3 mins read

Elma ve kırmızı [21 Kasım 2004 Pazar]

Her gün taze bir kırmızı elmayı kabuğuyla yemenin, diğer faydaları yanında; beyin hücreleri de dahil olmak üzere vücuttaki bütün hücrelerin direncini artırdığı.. Ve ayrıca strese karşı da güçlü bir koruma sağladığı tespit edilmiş…
Sorusu olan var mı?..
-Var…
-Buyurun, sorun…
-Bu faydanın sağlanması için, sözü geçen elma ne kadar kırmızı olmalı? Bir kenarı kırmızı veya tamamı pembemsi olsa olur mu?..

{*}

-Her gün taze bir kırmızı elmayı kabuğuyla yemenin, diğer faydaları yanında; beyin hücreleri de dahil olmak üzere….
..sorusu olan var mı?..
-Benim var… Benim de var…
-Buyurun, siz sorun…
-Orta irilikteki bir insanın orta irilikte bir elma mı yemesi lazım? Yani masanın ortasında elmayla dolu olan bir sepet olsa… Buradaki en büyük elmayı; ergenlik dönemindeki delikanlının mı, yoksa büyüme çağındaki evin küçük kızının mı yemesi lazım? Veya bulduğu her şeyi yutan obez baba mı; alzheimer teşhisi konmuş narin yapılı büyükanne mi yemeli en iri elmayı?

{*}

….hücrelerin direncini artırdığı, ve ayrıca strese karşı da güçlü bir koruma sağladı tespit edilmiş. Sorusu olan var mı?
-Evet evet var: Bu bilgi ne zaman tespit edilmiş?.. Ve bu büyük buluştan daha önce yenmiş olan elmaların da yiyenlere faydası olmuş muymuş?..
-Başka sorusu olanlar varsa lütfen onlar da sorsunlar…
-Kırmızı elma bulamadığımız zaman, onun yerine iki tane sarı elma yesek olur mu?..
-Yediğimiz elmanın sıcak veya soğuk olması fark eder mi?..
-Kabuğunu soyup yesek de olur mu? Yani sadece kabuğunu…
-Her gün yeni bir elma mı satın almamız lazım, yoksa toptan alıp teker teker yesek de olur mu?
-Isırmak şart mı? Bıçakla küçük küçük dilimlere bölsek olmaz mı?..

{*}

Bu tecrübeleri yaşayan biri şöyle demez mi artık:
-Dostar… Bilim adamları; “her gün bir kırmızı elmayı kabuğuyla yemenin, beyindekiler de dahil vücuttaki bütün hücrelerin direncini artırıp, koruma sağladığını” söylüyor. Ben yiyorum, isterseniz siz de deneyebilirsiniz!..
Bunun faydası; soru moru kalmaz ortada, yiyen yer yemeyen yemez elmayı… Ve herkesin zihninde tek tek beliren basit ama en az kişi sayısı kadar yeni soru da herkese birden yüklenmemiş olur.

{*}

Grubu bilgilendirmek kolay, ama grup içindeki fertleri tek tek cevaplamak zordur; çünkü grup içindeki insanlar ferdi cevapları dinler gibi yaparken, genellikle bir öncekinin benzeri bile olsa yeni sorular düşünmeye çalışır!..
Yani konuşmak-yazmak kolay; ama muhatabının anlayacağı biçimde söylemek zordur… İşte bu yüzden “bunu nasıl demeliyim” gailesindeki anlatıcılara saygım var.
Yani dinlemek kolay; ama idrake çalışmak zordur… İşte onun için “acaba bunu nasıl anlamalıyım” diyen okuyuculara büyük saygım var…

Stop
Muammer Erkul
21 Kasım 2004 Pazar


 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir