Şarjına bak! [20 Eylül 2002 Cuma]
(Sanırım bazen, insanlar;
kendilerini basite alıyorlar…
Halbuki bir insan,
en fazla bir insan kadar basittir;
yine en fazla bir insan kadar değerli…)
Gördüm; duvarda asılı bir fener, çantanın içinde bir telefon ve kapının ardında bir araba vardı…
Hangisi çalışır bilmem…
Hiç birinin, bilmiyorum; işe yarayıp yaramadıklarını!..
{*}
Sağında bir insan var, solunda bir insan… Ardında bir insan var, orada, şurada bir başka insan…
Her yerde insanlar var da, biliyor musun;
İşe yarayıp yaramadıklarını?..
{*}
Fenerin içinde bir pil var; bilse de, bilmese de!.. Telefonun içinde bir batarya var; bilse de, bilmese de!.. Arabanın içinde bir akü var; bilse de, bilmese de!..
İnsanda da bir güç var; el fenerinin pili, telefonun bataryası, arabanın aküsü gibi…
İnsanın bilmesi gereken; bu enerji kaynaklarını üst sınırına kadar doldurulabileceği, yenileyebileceği, değiştirebileceği…
İnsanın bilmesi gereken; pili düşürür, veya aküyü çaldırırsa yarı yolda kalacağı!..
Ve, insanın bilmesi gereken;
Şarj olabileceği!..
{*}
Boşalmış kutu gibi, çöpe atma kendini!..
{*}
İnsanlar, zaman zaman kendilerini basite alıyorlar…
Halbuki bir insan, en fazla bir başka insan kadar basittir veya yine bir başka bir başka insan değerli…
…..
İnsanın yapması gereken;
Zayıfladığını hissettiğinde, kendini daha da küçültmek ve buruşturup çöpe atmak değil,,, kendini güçlendirmektir;
Bal akan bir çeşmeden!..
{*}
Çünkü, aküsü çalınmış bir araba yol alamaz…
Şarjı bitik bir telefon ses veremez…
Pili kayıp bir fener, karanlığı üfleyemez!..
…..
Peki ya insan ne yapabilir;
Kendini şarj etmedikçe?..
Stop
Muammer Erkul
20 Eylül 2002 Cuma
