Gece mi olur koyu kendi karamdan gayrı?.. [02 Aralık 2001 Pazar]
Karanlıktı… Hayır, “ben” karanlıktaydım! Bir ışık gördüm; hem ırak hem yakın… Bir ışık gördüm; zayıf gibi kuvvetli, ince gibi kalın!.. Veya, bazen görünüp bazen kaybolan; bazen büyüyüp bazen küçülen; bazen elle tutulurcasına şurda gibi ve bazen de yok kadar uzak!..
…..
Gece olur mu daha karanlık; insanın kendi karanlığından?..
İşte, bendim karanlıkta olan, gördüğümde gökteki ayı.
{*}{*}{*}
Ben, kendi içimdeki karanlığımda, kendi kendimle toslaşınca, iki “ben” peydah oldum kendimden; her biri diğerinden ayrı düşünen…
Dedim ki, bir benle:
“Bu ay, bu nurdan madde, muhhhteşem!.. Bu ay, akıl almaz bir ışık kaynağı; ki bütüün ayağı toprakta sürünenlerin ilhâmı, vazgeçilmezi… Bu ay, bundan böyle kılavuzumdur benim!..”
Yanıldım.
…..
Ardından hemen atılıp, diğer benle dedim ki;
“Bu ay beş para etmez… Bu ay, ayağımla ezdiğim şu topaçtan bile değersiz taş ve toprak yığını… Bu ay, en karanlık gecelerde bile bakmaya değmez!..”
…..
Gene yanıldım…
{*}{*}{*}
Şimdi, ben “SANA” bakarken karanlığın içinden…
Ve bilirken, benim duramadığım açılarda bulunup; parıl parıl bana ışık yansıttığını… Nasıl bakabilirim senin kirine, tozuna, saçının tıraşına?..
Veya ben, ışığı benden bilip, yüzünü bana dönenleri görünce; nasıl unuturum çiğnenen toprak kadar bile değerim, bereketim ve hükmüm olmadığını?..
{*}{*}{*}
Seni bilmem, ama ben; “kendimdim” karanlıkta!..
Ve işte tam burda durduğum için… Yani, yansıyan ışığı değil; “ışığı KİMİN yansıttığını” düşündüğüm için yanılan bendim…
…..
Ve de, unutan bendim;
İnsanın, kendi karanlığından daha koyu gece olmayacağını!..
………
(NE HOŞ DEĞİL Mİ; bütün “sen”leri “BEN” olarak yazışım, ve senin de bütün “SEN”leri “ben” olarak anlayışın?..)
Stop
Muammer Erkul
02 Aralık 2001 Pazar

Hazine sandığından bir nâdide parça…
Yüreğinize sağlık efendim
ZÜHRE