Bütün ömrü aynı duayla geçmişti: “Allah’ım beni kurtar, diyordu… Layık olduğum hayat bu mu? Çaresizlik denizleriyle çevriliyim. Sıkışıyorum. Toprak ile bulutlar arasına sığamıyorum!..” Gül ağacının pembe çiçeği, gübreliğin nazlı gelinciğiydi o. Fakat ister, kuru dalların kara dikenleri arasındaki bir avuç ve mis kokulu gül olsun… İsterse çöp yığınlarının tepesindeki, kırmızıDevamı

  Kervanın yolcuları, konağın ilerisinden geçen yolun kenarında durmuş, Mecnun’u bekliyorlardı. Çünkü geniş bahçenin cümle kapısına doğru giderken, sağında kalan ağaçların altındaki gül ansızın konuşmuştu onunla. İşte o zaman geri dönmüştü garip… “Beni de al, beni de götür, beni o yârin eline bırak. Çünkü ben onun için büyüdüm” demişti birDevamı