masana… Bir kırmızı lâle […]
