Ben özgürüm!.. Hani şu; “Akıl, boza ve saire” isimli yazı çıktı ya… Hah, işte o yazı okudukça daha da fazla hoşuma gitti. “Ben eskiden de akıllıydım, diye başlayıp, hani (bir anlamda); “Her şeyi bilecek kadar AKILLI’lıktan, HİÇBİR ŞEYİ BİLMEYECEK KADAR AKILLANMAYA terfi etmeyi anlatıyordu bu yazı, MERAKLISINA! (Peki niye meraklısına?Devamı

Akıl, boza ve saire… Biliyor musunuz, ben eskiden de akıllıydım. Eski deyince “şimdi”den söz açmak gerekti değil mi?.. Şimdi, evet şimdi bu yaşıma rağmen yüzde yüz orijinalim!.. İnanın dişlerim bile porselen değil. Hatta sona kalan şu 4 tane dişim de çıkabilse (birkaç dolguyu saymazsanız) 32’si birden “tamam” olacak… (Yedi yılaDevamı

Sülaleden, hararetli biri gelmişti dedemin yanına. Sanki yeni bir şeyler öğrenmiş de onları va’zediyor gibiydi… Yanlarına yaklaşıp konuştuklarını dinlemeye başladım. “Çok kimselerden duydum, diyordu o adam… Diyorlar ki; Kur’an, aklı olanlara indiyse… Ve aklımız da Kur’an ile buluştuysa, O’nda yazanları anlamak için, araya, neticede bizim gibi insan olan başkalarını sokmayaDevamı

Yeni BİNYILIN ilk yazısını yazıyorum… Bu, bir KOMEDİ yazısı olacak… Çünkü, biliyorum ki bazıları çok gülecek bu satırlara. Sahi, nedir komedi?.. ….. Bi.. bi.. bil e mm, mm m myo… bilem miyorum ki!.. ….. Buna benzer bir sun’î ıkınıştaki "bilemiyorum" kelimesi o kadar çok kullanıldı ki sinemalarda, tiyatrolarda ve televizyonDevamı