Korku satmak [22 Ekim 2009 Perşembe]
Tarihin her diliminde en paralı/kârlı iş hep korku satmak oldu! Korkutabilmeyi becerenler istediklerini aldı, korkanlarsa birilerinin oyuncağı oldu…
Çarpıcı örneklerden biri Moğol Cengiz’dir. Ticaret kervanlarındaki casuslarıyla sattığı korkunun ücreti; Çin Denizinden Akdeniz’e hudutsuz topraklardı. Bütün Harzem’deki gözelerden gözyaşı kaynar hâlâ ve Bağdat’tan geçen nehirler kan ve mürekkep rengine döner!
{*}{*}{*}
Soğuk savaş dönemi. Bu defa birileri “Sovyetler saldıracak” demeye başladı. Dünya insanları bebeklerine süt almadı; silah aldı, bomba yığdı depolarına…
En başta (tabir caizse tek düğmeye basılarak yönetilen) Amerikan halkı, elli-altmış yıl titreyip durdu korkudan. Her birinin evi gıda ambarına döndü. Rüzgâr kapıyı çarpsa bodrumlarındaki sığınaklarına saklandılar. Hatta sonunda obez oldular!
Akıl almaz korkular satılmaya devam ediliyor oralarda: “Usame bin Ladin kılık değiştirip şehrinize gelmiş, sizin sokaktan geçerken yellenecekmiş! Hemen filan marka gaz maskesi alın!..”
{*}{*}{*}
Ne gülüyorsunuz? Onların halleri bize komik geliyor da onlar bize gülmüyorlar mı? Şöyle anlatıyorlarmış:
“-Türklere diyorlarmış ki: Emekli maaşını, yılın 12 ayı ve yirmi sene boyunca, çocuğunu gönderdiğin özel dershanelere yatırmazsan; minik yavrucuğun 35 yaşında ofisboy olarak iş bulamaz!..”
Kahkahalarla gülüyormuş dinleyenler. Ve anlatan şöyle devam ediyormuş:
“-Beş-on yıl internetten iş aramış olan bu mühendiscikler, 3-5 aya kadar işten çıkıyorlarmış…
Neden mi?..
Yorgunluktan!..
Peki sonra ne mi oluyormuş?..
Babalarının emekli maaşlarını yatırarak, kendileri de emekli olmak için sigortanın eksik günlerini tamamlamaya çalışıyorlarmış!..”
Gülün bakalım; elin gâvurları!
Ne anlarsınız ki siz ince hesaptan!
Stop
Muammer Erkul
22 Ekim 2009 Perşembe

🙂
ÜNSAL