Hayat çalmak [12 Ağustos 2005 Cuma]
İstediğin her şeyini alabilirsin-çalabilirsin bir insanın!
Parasını çalarsın, yeniden kazanabilir… İşini çalarsın, yeniden kurabilir… vs. vs…
Ya bir insanın “hayatını” çalıyorsan?..
…..
Suçsuz bir insanı idam etmekten büyük kaç günah var; üstelik de onun suçu olmadığını bilip-söyleyerek yapıyorsan infazı?..
…..
Peki, ne farkı var, bir koca pastayı sonundan kesmek ile ortasından oymanın; “eksiltmek” açısından?..
Yazık değil mi bana?..
Günah değil mi sana?..
…..
Hadi, zamanımızın sonu da ortası da alınmasın, çalınmasın; kendimizde kalsın!
{*}
Kaç usta kaç iklimden malzemeler toplayıp, yay yapmış…
Binlerce kez gez gözleyip ok salmış (olan) birileri, seni (de) eline almış;
Gerip yayın kirişi (germe ipi)ni, bakıp hedefe-ufka doğru… Ve “bismillah” diyerek salmışlar seni…
…..
Şimdi, sen… Kısarak gözlerini “vınnn” diye uçmak yerine;
“-Vayyy ki vayy! Benim gerimdeki tüyleri, senin yayının kirişi acıttı” diye diye çırpınıp, debeleniyorsan havada…
..sonun…
..çamura düşmektir!
{*}
Ben, sonuma kadar bu yolun yolcusuyum… Ben mutlaka bu (yaptığım) işi başaracağım… Ben (büyümek için) her gün mutlaka (kitap) okuyacağım…
…..
(Yaptığın işe) İnanacaksın;
Şüphe varsa olunmaz-onulmaz…
Çünkü inancı öldüren; inançsızlık değil, şüphedir!
…..
Allah, hepimizin sonunu hayretsin.. Sevdiklerine yakın etsin.. Hedefe yakın düşenlerden eylesin…
{*}
Ama, gördüğü ilk parıltıya; “sen güneşsin” diyen ot, bir de; “sadece beni ışıt” derse, yanar-kavrulur!..
O zaman, bir “şüphe” olduğu çıkar meydana ki; “güneşim” diye hitap ettiğinin ne kadar güneş olduğu sorusuyla başlayan…
Bu ise, mahvıdır mahlûkun!
{*}
Çok konuştuk, ve çok konuşuyor insanlar:
Sevmek; zaman vermektir…
Zaman vermek ise hayat vermektir.
Stop
Muammer Erkul
12 Ağustos 2005 Cuma
