Kayıp ada! [04 Mart 2012 Pazar]

İnsanlar inanmak üzere yaratılmışlardır. Gittikleri yönde, inandıkları makamı temsil eden kişi olsun isterler. Ve bu hal bir çekim alanı oluşturarak onları bir arada tutar.

Doğal olarak her inanışın tepesinde bir makam bulunur. Bu kişi, kendisini manevî önder bilen büyük kalabalıkları temsil eder. Şu anda var olan Krallar, Kraliçeler; tarihten bu yana gelen mıknatıslanmanın örnekleridir, hatta bazı İmparatorlar “tanrı” bilinir!..

Dinlerin de başında liderler vardır. Bazıları “yarı tanrı” olarak vasıflandırılan bu kimseler o dinin bütün mensuplarını temsil eder ve gerektiğinde onları yönlendirebilirler!

İslam dinindeyse bir zamanlar Hilafet makamı vardı. Hazret-i Muhammed’in halefi olan Halife, bütün Müslümanları temsil ediyordu. Bu makamı (1520’de vefat eden Yavuz Sultan Selim han zamanında) Osmanoğulları devralmış ve Padişahlar 400 yıl boyunca İslam âleminin önderi olmuşlardı.

Müslümanlar uzun süredir, bir dinî lidere sahip değil…

Bu makam kaldırıldıktan sonra, bunca zamandır; bütün kıtalardaki hüzünlü gözler İstanbul’a doğru baktı ve mahzun yürekler hep İstanbul’a doğru çarptı…

Şimdi bir çaresizliği, bir umutsuzluğu, bir tükeniş hikâyesini anlatacağım size:

Göç eden kuşlar, birbirini takip eden sürüler halinde hep okyanusun aynı yerine gelmekte ve çığlıklar atarak, orada kendilerini suya bırakmaktadırlar! Açık denizciler, bu hayvanların neden intihar ettiğini bir türlü anlayamazlar…

Sonraları bu işin sırrı ortaya çıkar:
Kuşların göç yolu üzerindeki tam o noktada, bir ada vardır. Fakat büyük bir depremde sulara gömülmüştür!
Birazcık dinlenmek için, o adayı yön belirlemiştir kuşlar.
Fakat son gayretleriyle kanat çırpıp, o noktaya geldiklerinde; artık hiçbir umutları kalmaz, çaresizlik içinde ve tamamen tükenmiş olarak, okyanusa düşerler!..

Stop
Muammer Erkul
04 Mart 2012 Pazar

 

8 yorum

  1. Bazen bir durup dinlenmek gerek sanırım hayatta. Bunun da öğrenilmiş çaresizlik olmaması gerekiyor sanırım bir de.

    ESK HATİCE

  2. Allah razı olsun. Böyle gösterince görüyor işte insan.
    Dünya Müslümanları nasıl da sahipsiz ve nasıl da arıyorlar Kayıp Ada’larını, değil mi?
    Nasıl da çaresizlik içinde kendilerini bırakıyorlar okyanuslara, yorgun kuşlar gibi…
    Bir ada, kaybolduktan sonra, battıktan sonra anlaşılıyor asıl kıymeti ve ne kadar gerekli olduğu..
    Ayşe

  3. Allah rahmet eylesin Osmanoğulları’na… Allah razı olsun sizden…
    ..
    Çaresizlik içinde okyanusa düşen kuşların hikayesi ne haziin…
    Bilerek ve isteyerek hazırlamış bu hazin son, bu deprem!.. Zavallı kuşlara ise adanın nimetlerine kavuşmak yerine, okyanusta boğulmak düşüyor.
    Vaktinde kıymetini bilemediğimiz ne çok şey var.

    Sadık

  4. Gönlü güzelim…
    Allahu teala her daim razı olduklarını yazdırsın sana…
    Okudum yazıyı.

    Gölçiçeği

  5. Muammer abi yazıların he zamanki anlamlı ve güzel bu yazında anlamlı.
    İnsanlar birbirlerine inanmalı paylaşmalı ama ne yazık bu güzel duygular yok oldu.

    ZEYNEP DİDEM

  6. Allah rahmet eylesin Osmanoğulları’na… Allah razı olsun sizden…
    ..

    Emine Kuşoğlu

  7. Bu yazının devamı gelebilir, sanki eksik kaldı anlatmak istediğiniz. Ben kuşların intiharını da doğru bulmadım. Belki intihar da değil :))

    İbrahim Arslan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir