Elma düşürmek [22 Ağustos 2008 Cuma]
Ve bir an…
Çocuk yüzlü bir elma ile elma yanaklı bir çocuk görür biri birini…
Bu bir an;
Karar, verilmiştir artık!..
{*}{*}{*}
Kalın bir gövdenin iç içe geçmiş dalları arasında ve yüksek bir yerlerdedir elma… Ordadır, ama kendini bırakmak istemektedir çocuğun ellerine.
Al yanaklı çocuk ise zıplar, dokunamaz; sıçrar, tutunamaz. Gövdesi kalındır ağacın eğilmez, bükülmez. Yüksek ve budaksızdır bedeni, tırmanılmaz…
Tek yol kalır çocuk için geriye; sallamak…
{*}{*}{*}
Ve çocuk yüklenir ağaca;
Elma titrer!..
Tekrar dener sonra ve tekrar, ve tekrar,,, ve tekrar…
…..
Al yanaklı çocuğun iyice kızaran yanaklarından ter damlar artık. Elmaysa sabırsızdır; düşmek için onun avuçlarına…
{*}{*}{*}
Elma ve çocuk hep ümitlidir, hep…
Elma ve çocuk, bilmez; vazgeçmeyi!
Sallar çocuk ısrarla ağacın kahverengi gövdesini; bilerek yukarısında inceldikçe çoğalan dallarının, yeşil yapraklarının ve kendine gülümseyen elmalarının olduğunu…
{*}{*}{*}
Kızarmış bir elma ile al yanaklı bir çocuğun göz göze nasıl geldiğini gördünüz mü hiç?..
{*}{*}{*}
Peki, kızarmış bir elma ile al yanaklı bir çocuğun göz göze nasıl gelmiş olabileceğini düşündünüz mü?..
{*}{*}{*}
Sizler gibi, bazen ben de, bir elma ağacı gibi hissederim kendimi;
Hani, ince dallarında al yanaklı elmaları olan…
İsterim ki; sarsılayım…
İsterim ki; bir dokunup geçmesinler altımdan…
İsterim ki; terden kızarmış suratındaki ışıl ışıl gözleriyle bana doğru bakan… Ama asla vazgeçmeyen bir çocuk gibi, ısrarla,, ve inatla sallasın beni okuduğum yazılar…
İsterim ki; sarsılayım!
…..
Onlar beni tekrar sallasın, ben onları tekrar okuyayım; birbirimizin kucağına düşünceye kadar!
{*}{*}{*}
Ha içimizdeki dallarda olsun, ha dışımızdaki;
Her elma, al yanaklı bir çocuğun avucuna bırakmak ister kendini!..
Stop
Muammer Erkul
22 Ağustos 2008 Cuma
