3 mins read

DuyguBahçemiz (KADIN VE ERKEK EŞİT Mİ? – Zehra Öner )

KADIN VE ERKEK EŞİT Mİ?

Biri bana bu soruyu sorduğunda, soruyla karşılık veriyorum ister istemez; “hangi açıdan?” diyerek. Kadın ve erkek, ne kadar çok açıdan birbirinden farklı tanımlanabiliyorsa, o kadar eşit değiller demektir.

İnsan olma noktasında eşitler. Bir de kullukta.

“Kadın ve erkek, bir elmanın iki yarısı gibidir birbirleri için”, diyenler de vardır. Bir kadın, bir erkeğin; bir erkek, bir kadının (tıpkı, ikiye bölünmüş bir elmanın iki yarısı gibi) diğer yarısı olabilir mi? Yani bir insan; ancak, tastamam kendisi gibi olan diğer bir parça ile mi kendi bütünlüğünü oluşturabilir? Sanmıyorum… Aynı cinsiyetten iki insan bile birbirinin yarısı olamazken bir kadın ve bir erkek, nasıl birbirinin yarısı olabilir?!

İnsan tek başına bir bütündür aslında. Ama hayatı için bir resim çizmek ister ve o resimde yaşamak ister. Hatta bunu yapmak zorundadır. Bizi yaratan, bizi bizden iyi bilen sahibimiz böyle söylüyor. Hatta; nasıl bir resmin içinde mutlu, başarılı, her açıdan kazançlı olacağımızı da tanımlamış, görebilen gönüllere. Ve bu resmin ana unsuru diğer insanlar; arkadaşlar, dostlar, eşler… (Hayalimizdeki bütünler, kim bilir nasıl bir bütünün parçalarıdır!:)  )

Nasıl bir resim çizeceğimize kendimiz karar vereceğiz. Hayalimizdeki resmi oluşturabilmek için hangi parçalara ihtiyacımız olduğunu biliyorsak işimiz kolay! Parça seçerken de; %50’lik eksiklik hissi ile, diğer %50’mizi aramak yerine;  hangi parçanın bizi bütünleyeceğine dikkat etmeliyiz. Tıpkı puzzle parçaları gibi. Puzzle’ımızın bütününde ufuk çizgisi varsa (çok sevdiğim bir manzaradır, o nedenle bu örneği seçtim 🙂   ) ve bu çizginin bazı yerlerinde kesintiler mevcutsa, o kesintileri (çok güzel dahi olsalar) çiçek resimleriyle tamamlayamayız. Doğru parçayı bulup resmi tas tamam tamamlamak gerekir.

Bütünlemekten bahsediyorum. Resimlerimizin vazgeçilmez unsuru, diğer insanlar (kendi irademizle seçemediklerimiz hariç), çizdiğimiz resimleri bütünlemelidir.

İki insan; ister aynı cinsiyetten olsun (arkadaş), ister farklı cinsiyetten olsun (eş), aynı resimde olmak istiyorlarsa;   birbirlerini bütünlüyor olduklarından emin olmalıdırlar. Hiç kimse ya da hiç bir şey tam olarak birbirini bütünlemeyebilir. Hatta, doğrusunun bu olduğu da söylenebilir. Ama en azından ufuk çizgimizin devamını sağlayan, doğru puzzle parçasını seçelim. Varsın arada minik boşluklar kalsın,” biz doğru parçayı koyduk yerine, hayalimizdeki resim tamam!” diyebilelim.

Belki, hayalimizdeki bazı resimler hala (ya da henüz) hayata geçememiştir. “Vardır bunda bir hayır” deriz. Asıl düşündürücü olan, hayalinde hiçbir resmi olmamaktır.

Konunun dışına taştığım hissine kapılıyorum. 🙂  “Kadın ve erkek eşit mi?” sorusundan yola çıkarak nerelere geldik. Yazının girişi ve çıkışı arasında kalan satırlar, sanırım en baştaki soruyu yanıtlar mahiyette.

Zehra Öner
17 Haziran 2011

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir