“Yok”lama!.. [03 Temmuz 2011 Pazar]
Motoru çalışmayan arabanın; silecekleri çalışsa ne olur, kaportası cilalansa ne olur, dikiz aynasında çam kokulu karton olsa ne olur, tamponunda “atam sağ olsun, babam sağ olsun” yazsa ne oluur, yazmasa ne olur? Türkiye’mizin “motorunu” çalıştırmama gayreti, işte buna benziyor! Fakat şu var: Millet iradesinin tecelli yeri olan yüce makama kastedenlerin sıktığı kurşun, ancak kendi beyinlerini […]
Türk kilimi [01 Temmuz 2011 Cuma]
Türk kilimi aslında Türk ikliminin meyvesidir ve yine Türk iklimi; “kendi kilimini” dokumaktadır! {*}{*}{*} El dokuması denilince akla ilk Türk kilimleri gelmektedir. Türkler kilimi her yerde kullanabilmekte ve dokuyabilmektedir. Renkleri kolay kolay solmaz bu şaheserin. Çünkü onda “kök boyası” kullanılmaktadır. Türk kilimi, halının ince tipidir. Halıdan çok daha hızlı ve ucuza üretilen yün kilimler Anadolu’muzda […]
Seyir Defteri – (Aman Allah’ım, ya bunlar doğru ise!..)
Aşağıdaki satırları sonuna kadar ancak CESARETİ OLANLAR okuyabilecek… Yazının başlığı aslında her şeyi, veya çok şeyi anlatıyor bize. Anlıyor muyuz? Kendi adıma, benzer uyarıları her okuyuşta şöyle bir titriyor ama sonra unutuyorum veya hatırlamak işime gelmiyor! Öylesine hayatımızın içine alıyoruz ki karşımıza çıkan yenilikleri… Şimdi, yorum yapmıyorum… Ama aşağıdaki satırları da okumanızı tavsiye ediyorum. Gerisi […]
Kırkambar (Kara Kuvvetleri’nin kuruluşu)
Türk Kara Kuvvetleri M.Ö. 209 yılında kuruldu. Osmanlı Devleti zamanında ise ilk düzenli ordu, 28 Haziran 1363’te çıkan Pencik Kanûnu ile kurulmuştur. Kahraman Türk Ordusu kurulduğu tarihten itibaren Türk tarihine nice şeref sayfalarını yazmıştır. Kurulduğu 28 Haziran günü her yıl Kara Kuvvetleri Günü olarak kutlanmaktadır.
Kırkambar (Miraç Kandili)
Recep ayının 27. gecesi Mirâc Gecesi’dir. Mirâc, merdiven demektir. Cebrâil aleyhisselâm gelip, Peygamber efendimizi, 52 yaşında iken, Recep ayının 27. gecesi, Mekke-i Mükerreme’de Mescid-i Haram’dan, Kudüs’te Mescid-i Aksa’ya ve oradan göklere götürdü. İslâm âlimleri buyurdu ki: “Mirâc; Resûlullah uyanık hâlde iken, ruh ve mübârek bedeni ile birlikte oldu. Âyet-i kerîme ile sabit olduğundan, Mekke’den Kudüs’e […]
Duygu Bahçemiz (FARKLISIN, EVET – Hicran Seçkin)
Tadını bir defa tadan doyamıyor; evet… Ve bağlandıkça bağlanıyor; ayrılamıyor… Çünkü sen çok "ballısın". Bu salatalık acısı hayatın ve zakkum zehiri insanların arasında farkediliyorsun; elbette. Balınla, çiçeğinle-dalınla farklısın çünkü. İzbe bir mahzene dönmüş dünyadan gökyüzünün mavisine, güneşin sarısına açılan bir penceresin. Boğulmasına ramak kala yetişen oksijen tüpüsün nicelerine. "Farklısın" sen, evet. Ama farkın bu işte; […]
Onlar sevgiye muhtaç! [26 Haziran 2011 Pazar]
2011 yılındayız. Suriye sınırından gelenler var çünkü arkalarında zulüm var. Kan döken, kadın kaçıran, çocuk vuran, ihtiyar ezen zalimler var! Onlar kendilerini koruyamadıkları için göç kararı almış kimseler… Sene 622. Mekkeli Müslümanlar hicret ediyorlar. Çünkü arkalarında zulüm var. Kan döken, canlara kast eden, hürriyet hakkı vermeyen zalimler var! Onlar Sevgili Peygamberimizin izniyle, her şeylerini arkada […]
Bu bayrağın huzurlu gölgesini hatırlayan üç kıta, mümkün olsa kendisini kaydıracak, biraz daha bize yakınlaşmak için!
İlgili yazılar: Selanik’i geri almak [24 Haziran 2011 Cuma] Yelkendeki rüzgâr [19 Haziran 2011 Pazar]
Selanik’i geri almak [24 Haziran 2011 Cuma]
Kan ve gözyaşıyla ıslandığı için ağırlaşmış olan bir koca bayrak kuruyor, kurudukça hafifliyor, hafifledikçe dalgalanıyor, dalgalandıkça kurumaya devam ediyor ve kurudukça daha da büyük bir coşkuyla dalgalanıyor!.. Peki, bu bayrağın huzur dolu gölgesini hatırlayan üç kıtadaki topraklar? Mümkün olsa kendilerini kaydıracaklar, biraz daha bize yakınlaşmak için! Yüz yıldır, ödenen; “vebal”di… Bu mübarek sancağa, her nerede […]
Seyir Defteri – 18 Haziran (Basit bir “Merhaba” hikayesi…)
"… Sıradan, basit, sadece bir MERHABA çok kıymetli olabiliyor bazen… Umarım o gün, bugündür. ME 🙂 …" {*}{*}{*} Sadece bunu gönderdim. Ve bekledim… Çoğumuzun, bir çok günler ve bir çok aylar ve bir çok yıllar; hatta belki de beklediğimizi bile bilmeden, ..beklediğimiz gibi! Fakat cevaplar geldi. Dünya booooomboş değilmiş! Değil mi? 🙂
Yelkendeki rüzgâr [19 Haziran 2011 Pazar]
-BİR- Beliren problemlerin, kokmasın diye içine bastırıldığı tuz göllerinde kayıkçı olmakla; yerkürenin bütün fırtınalarına göğüs germek pahasına engin denizlere açılmayı göze alan kaptan olmak bambaşka şeyler! Güçlükler; cesuru korkaktan, adamı çocuktan ayırıyor. Kahramanlar; büyük mücadelelerde belli oluyor. Vaatlerinin değil, “ne yaptığının” tarihi yazılıyor ve senden “bunu ne için yaptığının” hesabı soruluyor… Şartlar; kahramanları daha da […]
Ölü adamın sandığı [17 Haziran 2011 Cuma]
İskoçyalı yazar Stevenson’un yazdığı Define Adası, “define” yani kolay zenginlik peşinde olan herkesin ilgisini çeker. Roman 1881-1882 arasında yazılıp tefrika edildikten sonra kitap olarak yayınlanmıştır. İngiltere’nin batı sahilindeki bir hanı işleten ailenin çocuğu Jim’in ağzından anlatılır macera: Bir gün yaşlı kaptan Billy Bones kocaman sandığıyla bu hana gelir… Bugünlerde “sandık” deyince, siz seçimi hatırlayacaksınız ama […]
DuyguBahçemiz (KADIN VE ERKEK EŞİT Mİ? – Zehra Öner )
KADIN VE ERKEK EŞİT Mİ? Biri bana bu soruyu sorduğunda, soruyla karşılık veriyorum ister istemez; “hangi açıdan?” diyerek. Kadın ve erkek, ne kadar çok açıdan birbirinden farklı tanımlanabiliyorsa, o kadar eşit değiller demektir. İnsan olma noktasında eşitler. Bir de kullukta. “Kadın ve erkek, bir elmanın iki yarısı gibidir birbirleri için”, diyenler de vardır. Bir kadın, […]
Duygu Bahçemiz – (AMERİKALI SABRİ – Utku Öztürk)
Amerikalı Sabri’nin netteki gezi defteri aynen şu ifadeler ile başlıyor: Al-Rihaala Somewhere, Planet Earth (Kâşif – Dünya üzerinde bir yerde) Altına da bir not : For those confused with the name Al-Rihaala, it is an Arabic title (please don’t be afraid…no terrorists here!) It means "the explorer" or "the traveler." Guys like Ibn Batuta, Marco […]
Sınırların dışı nasıl? [12 Haziran 2011 Pazar]
Pek düşünmüyoruz fakat hadi bugün sınırlarımızın dışına, komşularımıza bakalım… {*}{*}{*} Tarih boyunca gerçek bir devlet olamamış BULGARİSTAN sanki kendini ispat için zulmü seçer. Türkleri büyük şehirlerden uzaklaştırıp fakir bırakmak, camileri yıkmak veya şeklini değiştirip bina olarak kullanmayı politika bilir! Osmanlı zamanında aldığı derin nefes, Sovyetler zamanında zorla çıkartılmış, şimdi de AB’ye yaslanmış bir çaresizdir! Bir […]
Duygu Bahçemiz ( YILDIZLI SEVGİ – Zübüde Erkul )
Kim demiş eller acımaz diye… Eller acır, eller kıyar, yine eller öldürür insafsızca… Değişen nedir, uykudan önce ve sonra? Duygular satılır mı uykuda? Yoksa rüyalarda görünenler daha mı güzeldir ki? Bir kalemde siler atarlar. Anlamak zordur insanları… Bu gün severken yarın nefret eder bazıları.. Sevgi gidendir, nefret baki; Nerdesin, kimdesin, gerçek misin?.. Bir masaldır SEVGi […]
Fındık kabuğundakilere [10 Haziran 2011 Cuma]
Aklının fındık kabuğuna binip okyanuslar aşacağını sanan dangalak! Hayreddin Paşa iken denizlerin hâkimi ona tabi olacaksın. Sana ne, tufan zamanı binilmiş olan Hazret-i Nuh’un gemisinden! Kaptan-ı Derya; ister kol gücüyle sürer gemilerini, isterse rüzgârla doldurur yelkenlerini. Sana ne, Nuh’un gemisinin buharla yürümüş olmasından!.. {*}{*}{*} Âdeme, adam olmak yaraşır… Adam olmayan âdem; adem olup yokluğa karışır! […]
ŞU ANDA ((Sitemizde)
Bugün benim doğum günüm. Ben www.muammererkul.com sitesinin anasayfasında görülen ve Twitter üzerinden çalışan "ŞU ANDA" köşesiyim… Twitter, son yıllarda çok popüler oldu. Twitter mesajlarıyla başlatılan Yasemin Devrimi tarihe geçti, Tunus’u diktatöründen kurtardı, pek çok ülke diktatörünü devirdi ve birkaçının tahtını sallamaya devam ediyor. Ben, yani @merkul isimli hesap, odukça eskiyim… 2008 senesinin bugünü (20 Haziran) […]
