1 min read

Duygu Bahçemiz (HÜZÜNLÜ ŞENLİKLER – Reyhan)

Dün Babıâli Şenlikleri’nin başladığını okumuştum gazeteden…
Sonra senin de pazar gün katılacağını okudum dün, bugünkü yazından…
Gece istemesem de kablolarım karıştı, sigortalarım attı!
 
Onun için "iyi olacağım…" demiştim bugün… Sen de "klozete su çektirttin" ve "gönderttin"! 🙂
 
Sanki Pazar gün orada bulunamayacak tek kişi bendim…
Sanki seni hiç göremeyecektim; o gün olmayan (olduğu görünmeyen veya) seni görme/görüşme şansı hiç bir zaman çıkmayacaktı benim karşıma…
Seni görmemeye mahkumdum ben sanki…

Hele bir de, seninle görüşemeden sana ya da bana emr-i Hakk vâki olursaydı ya?..
Ben gidersem çok mühim değildi de, (çenem kapanacağı, burdaki hesaplar son bulacağı için)
ya sen gidersen?.. Ben seni nasıl affederdim benimle görüşmeden gittiğin için?!
 
Daha biiissürü kuruntu, ümitsizlik…
 
Herkes mi oluyor böyle, yoksa benim sakatlığım mı bu, bilmiyorum… Bir ânım bir ânımı tutmuyor… Üzüldüğüme hayatımın her alanını etkileyecek şekilde aşırı üzülüyorum…
Sevindiğime de aşırı seviniyorum, ama o dert değil tabi!
 
Neyse…
Böylece bir Bâbıâli Şenlikleri daha benim derin teessür ve üzüntülerimle sen’li günlerini tamamlayacakken,
Coşkulu sevinçlerime ev sahipliği yapacak nice (hiç değilse "bir tane") Bâbıâli Şenliklerine…

🙂

Reyhan

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir