Asma yaprağı!.. [27 Şubat 2011 Pazar]

Dolmakta içim;
Pirinç taneleriyle, bireer birer…

Rendelenmiş dahi olsa zeytinyağına soğan’dır soğan; hani şöyle deriin bir geniz sızısı… Hani şöyle, gizliden gizliye!..
Dolmakta içim!..

İçimde çamfıstıkları, kuşüzümleri… Dereotu, maydanoz ve taze naneler…
Belki biraz şeker…
Yeterince tuz, su ve karabiber!..
…..
Dolmakta içiim, dolmakta…
Neyle karışık, neye bulanmış, ve neyle beraber olursa olsun dolmakta pirinç taneleriyle bireer birer!..

Ve sen… Haşlandığın halde bana koşan asma yaprağım!..
…..
Sarınmasam sana, halim nice olurdu?..

İçimdeki her bir tane ayrı başaktan gelmiş… Ayrı tarladan, ayrı tepeden, ayrı dereden… Her otun zikri ayrı, ve fikri ayrı… Her otun niyeti ayrı!..
Her pirinç tanesi aslında birer derttir içimde; ama beni ben kılar!
Ben; derdimle hemderdim…
Hem, derdim ki;
“Ben, derd’im sana ömrün boyunca!..”

Asma yaprağım; kollarındayım!..

Çünkü sen, bana hat çizdin. Sınır çizdin, şekil çizdin!.. Sen, beni kurtardın lapa olmaktan, pelte olmaktan… Veyahut dağılmaktan!..
…..
Benim içim “ben olduğum” dert dolu, birbirinden bîhaber de olsalar…
Benim içim; benim içim, ama sen olmadan ben değil!..
Ve ben içinken senin sensin beni ben eden!..
Yani tek yol çıkıyor “biz”e; “Sen” “ben”e sarılacak; “ben” “sen”e sarınacak!..

Dolmakta içim…
Dolarken içim, için olmaktayım!..
Ben senin için… Sen benim için… Biz;
Bizim için!
…..
Not: Ara sıra sarılmak lazım böyle, değil mi?.. “AŞK MEKTEBİ” isimli kitabımızdandı.

Stop
Muammer Erkul
27 Şubat 2011 Pazar

4 yorum

  1. Kelimelerle ne kadar güzel oynuyorsunuz. Yer değişimleriyle ne anlamlar, ne güzel farklar katıyorsunuz yazılarınıza. Hayranım SAN’ATınıza. Okurken beğeni ile, şaşkınlıkla okuyor, sonra dönüp tekrar okuyorum içime sindirmek için inanın. Rahmetlik Seyyid Ahmed Arvasi de bir ricamız üzerine (İğne ile İplik) başlıklı bir yazı yazmıştı. Onu hatırlattı bana bu yazınız. Elinize gönlünüze sağlık…
    Hani o küçük çocuk’un Birsen ABLA’sı

  2. Biz “biz” olduktan sonra “ben” yok artık de mi? 🙂
    Yazının sonunda söylediğiniz gibi, “sarılacağız” ve zafer bizim olacak sonunda! 🙂

    Fatma

  3. Asma Yaprağı adlı makaleyi öğrencilerime okudum. Çok güldüler, gülerken düşündüler. Sen muhteşemsin benim için. Sağol. İyi ki varsın ve senin okurun olduğum için kendimle gurur duyuyorum. Canım abiciğim.
    Ali Duman

  4. Author

    Sen de benim göğsüme takılabilecek en güzel madalyalardan birisin, sevgili Ali…
    Her öğrencin de senin birer parıltın…

    Yol uzuuuun, yürümek gerektir, vesselam.
    M:)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir