Peki, zamanında içi doldurulmamış çocuklar ne yapsın?
İlgili yazı: Pinpon topları [10 Mayıs 2013 Cuma]
Gürbüz Azak ile Bâbıâli Yolculuğu, Muammer Erkul
Yeni bir seri başlatıyoruz: Bir fikir, sanat ve edebiyat harmanı: Bâbıâli… Bâbıâli’yi en iyi tanıyan, eski sâkinlerini iyi bilen, bu konuda bir çok değerli esere imza atan ressam ve yazar Gürbüz Azak… Gürbüz Bey’in en yakın talebelerinden, dostlarından ve meslektaşlarından Muammer Erkul… 16 Mayıs Perşembe akşamı, tarihî semti, bugünkü hüzünlü hâlini ve eski gazeteci […]
Benim öyle bir sultânım var ki, her şeyimi O’ndan istiyorum. Her dilediğimi ihsân etti.
İlgili yazı: İyi günde, ve iyi günde… [21 Aralık 2001 Cuma]
TEDx IhlasCollegeED Konferansında (11 Mayıs 2013 Cumartesi)
TEDx IhlasCollegeED Konferansında, Cevahir Kongre Merkezi’nin devasa salonu "Benim Bir Rüyam Var" diyenlerle dolmuştu. “Benim bir rüyam var” sloganı, aslında; Hayal kurabiliyorum, hedef belirleyebiliyorum, bir yerlere ulaşmak istiyorum ve başaracağım… Daha da genişletirsek; "biz size birer örneğiz, sizler de başarabilirsiniz" anlamana geliyordu… Benim bir rüyam… Senin de rüyaların, hayallerin, hedeflerin varsa hadi gel […]
Pinpon topları [10 Mayıs 2013 Cuma]
Çocukken nelerle oynadığınızı hatırlayın; basit gibi görünen nice oyuncaklarınız oldu. Bizim minik toplarımız vardı; "içi dolu top" derdik. Cevizden az büyüktü; cebimize girer, avucumuza sığardı. Vazgeçilmezlerimizdendi… Bir sınıf dolusu çocuk aynı topun peşine düşerdik. O ise herhangi birimiz tarafından, okulun penceresiz duvarının taa en yukarılarına doğru fırlatılmış olurdu. Heyecan işte o zaman başlardı. Çünkü hepimiz, […]
Ben bile kayıpken kendi karanlığımın içinde; bir sen varsın, bir de şavkın… İzindeyim!..
İlgili yazı: Geniz yangını [18 Aralık 2003 Perşembe]
Özlemek ile özlenmek arasındaki fark nedir sence?..
İlgili yazı: Bil artık ! [20 Ağustos 2003 Çarşamba]
Duygu Bahçemiz (ANNEME MEKTUP – Kıymet Özbek)
Uyanmıştır şimdi kuşlar Dev bir gece daha teslim olurken sabaha. Biliyorum yorgundur omuzların… Hala… Sen yine de hatırla anne… İlk çiğ tanesinin düşüşünü yaprağa… Serçelerle uyandığımız sabahları hatırla… Mayısı hatırla anne… Mayısı hatırla… Buralardan okullu çocuklar geçiyor. Çoğu kez kendimi görüyorum aralarında… Sanki bir bayram günü… Şiir okumak için koşuyorum okula… İşte böyle anne çocuklaşıp […]
Duygu Bahçemiz (VASİYETLER [6] – Hicran Seçkin)
6 "Donkişot" bir tek malum hikayeyi mesken tutan zât-ı müvesvis değil… Donkişotluk insanlık tarihi kadar eski ve o tarih sürdükçe de var olmaya devam edecek… Yel değirmenleriyle savaşıyorsun, değil mi? Nerden mi biliyorum? Savaştığımdan! Yerden-gökten, dağdan-taştan sağanak sağanak yağan, çığlık çığlık haykıran gerçekler seni "sesin sahibini" aramaya itiyor. Sesin sahibi sandıklarınla savaşıyorsun sonra kıyasıya! Yahut […]
Dert ne, biliyor musun? Dünyanın, bir “sıkıntılar mekânı” olduğunu kabullenememek!
İlgili yazı: Varmak, bulmakla mümkün [03 Mayıs 2013 Cuma]
Duygu Bahçemiz (VASİYETLER [5] – Hicran Seçkin)
5 Huzur ocağının yolunu gösterdik sana, huzursuzluğunu maharet say da paketleyip bize de sat demedik, yanlış anlama… Ocağında huzur tütüyorsa bilmediğim zamanlarda ve memnunsan ve razıysan içinde bulunduğun ve de ilerde gelecek daha ağır şartlardan, kimin ne sözü olabilir sana? Sözün ne faydası olur yahut?.. … El freni çekiliyken gaz pedalına yüklendikçe nerelerini yaktığını bilirsin […]
Varmak, bulmakla mümkün [03 Mayıs 2013 Cuma]
Dünya, bir sıkıntılar mekânı… Bunun kaçılmazlığını büyüdükçe öğreniyoruz veya öğrendikçe büyüyoruz! Sanki bunu öğrenmesek yaşlanmazdık; Veya yüzümüzde gördüğümüz ihtiyarlık çizgileri, belki de bu sıkıntılardan kaçamayışın izleri!.. {*}{*}{*} Tek el ile alkış mümkün değil ya; Ben, senin ikinci elinim yahut sen benim bastonum! Bacaklar yoruluyor zaman içinde. Dizler bükülüyor, her santimin sızıım sızım sızlıyor; Ve, […]
Basından- 2 Mayıs 2013 (Beykoz’un Üç Kalemşorları…) BizimSemaver.com
Beykoz’un üç kalemşorları: Ahmet Mithat Efendi, Orhan Veli Kanık ve Muammer Erkul… Tarih: 02 Mayıs 2013 Yorum yap “Sahip olunması zorunlu tek şey var: Ya yaratılıştan ince bir ruhtur bu, ya da bilim ve sanatlar tarafından inceltilmiş bir ruh…” ( F.Nietzsche) Bana kalırsa Beykoz’un bu üç dalgası, yaratılıştan ince bir ruha sahiptiler; […]
Basından- 2 Mayıs 2013 (Hepimiz Ahmet Midhat’ın talabeleriyiz) Sanatalemi.net
. Hepimiz Ahmet Midhat’ın Talebeleriyiz Elif Sönmezışık (Sanatalemi.net) ESKADER ve Basın İlan Kurumu’nun birlikte düzenlediği "Matbuat Dünyasından Sanatkâr Çehreler” toplantılarının ilki Ahmet Midhat Efendi programında konuşan Prof. Dr. Durali Yılmaz, “Yıkılış devri aydını olan Ahmet Midhat, toplumun acısını, sancısını birebir hissetmiştir.” dedi. Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği (ESKADER) ve Basın İlan Kurumu’nun birlikte […]
Türkiye Çocuk Dergisi UÇURTMA hediyeli…
Türkiye Çocuk Dergisi’nin müdürü, sitemizin takipçisi ve arkadaşımız Ahmet Sırrı Arvas, Mayıs sayısını anlattı: Türkiye Çocuk UÇURTMA hediyeli… Çocukların merak ve heyecanla beklediği “TÜRKİYE ÇOCUK” Dergisi Mayıs sayısı bayilerde… Türkiye Çocuk Mayıs sayısında, ilginç meraklı bilgiler, başyazıda bir oto yıkamacının hikayesi, mizah ve kahkaha dünyası… Eskişehir Türk Dünyası Kültür başkenti, Yunus Emre, İlginç oyunlar, […]
Duygu Bahçemiz (VASİYETLER[4] – Hicran Seçkin)
(Yazımın ismine NASİHATLER diyecektim ama sana nasihat etmek ne haddime! Hiçbir zaman değişmeyecek olan VASİYETLER’imi yazayım dedim onun için… Kabul edip etmemenin bir ölüye ne fayda verir ne de zarar…) Bir terazi vardı, arazide! İki kefesindekiler biribirine gidiş gelişteydi… Arası karışıktı, bulanıktı… Net değildi… Çok kişi o kefede vardı, ama yine çok kişi de […]
Duygu Bahçemiz (VASİYET [3] – Hicran Seçkin)
3 Yanlış anlama sakın, sana "bu yenir mi" ya da "nasıl yenir" demedim… Tabağımda/tenceremde yemeğim vardı ve ben sana sadece "buyur" dedim! Aç gibiydin… Bildiğim bir açlıktı bu… Yemeğimi seninle paylaşmak istedim. Ve paylaşabilseydik mutluluk duyacaktım bundan. Ya sen?! Yook senin karnın tok, sırtın pek idi ise, onu da sen bilirsin… Kararını sen vereceksin… Sana […]
Meryem’in Atları [2 Mayıs 2013]
Sanırım hiç yapmadığım bir şey yaptım bu gece: Son on altı bölümünü kapatmadan bitirdiğim kitaba; hızımı alamadım tekrar başladım. Birinci bölüm bitti, sonra ikinci, üçüncü ve dördüncü bölüm… Cılız tekerlek tıkırtıları, at sümkürmeleri, yükseklerde arada bir gözüken koca kanatlı kartal ve de umutlarımız, gidiyorken….. Sanki vakumlanır gibi çekiliyordum tekrar, kitap tarafından: Kaziban kadın aklını yitirmişti: […]
Duygu Bahçemiz (VASİYETLER [2]- Hicran Seçkin)
2) Epeyce bir büyümüştün gözümde. Meğer "irilikten" ibaretmiş büyüklüğün! Ve küçüldün… Bir kapı açmıştık "kapı"; sana ve sana ve sana! Titriyordunuz, bir zamanlar benim de titrediğim sokakta… Kapı açtık, girin de ısının diye… Gördüğün sıcağıma meyletmekten menedemiyordun kendini, hatırla… Şaşıyordun; bu zemheri ocağında nerden almıştım bu sıcağı? Vardı da bu ocakta bu sıcak, "sen" niye […]
Ben görürüm… Ben koklarım… Ben hissederim…
İlgili yazı: “Tıppp, tıp!..” [08 Kasım 2002 Cuma]
