Duygu Bahçemiz (Huzurevinde Bayram – Elif / İST)


(Bu yazı; TRT ekranında yayınlanan ‘ömür dediğin’ adlı programda röportajı yapılan bir teyzenin, bayram günü yaşadıklarından etkilenerek kırık dökük kalemimle yazdığım gerçek bir hayat hikayesidir.)

 Bu sabah bayramdı uyandığımda. Ellerimi, yüzümü yıkayıp yeni aldığım kıyafetlerimi giydim. Bir çocuk gibiydim. Sanki babam almış gibi sevinerek, düğmelerini ters ilikleyerek giydim yeleğimi. Heyecanlıydım, gelmelerini bekliyordum, geleceklerdi biliyordum. Bu bayram diğerleri gibi olmayacaktı. Üstelik maaşımda yatmış, torunlarıma istedikleri çikolata ve şekerleri almıştım.

Bayramın ilk günüydü… Önce  gelinin akrabalarına giderler, sonra bana uğrarlar diye düşündüm, malûm trafik te olur… Ha geldi ha gelecekler derken odamdan hiç çıkmamış, arkadaşlarımla bayramlaşmamıştım. Hava kararmıştı. Şekerlerimi ve rahmetlinin kokusunu çok sevdiği tütün kolonyamı da alıp iniyordum kaldığım huzurevinin salonuna. Şaşırıyordum…
Yalnızlık bu kadar acı görünebilir miydi?
Onlarca insan aynı tarafa dönüp hep aynı kapıya bakabilir miydi?
Ve bu evlatlar bu kadar vicdansız olabilir miydi?..
O gün huzurevimize kimsenin yakını gelmemişti, tabi benim oğlum da. Herkes gibi ben de kapının eşiğine çivilediğim gözlerimi söküp topallayarak odamın yolunu tutmuştum.

Artık gelmeyeceklerini biliyordum. Oysa torunlarıma ‘bütün şekerler sizin’ diyecektim, beyaz iğne oyalı mendillerin içine harçlıklarını koyup ellerine verecektim. Hatta kokusunu çok sevmeme rağmen oğlum öpmez diye tütün kolonyası sürmemiştim. Ama gelmediler… Bu bayram da onları beklemekle geçti ve her sene olduğu gibi şekerlerim çocuk esirgeme kurumundaki kimsesiz evlatlara gönderilmişti…
Bütün şekerleri gönderdim anasız babasız bayram çocuklarına
Eğer oğlum

Elif / İST

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir