Hızlı kilo vermeye fazlasıyla meraklıyız maalesef.
Bir Dukan diyeti fırtınası esiyor ortada…
Son derece tehlikeli!..
Kalbi ve böbrekleri mahvediyor, hatta ölüme kadar götürebiliyor.
Bu hatalı popüler olarak nitelendirilen diyetlere baktığımızda verilen tavsiyeler US Department of Agriculture (USDA), Department of Health and Human Services, National Institutes of Health, American Dietetic Association, American Heart Association, American Diabetes Association ve American Cancer Society tarafından bildirilen tavsiyelerle zıtlık göstermekte ve zararları konusunda ortak görüş bildirilmektedir.
NEDİR DUKAN DİYETİ?
Dukan diyeti, dört safhada oluşan bir sistem.
İlk safhası olan atak aşamasında Dr. Pierre Dukan’a göre;
bir buçuk litrelik suyla birlikte yağsız proteinler, süt ürünleri, yumurta, balık ve kümes hayvanları ihtiva eden listeden seçtiklerinizi gün içinde istediğiniz saatte, istediğiniz kadar tüketebiliyorsunuz; ancak sadece haşlama, ızgara ya da fırında pişirilmesi şartıyla.
Sıvı ve katı yağ kesinlikle tüketilmiyor.
Lezzet katmak istiyorsanız yağ yerine baharatları deneyebilirsiniz.
Bu safha hiçbir özür, sapma, duraklama kabul etmiyor. Yani "Biraz ara vereyim, şu tatlıdan bir kaşık alayım" deme şansınız yok.
Görüldüğü gibi bu kadar katı kuralları olan bir sistemi tatbik ederken ve de hiçbir hata yapmayacaksınız derken kilo vermemek zaten beklenmedik bir durum.
Ancak burada bu kadar proteinli beslenerek verilen kilonun ilmi olarak bakıldığında, kaliteli olmadığı gözlemleniyor.
Düşük karbonhidratlı yüksek proteinli diyetlerin daha çok vücut suyunu kaybettirdiği, diyet sona erdiğinde su ağırlığının geri kazanıldığı bilinen bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor.
KALP HASTALIKLARI İÇİN RİSK
Diyetlerin beslenme açısından kalitesi değerlendirilirken, çeşitlilik, denge ve sağlıklı pişirme metodlarının tatbik edilip edilmediği göz önünde bulundurulmaktadır. Beslenme biliminde temel olan; yağsız veya az yağlı süt ürünlerini, tam taneli tahılları, et-tavuk-balık-yumurta-kuru baklagilleri yeterince tüketen, meyve-sebze alımını arttıran, limitli tuz, şeker yeterli ve dengeli beslendiği yönündedir. Yüksek yağlı düşük karbonhidratlı diyet yapıyorsanız; E ve A vitamini, tiamin, B6, folat, kalsiyum, magnezyum, demir, potasyum ve diyet lifi açısından düşük bir görüntü… Bu diyetlerin doymuş yağ ve kolesterolun yüksek olmasının ise kalp hastalıkları için risk faktörü olduğu unutulmamalıdır. Çok düşük yağlı diyetlerin az miktarda et ürünleri, yağ alımını sınırlandırması sebebiyle E ve B12 vitamini, çinko mineralinin de düşük olduğu bildirilmiştir.
SEYİR DÖNEMİ
İkinci aşama olan seyir döneminde protein yüklü atak evresini tamamladıktan sonra, yokluğu kendini hissettiren sebzeleri de protein ihtiva eden besinlerle birlikte tüketmeye başlayabiliyorsunuz.
Ancak protein almadan yalnızca sebzeyle beslenmek de yasak.
Dr. Dukan bu aşamada bir gün saf protein diyeti,
Ertesi gün ise protein ve sebze diyeti tatbik edilmesini tavsiye ediyor.
İkinci evrede dönüşümlü diyet yapıyorsunuz. Domates, salatalık, turp, ıspanak, taze fasulye, lahana, mantar, kereviz, rezene, bütün salata çeşitleri, hindiba, pazı, patlıcan, kabak, havuç ve pancar herhangi bir miktar sınırlaması olmadan tüketebileceğiniz sebzeler arasında yer alıyor. Bu aşamayı da geçtikten sonra artık yapacağınız tek şey var:
Normal hayatınıza devam ederken haftada bir gün saf protein diyeti yapmak.
NASIL BİR YOL TAKİP EDİLİYOR?
Günde iki dilim tam tahıllı ekmek, 40 gr. peynir, haftada iki porsiyon nişastalı gıda, iki çorba kaşığı yulaf kepeği tüketebileceğiniz diğer gıdalar arasında yer alıyor. Bu aşamanın sonunda artık istediğiniz kiloya ulaşmış oluyorsunuz ve son aşamada verdiğiniz kiloyu korumaya dikkat etmeniz lazım. Dukan; bu safhada haftanın altı günü istenilen gıdanın tüketilebileceğini dile getiriyor.
Tek şart, perşembe günleri saf protein diyetine geri dönmek.
Ayrıca hayatınız boyunca her gün üç çorba kaşığı yulaf kepeği tüketmeniz de tavsiye ediliyor.
Kilo vermek adına sadece proteine, ya da karbonhidrata ağırlık vermek vücutta dengesizliğe ve bununla birlikte birçok hastalığa da sebep olabiliyor.
BÖBREKLERE ÇOK ZARARLI
Protein diyetinin zararları konusunda;
"Dukan Diyeti" son yıllarda insan sağlığını inanılmaz tehlikeye atan en riskli diyetlerin başında yer alıyor.
Aslında ne bahsedildiği gibi Fransızların yeme alışkanlıklarını yansıtan bir diyet şekli, ne de vücudun yağ kitlesini azaltıp ince kalan Fransız kadınlarının yediği kruvasan, şarap ve meyveyi de ihtiva ediyor.
Tamamen tipik kiloluların aklını karıştıran, vaat ettiği hedefler bilimsel temellerden uzak olan hatalı bir diyet sistemi.
Üstelik vücutta birçok menfiliğe/olumsuzluğa da sebep oluyor.
Düşük karbonhidratlı beslenmeye bağlı olarak gelişen ağızdaki ‘keton kokusu’ sanki çok basit, geçici bir şeymiş gibi gösterilmekte. Bu aslında böbreklerde yabancı ve zararlı maddelerin oluştuğunun bir göstergesi. Dahası keton ciddi böbrek fonksiyon kayıplarına dahi sebep olabiliyor.
Bu diyet bilinen Atkins Diyeti’nin hafifçe revize edilmiş formu.
Kabızlık bu diyetin başlıca yan etkilerinden biri ve uygulayanların bağırsaklarında tıkaçlar oluşup ileride bağırsak kanseriyle poliplerin oluşması da ihtimal dahilinde. Ayrıca bu diyet ne antioksidan ve fitokimyasal maddeler gibi faydalı bileşikleri ne de vücudumuz için lüzumlu olan vitamin ve minerallerin tamamını içine alıyor. Netice olarak yağsız diyet ile herkes kilo verebilir. Dukan diyetinin mühim hiç bir yanı yok!
VERİLEN KİLOLAR HIZLA GERİ ALINIR
Sağlıklı yaşamak ve kilo vermek adına lüzumlu bütün vitamin ve minaralleri yeterli oranda almak çok mühim.
Karbonhidrat, protein gibi bahsettiğimiz besinlerden herhangi biri tüketilmediğinde ya da olması gerekenden az ya da çok tüketildiğinde birtakım problemler yaşandığı ve sağlığın bozulduğu tıbbi olarak ıspatlanmış bir hakikat…
İnsanın hastalıklara karşı korunabilmesi için dengeli beslenme ayrı bir öneme sahip.
Bu sebeple Dukan gibi protein ağırlıklı bir diyet hızlı kilo vermeye yardımcı olurken, akabinde verilen kiloyu hızla geri almanıza ne yazık ki msni olamiyor ve beraberinde uzun zaman tatbik edildiği takdirde beraberinde çeşitli rahatsızlıkları da getiriyor.
Gelin görün ki zayıflamak adına birçok hataya düştüğümüz de ortada!
PAZARLAMA HARİKASI
Tam bir pazarlama harikası olan "Dukan Diyeti" de işte bütün bu sebeplerden dolayı hızlı bir şekilde tatbik edilmeye devam ediyor.
Her gün bir başka internet sitesinde bu diyetten hususi listeler yayınlanırken, diyeti yapanlar ise ne kadar hızlı kilo verdiklerine dair açıklamalarda bulunuyorlar. Ancak çok az kişi tehlikenin farkında… Yapılan incelemeler; ANSES’in yaptığı açıklamayı doğrular nitelikte…
DUKANCILARI BEKLEYEN SİNSİ TEHLİKELER
Sadece kilo vermek için bunca kısıtlı besini yemek metabolik neticeleri açısından bakıldığında diyabet,
kalp hastalığı,
dislipidemi ve
hipertansiyona zemin hazırladığı, sağlıklı insanlarda ise
ketosize sebep olup, kanda ürik asit seviyesini anlamlı olarak yükselttiği görülmektedir.
Sağlıklı ve kronik hastalığı olan şahıslarda vücutta keton birikimi böbrek, karaciğer fonksiyonlarını bozmakta, insülin metabolizmasında menfi/olumsuz tesiri olmaktadır.
Sodyum ve su kaybı ile hipotansiyon, kabızlık ve nefroliasiz görülebilmektedir.
Buna ek olarak yüksek miktarda hayvansal protein alarak böbrek fonksiyonları bozulmakta, yüksek yağ alımına bağlı olarak ise hiperlipidemi, insülin reistansı ve glikoz intoleransı oluşmaktadır.
ZAYIFLAMA TEDAVİSİ KİŞİYE GÖREDİR
Şişmanlığın tedavisinde beslenme tedavisinin amacı; vücut ağırlığını arzu edilen seviyeye indirmek için şahsın bütün ihtiyaçlarını yeterli ve dengeli bir şekilde karşılayan diyetle tedavisini planlamaktır.
Zayıflama tedavisinin kişiye has ve çok hassas bir tedavi olduğu asla unutulmamalıdır.
Bunun dışındaki bütün harukulade diye vasıflandırılan diyet ve metodlarının klinik çalışmalarla incelenmesi lüzumlu mühim bir hakikattir.
U. DİYETİSYEN B. TOPALAKÇI