Bir garip yolcu yürürüm İstanbul’da gurbetçiye bürünürüm   Garip şairim ben Issız şairim ben Minik şairdim ben Ya kimsin sen?   İstanbul’um sen misin bu gölgeyi yapan? İstanbul’um sen misin…
(1) Tren kalktı!.. İstasyon booş, vakit; gece yarısı… Ben, “seni” kaçırmışım!.. ….. İçi bensiz trenlerin yolunda mı gözlerin?.. {*}{*}{*} (2) Bir siyah karpuz gibi kırıldı gece… Yarıldı içim; …sen sızdın!..…
Türk odur ki; tepesinden alıp çiğnediği sakızı çiğnemekten yorulunca, tekrar çiğnemek üzere kafasının üstüne yapıştırır, demiştik ya… Peki, bilin bakalım, şu kimdir?.. Sokakta tanıdığı birini görür görmez, direksiyonu aniden üstüne…
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Ömür su gibi akıyor. Bu dünya fânidir. Fâni, yok demektir. Rüyadaki gibi, hayalde olan varlıkların peşinde koşuyoruz. İnsan demek âciz demektir. Çok mükemmel olan insanın…