Rahmet [06 Ağustos 2003 Çarşamba]
Çatlarken toprak…
Solarken yeşile çalan ne varsa…
Kimselerin umurunda değildir, çiçeklerin bükülen boynu; onlara bir acıyan olmasa…
{*}
Merhamet; kasvetin, ve zulmetin ardından gelir!..
…..
Sıcak; sanki cehennemi üfler dimağlara!.. Rüzgar bile; koşarken ölmüş bir yarış atı gibi yatar artık kenarda, kıpırtısız!.. Canlı olduğunun farkındaki her canlı; sanki "ruhunun bile" buharlaşacağını sanır…
…iken gökler de kararır;
Bir koca tencerede kaynarken unutulmuş yemeğin, üstüne bir de kapak örtülmüş gibi…
…..
Kulak zarlarına kadar çökerken basınç,,, içinde ne varsa boşaltmak isteyen her canlı; şişmiş balonlar gibi bir iğne deliği bekler sanki; kendini yırtmak için!..
Bunun adı; tükenmişlik…
Bunun adı; çaresizliktir.
{*}
Merhamet; kasvetin ardından gelir… Merhamet; zulmetin ardından gelir…
Ve rahmet gelir; çatlarken toprak, solarken yeşile çalan ne varsa…
Kimselerin umurunda değilken çiçeklerin bükülen boynu;
Onlara bir acıyan olur!..
{*}
Bir damla düşer; ışığı kesilmiş gökten…
Sıcak toprak titrer belli belirsiz,, sıcak topraktan bir küçük toz kalkar,,, sıcak toprağın içine karışır iken rahmet damlası…
Bir damla daha iner; rahmet meleklerinin kanadında…
{*}
Toprak, inlemektedir artık…
Gökleri dinlemektedir!..
Çiçekler, ümit etmekten bile yorgundur artık…
Kös vurulur gibi fetih ordusunda… Gönülleri fethe gelen ordunun kösü vurulur gibi, bulutlar vurunca biri birine; önce üç, sonra yedi, sonra kırk, sonra yüz, sonra yediyüz, sonra bin damla birden iner meleklerin kanadında, toprağa…
Rahmet; yağar…
Hem de sadece çiçeklere değil, çalılara bile yetecek kadar!
{*}
Rahmet olmasaydı, hangi çiçek kalırdı mahvolmadan?..
Dürülmez, kaldırılmaz mıydı yeryüzünün yeşil örtüsü?..
{*}
İşte bu anlatılanları bilenler içindir Evliyalar Ansiklopedisi…
Bunu bilenler içindir; İSTANBUL EVLİYALARI’nın ilk cildi…
Çünkü her biri bir RAHMET DAMLASIDIR, her biri BİN RAHMET DAMLASIDIR bu mübareklerin; bilir bunu her çiçek…
Bu gerçek, bilmeyenlere bile kâfidir aslında, ama bunu bilenlerin işi; bilmeyenlere bildirmek, duymayanlara duyurmaktır…
Öyle, değil mi?
Stop
Muammer Erkul
06 Ağustos 2003 Çarşamba
