Bazen kendimize ait güzelliklerin farkında olmadığımızı düşünürüm.
İlgili yazı: Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde dinamit nasıl patladı…
Duygu Bahçemiz (İLELEBET “SEKONDER” – Hicran Seçkin)
Bazı insanlar vardır, canları tatlıdır. Fedâ edemezler. Yürünmemiş yoldan yürümezler, sonunun cennete çıkacağını bilseler de! Savunucusu az olan dâvânın eri değildirler hiçbir zaman, haklılığını yüzde yüz bilseler de… "Sıddîklık"dan uzaktırlar… Hep ikinci-beşinci-onuncu…durlar… "Sekonder" etkiye sahiptirler… Tercihte tâlidirler… Kalitede âdi… Yol nûra da götürse, dâvâ haklının haklısı da olsa, riske girmezler. Beklerler… ki bir fedâkâr adım […]
Her sancı; bir doğumun habercisi, müjdecisidir.
İlgili yazı: Doğum ve kasılmak [07 Haziran 2013 Cuma]
Duygu Bahçemiz (MİHRİBAN ÖKSÜZ – Mehtap Altan)
Bugün ölümün gurbeti arşınlayan yüreğime çok yakından değdiği bir gün! Bugün bana mütevazı olmanın o sonsuz hazinesini keşfettiren yüce gönüllünün dünyayı terk ettiği gün! Bugün Mihriban’ın öksüz kaldığı gün! Ölüm, kaçınılmazı heybesinde getiren ve randevusunu hiç ertelemeyen bir garip asalet… Ölüm, ikinci el umutların sonuna üç noktalı vurgular sunan sonsuzluk… Ölüm, yüreğin penceresine toprağın kutsal […]
Duygu Bahçemiz (ŞAYET NASİPSE – Hamza Eydalı)
Kim siler masum sevdamın izlerini. Ellerim sadece, daktilomda değmişken ellerine… Ve suretim içine düşmüşken Hacer-ül Esved taşına; O gece ben de gördüm, Sağ yanıma yatmışken, güzel gözlerini… Tutundu düşmemek için âlem-i misalde; Ellerin ellerime değdi ısındım, Hatırımdan bile geçmezdi biliyor musun? Acaba sen nasibim miydin görülen, O bembeyaz gelinlikle… Bu gece yazmak için sevdamı, Kan […]
Büyüdükçe, büyüklüğün ne demek olduğunu öğreneceksin!
İlgili yazı: Büyüdüğün gün [02 Kasım 2007 Cuma]
Sonra, gülümseyen insanların gözünden baktım kendime; ne kadar güzel olduğumu gördüm…
İlgili yazı: Bir arpacık ve bir sivilce [06 Aralık 2007 Perşembe]
Odun bile kitap olmuşsa; insanlar da kitaplaşabilirler!
İlgili yazı: İnsan, kitaptır!.. [31 Mayıs 2013 Cuma]
İçime salıncaklar kurdum gönlümün ipleriyle…
İlgili yazı: Adını bilmeden sevdim [08 Kasım 1999 Pazartesi]
Türkiye’m eksilmesin penceremden de gönlümden de…
15’li yaşların siz çocukluğu deyin bense gençlik iddiasındaki ilk gençliğim… Hayalle gerçek arasındaki fikirlerimi ‘Hakikat’a taşıyan bir şey oldu, elim bir şeye dokundu daha doğrusu o bana dokunmuş… İyi ki dokunmuş yoksa sevdalanmak için sebepleri eksik olmayan gönlümün eli ‘gel’ diyen her fikrin teline dokunmaya/takılmaya çoktan hazırdı. Adı Türkiye, Türkiye kadar güzel Türkiye… Ne de […]
Seven insan hataların kâtibi değildir.
İlgili yazı: Yuvarla kendini sevgiye doğru [07 Eylül 2002 Cumartesi]
