1 min read

Muhtar çakmağı [29 Haziran 2002 Cumartesi]

Bir muhtar çakmağının pamuğu neyse içinde;
Sen de içimde osun!..

{*}

Belki ben bir muhtar çakmağı kadar eski değilim;
Ama sen benim içimde bir muhtar çakmağı pamuğu kadar eskisin…

{*}

Belki benim de modam yok bir muhtar çakmağı gibi…
Ama bir muhtar çakmağı için bir muhtar çakmağı pamuğu ne demekse, sen de o demeksin benim için!..
Isı, ışık ve hayatiyetsin!..

{*}

Kim tıktı içime seni?..
Ve neden tıktı?
Neden ben bütün “gıdamı” sana veriyor ve senden emiyorum sonra?..
Neden can damarım, hayat kaynağımsın?
Neden ışığım senden geliyor ve ısım?

{*}

Neden içimde hissetmeliyim seni; yumuşacık?..
Neden gözümsün ve gönlümsün?
Neden bütün yangınlarım senle başlıyor, senle bitiyor?
Neden dünyayı yakabilsem de, sensiz yanamıyorum; sana yanıyorum?

{*}

Ne ise bir muhtar çakmağı pamuğu, bir muhtar çakmağı için…
Benim için osun!
Bir muhtar çakmağının pamuğu neyse içinde;
Sen de içimde osun!

{*}

Kim tıktı seni içime ve neden tıktı bilmiyorum.
Ama biliyorum ki; benim için ısı, ışık ve hayatiyetsin…
Bir muhtar çakmağının pamuğu neyse içinde;
Sen de içimde osun!

Stop
Muammer Erkul

29 Haziran 2002 Cumartesi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir