“Tabutluk”taki son faşist ve “Türk 2000” mecmuası [24 Ocak 2010 Pazar]
Bilim dünyamızın en önemli isimlerinden; Sorbon ve Colombia Üniversiteleri eski hocası Ordinaryüs Prof. Dr. Reha Oğuz Türkkan 90 yaşında vefat etti. 19 Ocak 2010 günü Zincirlikuyu’da toprağa kondu. Gazetemizde de yazmıştı, Allah rahmet eylesin… 90’ların başında tanışmıştık. “Türk 2000”i benim küçük yerimde (eski Günaydın’ın karşısında Sıdıka Batu Han vardı) çıkarmaya başladık. İlk sayının kapağına bir […]
Hatıralar Sokağı (AKROSTİŞ – Karanfil)
Mahbub oldun bize candan, Uzaklıklar elbet fâni… Ankara’dan, yahut Van’dan, Muhabbete yoktur mâni… Masal gibi bir diyârda, Erişelim vuslata biz… Renk renk güller açar nârda, Erir benlik, kalmaz bir iz… Râyihanla kokar yerin, Kimler duyar, kimler gelir?.. Usârendir her eserin, Lezzetini tadan bilir… Karanfil
Kar taneleri… [22 Ocak 2010 Cuma]
Kar yağıyor; uçuşan, konan, yapışan, savrulan, yığılan, dökülen karlar. Nereye baksan kar, her taraf bembeyaz… Yağarken anlaşılmıyor aslında; kar nedir, nasıldır, neye benzer, nasıl davranır? Ona bakmak lazım, görmek lazım, varlığını tanımak lazım. Beyazdır, soğuktur, hafiftir, küçücük bir noktadır. Her kar tanesi bir kar tanesidir sadece; ama her tanesi, bir kar tanesidir!.. {*}{*}{*} Hiçbir kar […]
Duygu Bahçemiz (GİTTİN – Hicran Seçkin)
O diyarlarda hiç yokmuşum gibi, Bir adım ötemden geçip de gittin… İttiğin girdabın bulunmaz dibi, Üstüme kefeni biçip de gittin… Gözlerinden akan pınar mı diye, Bu yara ömrünce kanar mı diye, Sormadın, yüreğin yanar mı diye!.. Onulmaz bir yara açıp da gittin… Kimden isteyeyim söyle himmeti? Revâ görüyorsun bana hasreti… Çok mu gördün bilmem, […]
Hatıralar Sokağı (KAHVEHANEDEKİ GAZETE – Hakan K.)
Yılı kesin olarak hatırlamamakla birlikte 2004 senesi olduğunu tahmin ediyorum. O zamanlarda bir kahveye babamla, ya birini beklemek için ya da başka bir nedenden oturmuştuk. İlk "Ne mümkün" isimli yazısıydı, beni Muammer Bey’le tanıştıran. Ben o zamanlar 19 yaşındaydım. Sıkıntıdan masanın üzerindeki Türkiye Gazetesi’ni karıştırırken bu yazı dikkatimi çekti: "BİR KÂSE SUYA DÜŞEN BİR DAMLA ZEHİR […]
Nice yıllara… [21 Ocak 2010 Perşembe]
Web sitemiz 19 Ocak 2008’de yayına başlamıştı. İki gün önce 2’nci yaş günümüzü kutladık. Tebrik mesajları posta kutularımızı doldurdu. Sandık ki; sadece sitemiz değil, pek çok arkadaşımız aynı gün doğmuş! Bir de şiir vardı eklendi siteye. Hicran Seçkin kardeşimin kaleminden çıkmıştı ve konuyu şöyle özetliyordu: Sevgiyle kurulmuş Sevgi Sitesi, Bir yaşın bin olsun; nice yıllara… […]
Duygu Bahçemiz (NİCE YILLARA – Hicran Seçkin)
Sevgiyle kurulmuş Sevgi Sitesi, Bir yaşın bin olsun; nice yıllara… Muammer Erkul’un körpe fidesi, Hep dal budak salsın; nice yıllara… Sen mücevher dolu atlas bir kese; Bazen gönüllere ılık bir bûse; Güzellikle dolu billur bir kâse; Tadın dilde kalsın; nice yıllara… Sevgi ailemin evi, ocağı, Sanki bir yavruya anne kucağı, Üşüyen gönüller tatlı sıcağı, […]
Zeynep Göz’bebeğimiz :)
{bebek} ZEYNEP GÖZ’BEBEĞİMİZ 🙂 Meğer benim doğum günümde doğmuş Zeynep bebek, ama ben yakında öğrendim. Biraz da fotoğraflarını bekledim… İşte geldi Zeynep Göz… Ve sizlere açtım resmini "MAŞALLAAAH" diyesiniz, diye… Abisi Ertuğrul’a da maşallah canım; hem o artık burada yazılanları okumayı da biliyor! Asıl ona maşallah… 26 Ekim 2009 günü dünyaya gözünü açan Zeynep’in […]
Sitemizin 2.Yıldönümü
Sitemizin 2. Yıldönümü Sayfası İki yaşındayıııııııız… :))) Gazete, radyo, televizyon, dergi, kitaplardan sonra; iki yıldır sitemizde de birlikteyiz… Gülümsüyoruz… Hepimiz, hep birlikte; gülümsemeye devam edebilmemiz ümit ve dualarındayız… {*}{*}{*} Seyir Defteri’mizdeki; ikinci yıldönümümüzle ilgili yazıyı okudunuz mu? Şu adresten o yazıya da geçebilirsiniz: {*}{*}{*} İkinci yaşımız için mesaj yazmak isteyenler yazacaklar, ama… Bu sene bir […]
Duygu Bahçemiz (VUSLAT NE ZORMUŞ – Dilşad)
Sevmek gerçekten ateşten gömlekmiş… Bunu öyle iyi anladım ki! Ailemle sevdiğim arasında kaldım. Ve çok acı çektim. Kavuşmaktan başka birşeyi gözüm görmüyordu. Çünkü çok seviyordum. Hala da seviyorum. Kimseye dert anlatılmıyor bu dünyada. Ailene, sevgiline… Bir tek Rabbimize açıyoruz ellerimizi, yakarıyoruz, gözyaşı döküyoruz dualarda… Zaten dualarla çıktım bu karmaşanın içinden. Sevmek bu kadar kötü birşey mi ki; […]
Seyir Defteri – 19 Ocak 2010 Salı (İkinci yaş günümüz…)
Ve ikinci yılımız da artık "HATIRALARIMIZDA" kaldı… Elbette en güzeli şuydu: Birlikteydik ve beraberce "güzel olanı" aramaktaydık… Bulduk mu peki?.. Cevap: Bulmaya devam ediyoruz… Yani "kızılelma"yı kovalayanlar gibiyiz! Ufku yakalamaya çalışanlar gibiyiz. Elimize geçmeyecek belki de hiç bir zaman kızılelma… Avlanmış olmayacak hiç bir zaman anka kuşu… Ama bizler böylece; daima, hiç durmadan yol almış […]
Mektuplar/ Bunalmak!..
ONDAN GELEN: ——————————— (Ocak 2010) Çok çok çok bunaldım… İnsanlar, her yanıma asılmış türlü çeşit, iğrenç böcekler gibi… Silkelenmek, hepsini üstümden düşürmek istiyorum! Sonra da, taa uzaklara, sessiz sakin bir yerlere gitmek istiyorum. Herkesten, herşeyden uzak… Problem yine bende, biliyorum… Daha doğrusu farkındayım… Ama çözüme ulaşamıyorum. İnsanlara karşı "kendim" olmamaktan mı kaynaklanıyor bütün bunlar? […]
Seyir Defteri – Ocak 2010 (Hayalin atları…)
Hayalin atları… Aramızda bir şekilde hısımlık olan Birim Aksüyek’i sorsanız; "sadece at resimleri yapar" der, onun resimlerini bilenler… E sonra ne resmi yapar? Diğer atları yapar, sonra diğer atları ve sonra diğer atları… Birim Aksüyek sergisini gezmek demek; yüz kadar suluboya tabloda binlerce at görmek demektir!.. Mavi atlar, kırmızı atlar, yeşil atlar; koşan atlar, kişneyen atlar, şahlanan atlar… Renkler fıırtınası içinde […]
Duygu Bahçemiz (SEVMEK SUÇ MU? – Zübüde)
Suçum sevmek, saymaksa Suçluyum… Günahım bir damla mutluluksa; Günahkârım… Ağlamak suç ise İşte ben ağlıyorum… *** Beni ağlatan dosta Beni boğan sevgiye sitemler ediyorum. Geceler benimse bırak hep öyle kalsın. Güneş benden uzak, sana yakın olsun… *** Uzaklar yakın, yakınlar uzakken Ey dost! Uzattığım elim bırak kırılsın Kafam kırılsın, kalbim kırılsın Kırılsın ama… Benim sevdiğim […]
Göbecikli çocuklar [17 Ocak 2010 Pazar]
Kiraz sapı gibi incecik boyunlarının ucundaki kafalarını, sanki dengede tutmaya çalışan çocuklar vardı etrafımızda. Pantolon paçalarından çıkan sopalar gibiydi bacakları ve parmaklarıysa, ellerinin üstüne kadar inmiş kol ağızlarından uzayan çırpıları andırıyordu! Bulduklarını derhal yerdi o zamanın çocukları ve yuttuklarını da vücutları anında yakardı. Artık herkes çocuğunun üstüne titremekte: Aman çocuğum iyi beslensin, vitaminler alsın; aman […]
Kuş merhameti [15 Ocak 2010 Cuma]
Başından sonuna; çiçek seralarından güzel, hazine sandıklarından kıymetli bir mazinin çocuklarıyız. İşte bu hakikati kimin bilmesi gerekiyor? Çocuklarımızın!.. Sen şu güzel hayatın filmini izlemiştin, bu menkıbeyi dinlemiştin, bu konuyu okumuştun, evet biliyorum. Fakat biliyorum ki; şu bardak da daha önce suyun altına tutulmuştu! Doldurulmuştuk, çok güzel. Ama bunu hatırlamak, dolu olduğumuz anlamına gelmiyor. İçimiz kuru […]
Soğuk da olsa kadının yuvası kendi denizidir; oltalardan uzak durduğu müddetçe…
İlgili yazı : Anka satan tilkiler [14 Ocak 2010 Perşembe]
Anka satan tilkiler [14 Ocak 2010 Perşembe]
Hiçbir öğrenci, öğretmeninden hesaba çekilmeyecek. Onlar sadece kendilerine verilmiş “müfredata uygun” derslerden mesul… Hiçbir asker, komutanının sorumlusu değil. Fakat her üst hesap verecek kendi askerinin burnu bile kanasa!.. Hiçbir memur amiriyle suçlanmayacağı halde, her amir emrindekilerin işlerinden sorumludur!.. Kadınlardan da erkeğin hesabı sorulmayacak. Fakat erkek; “hanımının yaptığından haberin varsa, razı mıydın” sorusuna muhatap! Ne büyük […]
Duygu Bahçemiz (VAKİT; NAKİT! – Hicran Seçkin)
Vakit; nakit! Yarın, alacak… …Gelip gelmeyaceği meçhûl… Dün, tedâvülden kalktı! Öyleyse, Elinde olan, bugün… Vaktin; nakt’in. "Kullanılabilir" olanın… Ne dünden bir fayda, ne yarından… Dün geçmez akça… Yarın henüz senin değil. Belki de senin olmayacak… Senin olan, her zaman güzel olan değil belki, ama… Güzel olan, senin olan… Güzel; çünkü senin… Senin; onun için güzel… […]
