Kariyer Zirvesi ve gençlik [21 Haziran 2013 Cuma]
Haliç Kongre Merkezi, dünyanın gözbebeği İstanbul’umuzun en güzel noktalarından birindedir. Suya sıfır bahçesinin önünde dümdüz yayılan “Golden Horn” güneşin altında gerçekten de altın bir boynuz gibi parıldar. Durgun suyunda balıklar yüzer, ördekler oturur, kuşlarsa bu güzelliğin tadını çıkarır. Sol tarafta kalan Haliç Köprüsü, eski Halıcıoğlu Askerî Lisesi ve bahçesinde bulunan Neslişah Sultan Camii’nin üstünden […]
Kariyer Zirvesi 2013 (3. Bölüm – Samimi kareler)
Kariyer Zirvesi farklı kıtalardan insanları Haliç Konferans Merkezi’nde bir araya getirdi. Açıklandığı üzere 20 farklı ülkeden, ülkemizdeki 80’den fazla üniversiteden 900’ün üzerinde öğrenci ve gazeteciler, işadamları ve çeşitli mesleklerden katılımcılar oradaydı. Özellikle öğrenciler böyle bir konferansa katıldıkları için son derece memnundular çünkü kendi kariyerleri konusunda karar verebilmeleri için en doğru yer burasıydı. İşte bir […]
Kariyer Zirvesi 2013 (2. Bölüm – Enver abisiz ilk zirve)
Kariyer Zirvesi’nin sekizincisi… Fakat, Türkiye Gazetesi ve İhlas Holding’in kurucusu, hepimizin ağabeyi Enver Ören Beyefendi olmadan ilki yapılan Kariyer Zirvesi 2013, yine O’nun bir sözüyle başladı: "Hedefi olmayan insan huzursuzdur." Enver abinin hayatı hedefler koymak ve insanları bu hedeflere kilitlemek üzerine geçmişti… Bu konuda ve özellikle gençlerin eğitilmesi, geleceğe olgun insanlar yetiştirmek konusunda […]
Kariyer Zirvesi 2013 (1. Bölüm – Kongre Merkezi)
2013 Kariyer Zirvesi’ni, sitemizin Seyir Defteri’nde daha rahat anlatabilmek için bölümlere ayırdık. Okumakta olduğunuz birinci bölümde Kongre Merkezi ve Haliç’i, yani çevreyi görüyorsunuz… Ardından gelecek diğer bölümlerde ise konferansı ve salonu, etkinliğe katılan kişilerden bazılarını, mehter coşkusunu, gençlik derneklerini okuyacaksınız… […]
Cevabın sorusu [14 Haziran 2013 Cuma]
Vardığımız bütün sonuçlar aynı noktada birleştiriyor bizi ve yine bütün ipuçları hep oraya götürecek. Bir tek problemimiz var: Çocuklarımızı yetiştiremiyoruz! Ve bir tek cevabı var bütüün soruların: Bunu, başaramadığımız müddetçe, başımız bitten ve kaşıntıdan kur-tu-la-ma-ya-cak! İşte bütün yazıların başı da budur, sonu da… İstediğin soruyu sor, cevabı şudur: İnsan yetiştiremiyoruz! İnsan yetiştirmek demek; çocuk […]
“Prangasız gönüller” kitap istiyor – Haziran 2013
Bir cezaevi hayal edin; dört kara duvarın biri birine suskun ve küskün bakışının tam ortasında geçen yıllar ve tükenen ömürler… İki ihtimal var; Ya daha da sivrilmiş oklar halinde çıkacak oradan mahkumlar, ya da… Okuyarak… Ve belki de birer gül dalı gibi! Şu anda okuyacağınız satırlar bir müjdedir aslında; onlar için ve kendiniz için. Lütfen "Her koğuşa bir […]
Bazen kendimize ait güzelliklerin farkında olmadığımızı düşünürüm.
İlgili yazı: Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde dinamit nasıl patladı…
Duygu Bahçemiz (İLELEBET “SEKONDER” – Hicran Seçkin)
Bazı insanlar vardır, canları tatlıdır. Fedâ edemezler. Yürünmemiş yoldan yürümezler, sonunun cennete çıkacağını bilseler de! Savunucusu az olan dâvânın eri değildirler hiçbir zaman, haklılığını yüzde yüz bilseler de… "Sıddîklık"dan uzaktırlar… Hep ikinci-beşinci-onuncu…durlar… "Sekonder" etkiye sahiptirler… Tercihte tâlidirler… Kalitede âdi… Yol nûra da götürse, dâvâ haklının haklısı da olsa, riske girmezler. Beklerler… ki bir fedâkâr adım […]
Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde dinamit nasıl patladı…
"Bom" sesini duyduğumda Hasan Mesut abi ile Yoros kalesinin bulunduğu tepedeydik. Patlamanın olduğu yere baktığımızda, beyaz bir toz bulutunun yükseldiğini gördük… Yakın zamanda Amerika’dan gelmiş olan Hasan Mesut Hazar ile geçirdiğimiz bu güzel Beykoz gününün en ilginç ânı da yine bu patlamaydı… ….. Beykoz’un sınırları Küçüksu deresinden başlar. Anadoluhisarı’nda, kale bedeninin hemen kıyısından denize akan Göksu’ya […]
Her sancı; bir doğumun habercisi, müjdecisidir.
İlgili yazı: Doğum ve kasılmak [07 Haziran 2013 Cuma]
Duygu Bahçemiz (BELKİ MAKAMINDA – Murat Başaran)
Sabah her zamanki gibi kalktım… Yorgun ve bıkkın. Sonra lavabo önündeki o anlamlı dakikalar. Yüzüme uzun uzun bakıp, kendime hayranlık, geleceğime dair haşmetli hayaller ve sakal traşı keyfinin yerinde, donuk ve kararsız hatta sadece etrafındakilere değil, bizatihi kendine sıkıntı veren tabloyu inceledim. Bu durum yeni olmadığı için sarsmadı zaten. Yapmam gerekenler, yapabileceklerim ve yaptıklarım arasında […]
Duygu Bahçemiz (MİHRİBAN ÖKSÜZ – Mehtap Altan)
Bugün ölümün gurbeti arşınlayan yüreğime çok yakından değdiği bir gün! Bugün bana mütevazı olmanın o sonsuz hazinesini keşfettiren yüce gönüllünün dünyayı terk ettiği gün! Bugün Mihriban’ın öksüz kaldığı gün! Ölüm, kaçınılmazı heybesinde getiren ve randevusunu hiç ertelemeyen bir garip asalet… Ölüm, ikinci el umutların sonuna üç noktalı vurgular sunan sonsuzluk… Ölüm, yüreğin penceresine toprağın kutsal […]
Duygu Bahçemiz (ŞAYET NASİPSE – Hamza Eydalı)
Kim siler masum sevdamın izlerini. Ellerim sadece, daktilomda değmişken ellerine… Ve suretim içine düşmüşken Hacer-ül Esved taşına; O gece ben de gördüm, Sağ yanıma yatmışken, güzel gözlerini… Tutundu düşmemek için âlem-i misalde; Ellerin ellerime değdi ısındım, Hatırımdan bile geçmezdi biliyor musun? Acaba sen nasibim miydin görülen, O bembeyaz gelinlikle… Bu gece yazmak için sevdamı, Kan […]
Doğum ve kasılmak [07 Haziran 2013 Cuma]
Mayısın son günlerinde haberini aldık. Ablam aramış ve “bebeğin doğduğunu” söylemişti. O an annesi geldi gözümün önüne. Üç gün önce görmüştüm. Şişirilmiş bir plastik eldiven gibi, kollarına kadar geriliydi!Yengeç misali parmak uçlarına basarak yürümüş, bana doğru yaklaşmıştı. Aydınlık yüzü gülümsüyordu. Annesinden önce karnına bakıp: “Hoş geldiin, yeğenim” dedim!.. Bu selamlayışım annenin de hoşuna gitti, yanımızdakilerin […]
Kırkambar (Recep ayının son Cuma günü)
Kim Receb ayının son Cum’a günü, otuzbeş defa; “Ahmed Resûlullah, Muhammed Resûlullah” Okursa, o sene parasına zarar gelmez ve bereketini görür. Kim ihtiyâcının karşılanmasını niyet edip, sonra da on defa; “Allahümme ente lehâ ve li külli hacetin Kâdîhâ bi fadli Bismillâhirrahmânirrahîm mâ yeftehullahü lin-nâsi min rahmetin felâ mümsike lehâ” duâsını okursa, Allahü teâlânın izniyle arzusuna […]
Kandil Kitabı…
Hayatımıza yepyeni bir kavram giriyor galiba: Kandil Kitabı… Çocukluğumuzdan beri kandillerde hep görürüz; simitçilerin tezgahlarında, pastanelerin camekanlarında küçük kutular olur ve üzerinde "kandil simiti" yazar. Bir iki kutu alıp eve ya da misafir gittiğimiz yere götürürüz. Kutuyu açarız, içinden bir minik simit alıp yiyenler dua ederler; böylece kandil günlerine ayrı bir mana gelir. İşte şimdi, […]
