Gidenler listesi… [08 Nisan 2012 Pazar]
Sence herkes haksızdı!..
Fakat her gidenin, en az bir haklılık payı vardı, farkında mısın?
Bu gözle bakabilirsen; “senden gidenler listesi”nde kimlerin sıralandığını kendin hesapla!
Artık sen, sadece “neden gittiler” sorusuna cevap düşün!
İşin onları burada tutabilmekti, olmadı. Şimdi bu olanların “sebebini” bulamadıktan, “çareyi” bilemedikten sonra; kimin nereye, ne zaman veya nasıl yanlışlara gittiğini anlatıp durman sana ne kazandıracak?..
Birinin hasta olduğunu herkes anlayabilir, bir hastanın öldüğünü herkes söyleyebilir.
Sen, hekim olsana; hastalığı bilsene, çaresini bulsana!
{*}{*}{*}
Sana “kışın geldiğini” söylediklerinde gülmüştün ve havanın ne kadar sıcak olduğunu göstermiştin!.. Fakat onların dediği oldu, soğudu ortalık.
O zaman da, kış güneşinde açan çiçeklere sığındın.
Verdiğin her fotoğraf vesikalıktı yani yüzünde gülümsemen ve kulağında birkaç cılız çiçek…
Acaba vesikalar, üzerine iliştirilmiş fotoğraflarla aynı dili mi konuşuyor?
Veya neden buzlu sular damlıyor her uzvundan ve neden buzdan sarkıtlar gibi çıt, çıt, kırılıp duruyor kolun bacağın!
{*}{*}{*}
Ne sen beni açlıktan öldürebilirsin, ne de ben seni tokluktan patlatabilirdim!
Muhtemelen ben; “sadece gidenlerden biri” sıradanlığındayım senin için!..
Kalsaydım ve kalsaydı herkes; bayram meydanlarına varabilirdik el ele, kol kola…
Fakat bunun için önce kafa kafaya vermek gerekiyordu ve can cana!
Şimdi senin gözün elbette kırk kişiyi de hatalı görür fakat elbette kırk ayrı göz de sendeki hataya bakar!
Ve bunca şey tecrübe olarak kalır ibret alabilecek olana!
{*}{*}{*}
Özet: Sen, makas açan bir istasyon memuruydun!
Şunları bilmen gerekiyordu: Beğenmedikçe tarlalara yuvarladığın her lokomotifin ardından gelenler vardı…
Ve hiçbir raydaki vagonlar, paralel raylara oturtulamaz!
Şimdi artık, kendi kaza kırım raporunu yazmaya, “gidenler listenden“ başlaman gerekiyor!

Hatayı kendinde aramak… Empati diyor benim iş arkadaşlarım buna… Bende hiç yokmuş, sanırım bu yazı biraz empati kazandıracak bana ve gidenlerin neden gittiğini kendimce düşünmem gerektiği gerçeğini kabullenerek başlangıç yapıcam.
esk.hatice
Hekim olmaya çalışıyorsun. Fakat seni anlamaya çalışanlara hekim olabilirsin. Seni anlamaya çalışanlar da çıkar için gitmeyebilirler. Sen doğru ol. Bırak dokuz köyden kovsunlar. Onuncu köyde kendine yer bulursun. Sen niyetini doğru yap. Kalan sahalar bizimdir.
ALİ DUMAN
Yıllardır tam tersini söylediler ama ya matematiğim çok zayıf, ya da anlamamakta ısrar ediyorum.
“kalan” eksilenden büyüktür…
:))
Sultan Gül