Kırkambar (Pratik Çözümler: Araba lastiğinden saksı)
Her yerde vardır eski araba lastikleri ve aslında çok işe yararlar… .
Kırkambar (Pratik Çözümler: Elleriniz meşgulken okumak)
Elleriniz meşgulken, misalen mutfak tezgahında okumanız gerekirse… .
Kırkambar (Pratik Çözümler: Bahçede havuzunuz olsun)
Bahçeniz varsa, ve bir havuz yapmak isterseniz, aklınızda bulunsun… .
Kırkambar (Nasıl oldu da, ölmeden büyüyebildik!)
70 – 80 – 90′ lı yıllarda mı büyüdün?.. Nasıl oldu da hayatta kalmayı başardın?!.. 1- Arabaların emniyet kemeri, kafalıkları, ve kesinlikle hava yastıkları yoktu. 2- Arka koltuk tehlikeli değil de eğlenceliydi. 3- Bebek yatakları ve oyuncaklar renkliydi. Ya da en azından kurşunlu, muhtelif, zehirli maddeler ile boyanmıştı. 4- Prizlerin, araba […]
Duygu Bahçemiz (GİTTİNİZ – Zwijndrecht Sakinleri)
Gidişinizle yüreğimizi yaktınız, Gidişinizle bizi yetim bıraktınız, Gidişinizle bizi bizden aldınız, Gittiniz, bizi burda bıraktınız… * Sizdiniz… Derdimizin dermani sizdiniz, İlaç gibiydi sözleriniz, Şimdi sizi arar gözlerimiz, Göremiyoruz efendimiz… * Kalbimiz… Siz bizi yaşatan kalptiniz, Hayata bağlayan sebeptiniz, Sol yanım sanki boş kalmıs, Kalbimi de götürdünüz efendimiz… * Tesellimiz… Sevgiliye kavuşmanız tek tesellimiz, Orada […]
Duygu Bahçemiz (ENVER ABİMİZ – Mualla Berna Kaleli)
Nazlı gülün dedesi, Güzellik abidesi, Bizlerin efendisi Canım Enver Abimiz. Sohbeti baldan tatlı, Her an nurlu suratlı, Torun şimdi çok Nazlı Canım Enver Abimiz. Mualla Berna Kaleli (İhlâs Koleji 6B sınıf öğrencisi)
Duygu Bahçemiz (AĞIT – Dursun Eker)
Yıkıldı ulu çınar, kalmadı dünyalık gölgesi Tamamlayıp hizmetini gitti cennetin gözdesi Uğurlarken bir günde bin yıl yaşlandık hepimiz Bitti Enver’imli yıllar, hem öksüz, hem yetimiz Hiç olur mu demeyin çınar ağacın meyvesi Doyuruyor işte bakın köşe bucak herkesi Ya tanıyıp bilmeseydik nice olurdu halimiz Hamd edelim sayesinde Hakikat’tir gayemiz Aynı sıcak muhabbetle kucakladı cümlemizi […]
Enver Abi’li hatıralar (Mustafa Selçuk – Enver Ağabeyi prensiplerini yaşayarak öğrendik)
1994 senesinde Türkiye’nin yaşadığı büyük ekonomik krizde, devalüasyondan dolayı 3 banka iflas etmişti. O bankalardan yurtdışına açılan akreditifler de batmıştı. Diğer bir ifade ile, akreditiflerin alacaklısı olan yabancı bankaların,alacaklarını tahsil etme imkanları kalmamıştı. İflas eden bankalardan birinde İhlas Holding olarak açılmış yüklü meblağda bir akreditifimiz vardı ve alacaklısı da Fransız Société Générale isimli banka […]
Enver Abi’li hatıralar (Vecheddin Arvas – Son bir talep)
Bir gün merhum Enver Ağabeyimiz hastaneye babamın ziyaretine geldi. Babam çok memnun olduğunu hareketleriyle de gösterdi; hastalık dinlemedi, yatağında kalkıp Enver Ağabeyin boynuna sarıldı. Sohbet etmeye başladılar. Başka ziyaretçiler de vardı o anda… Enver Abi kalkarken babama sordu: -Ali İhsan amca, benden bir şey iste de yapayım, size bir hizmetim olsun,dedi. Babam teşekkür etti: -Allah […]
Enver Abi’li hatıralar (Şaban Çakır – “Başkasının kazancı sermaye olmaz”)
2001 krizi tüm Türkiye’yi kavuruyordu. Şirketler batıyor, insanlar işsiz kalıyor ve ülke uçurumun kenarında idi. Ben de krizin 2. yılında çalıştığım kurumdan çıkartılmak durumunda kaldım. Evim kira idi, birikimim yoktu. Neler yapabilirim sorusunun cevabını araştırmaya başladım. Kendi arkadaş çevremizde olmayan, fazla sermaye gerektirmeyen bir iş yapmamız gerekirdi. Uzun araştırmalar sonunda çiçekçilik işi fazla sermaye […]
Kırkambar (PAPA hakkında…)
Tarih Profesörü Ekrem Buğra Ekinci‘nin yazısı BİR MİLYAR KİŞİNİN HÜKÜMDARI: PAPA 13 Mart 2013 Çarşamba Dünyanın en küçük devletinin hükümdarı olan Papa, aynı zamanda bir milyar Katolik’in ruhanî lideridir. Afrika’nın bir köyündeki papaz, Roma’daki Papa’ya tâbidir. Vatikan’ın kütüphanesi de, kasası da çok zengindir. İstanbul, Roma, Kudüs, Antakya ve İskenderiye’de eşit statüde beş büyük Hıristiyan patriği […]
Enver Abi’li hatıralar (Şaban Çakır – “İnşallah çok rahat bir askerlik yaparsınız”)
1984-85 yıllarında İstanbul, Gaziosmanpaşa bölgesinin gazetesini dağıtıyorum. Genellikle akşamları Mehmetağa’da kitaplarımızın harmanına iştirak ederek saat 03:00 ‘e kadar çalışır, 03:00’te 23’e gidecek dua listeleri hazırlanır ve ismimizi kaydettirirdik. Çoğu günlerimiz böyle geçerdi. Aylardan Mart ayı idi, askerlik celp kağıdımız gelmişti. Gazete dağıtım işini bir arkadaşa 3 gün içerisinde adresleri öğreterek devrettim. Enver Abiye Allahaısmarladık demek […]
Enver Abi’li hatıralar (Şaban Çakır – “Pişmiş kahveyi niçin ikram etmediniz”)
1986 yılında askerlik dönüşü Türkiye Gazetesi İstanbul Bölge Temsilciliğinde Osman Ağaoğlu Abinin yanında çalışmaya başladım. O yıllarda Akupunktur satışları çok yoğun olarak yapılırdı. Biz de her gün satışlara çıkardık. Bütün arkadaşlar ekipler bölünmüştü. Ekip 1, bizim ekibin ismi idi. Ekip lideri Halil Önür, elemanları da ben, Veli Gündüz ve Mustafa Pehlivan idi. Aylarca her […]
Hangi çöl, daha büyük içimizdeki çölden?
İlgili yazı: Mecnun’u anlamak zamanı… [15 Mart 2013 Cuma]
Duygu Bahçemiz (NE BÜYÜK DOSTTU – İbrahim Saygılı)
Firakıyla etti bizleri mahzun Bitmesin sohbetin derdik, nafile Gönlümüzde hicran uzun bir hüzün Kavuşmazmış ayrılmayan sahile Müşfikti herkese yok idi kini Pervane misali yaktı kendini Ne çare nadanlar bilmez haddini Dövünsek de gelmez gidenler geri Yolumuzda kibir yasak der idi Hizmet gönüllüsü bir nefer idi Başta serdar, en öndeki er idi Dövünsekte […]
Duygu Bahçemiz (KULAK VERELİM – İbrahim Saygılı)
KULAK VERELİM Ömür geldi geçti, sona dayandık Ölüm var denilmiş, kulak verelim Aldattı nefsimiz, hevaya kandık Ölüm var denilmiş, kulak verelim. Sefere çıkmışız, uzak mı sıla? Uyanlara yol gösterir pusula Hakka âşık kişilerle kol kola; Olalım demişler, kulak verelim. Âşıkların bahçesinin sahibi, Pervanedir ona cümle sahabi Âlemlerin Rabbinin de habibi Ölüm […]
Enver Abi’li hatıralar (Fatma – Yıllar öncesinden çekilen kulaklar)
Enver Ören abilerin tanınması, büyüklüğünün anlaşılması için kendileriyle ilgili hatıraların paylaşılması gerektiği inancıyla ben de bir hatıra paylaşmak istiyorum: 1985-1990 yıllarında Enver abiler yemek için bir abimizin evine teşrif etmişlerdi. Evde karışıklığa sebep olmasınlar diye ev sahibi abla çocukları o gün komşuya yollamış. Bir ara ekmek kabının misafirlerin olduğu odada kaldığını farkedip alması için komşudaki kızını eve çağırmış. Ekmek kabını […]
Mecnun’u anlamak zamanı… [15 Mart 2013 Cuma]
Çöl mü?.. Yakabilir mi seni; içindeki ateş, dışardakinden fazlaysa? Çöl, bir umuttu Mecnun için; aşılırsa, ardında Leyla olan… Sayılan her kum tanesi, eksilen bir sayıydı onun yolunda! Umut varsa her şey mümkün, ona giderken. Peki ya, artık… ..yâr yoksa! {*}{*}{*} Yârin olmadığı dünyaya basmak; Dikenlere saplanmak, her adımda… Ona bakanı seyretmek… O’nu bileni dinlemek… Ve […]
Enver Abi’li hatıralar (Abdülvahit Arvas – “Yetim değilsin, Enver Ağabey’in var!”)
Enver Ağabey bir konuşmalarında, “Hocamız bana buyurdular ki; kardeşim biz yaşlandık, ömrümüz kitaplarla geçti. Seyyidlere gerekli hizmeti yapamıyorum. Allah razı olsun, Enver Bey benim bu yükümü aldı. Seyyidlere hizmet ediyor” dediler. Babamın vefatında definden hemen sonra kendilerini arayıp, “Enver Ağabey, kaderde yetim kalmak da varmış” dediğimde; “Yetim değilsin, Enver Ağabeyin var!” buyurmuşlardı. Mekânı cennet olsun. […]
Enver Abi’li hatıralar (Alaaddin Soy – Alan uygun, veren olgun)
Sene 1993-94 yılları arası… O zaman yine Eskişehir’e bağlı olarak Afyon’da çalışıyoruz. Afyon temsilcimiz o zaman Baki Çakırca Ağabey idi. O ayki çalışmalarımız başarılı bulunmuştu, İstanbul’a davet edildik. Randevu saatimizde Cağaloğlu’ndaki merkezde Enver Ağabey bizi kabul etti. Hoşbeşten sonra, Enver Ağabey, Baki Çakırca’ya, TGRT’yi izleyip izleyemediğimizi sordu. O zaman TGRT yeni kurulmuştu, sadece İstanbul, […]
